Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) hedefinden uzaklaşmasını doğru bulmadıklarını söyledi.

Özel, CHP Marmaris İlçe Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, AB ile gelinen noktada hem hükümetin hem de AB'nin hataları olduğunu belirtti.

Avrupa Parlamentosunun (AP) Türkiye ile üyelik müzakerelerini geçici bir süre dondurmayı tavsiye eden tasarıyı kabul etmesinin Türkiye açısından ağır bir karar olduğunu belirten Özel, "Bazı oylar vardır sayarsınız, bazı oylar vardır tartarsınız. Bugünkü AP'nin oyu saymakla anlam ifade eden bir oy değil. Ağırlığı çok ciddi olan bir oylamadır." dedi.

Türkiye'de iktidarların değişmesine rağmen AB'ye tam üyelik idealinden hiçbir dönem vazgeçilmediğini ifade eden Özel, AK Parti hükümetinin de bugüne kadar "durumun siyasi rantından faydalandığını" öne sürdü.

Ülkede OHAL'den bir an önce çıkılarak hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi gerektiğini söyleyen Özel, şöyle konuştu:

"Darbe ile hesaplaşmaya evet ve bu hesaplaşma yapılırken hukuk dışına çıkılmasına hayır. Adil yargılanma ve masumiyet karinesine dikkat etmek gerekiyor. Türkiye'nin, AB hedefinden uzaklaşmasını doğru bulmuyoruz. Biz AB'nin pek çok çifte standardını eleştirmiş ve doğru bulmamış bir partiyiz. Türkiye'nin adaylık sürecinin diğer adayların sürecinden daha zorlu geçtiğini, yolumuzu kolaylaştırmadığını zorlaştırdığını hep dile getirdik."

Türkiye'nin kendi ev ödevini yapmadığını öne süren Özel, yönü batıya dönük ülkenin, yönünü doğuya çevirmesini doğru bulmadıklarını vurguladı.

Erken yaşta evlenenlerin mağduriyetlerinin giderilmesine ilişkin düzenlemeye de değinen Özel, "Eğer Türkiye'de başkanlık sistemi olsaydı Meclise gelen önerge Meclise hiç gelmeyecek başkanlık kararnamesi ile hayata geçecekti. Eğer başkanlık sistemi olsaydı herkes şunu bilsin, o önerge geçmiş; 3 bin 500 kişi hemen, diğer 17 bin kişi de evlendiği takdirde serbest kalacaktı. Bu yüzden Türkiye 1'den büyüktür. Ortak akıl tek akıldan iyidir. Başkanlık sistemi demek tek bir imza ile her şeyin hayata geçmesi demektir." diye konuştu.

15 Temmuz şehitlerinin çocuklarının askerlikten muaf tutulmasını doğru bulduklarını kaydeden Özel, gaziler ve şehitler arasında ayrım yapılmasına karşı olduklarını ifade etti.

Şehitler arasında eşitsizliğin giderilmesini istediklerini dile getiren Özel, "Salı günü getirsinler yasayı destekleyelim. 15 Temmuz şehitleri için yapılanlar doğrudur. Diğer şehitlere de bu hakların tanınması lazım. Gazilere de eşitlik için yüzde 40 sınırını kaldırmak için onları salı günü Mecliste bekliyoruz. Genel Başkanımızdan özür dilemeye davet ediyoruz. Salı günü getirmezlerse benzer kanun teklifini biz sunacağız." ifadelerini kullandı.

Özel, gazetecilerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Eğer daha ileri giderseniz bu sınır kapıları da açılır" sözünü hatırlatması üzerine, sığınmanın en temel insan hakkı olduğunu, mülteci meselesinde iktidarın da AB'nin de bakışını doğru bulmadıklarını sözlerine ekledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Antalya'da Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü'nde sanayicilerle bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'nin Avrupa Birliği ile sürdürdüğü müzakerelerin geçici olarak dondurulmasını tavsiye eden tasarıyı kabul etmesini değerlendiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Az önce geçici durdurma kararı alınmış. AB'ye üyelik için Ankara Antlaşması'nı imzalayan rahmetli İsmet İnönü'dür, 1963 yılında. 'Uygar dünyanın bir parçası olmalıyız' diye yola çıkılmıştır. Ama bugün geldiğimiz noktada insan hakları, demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü gibi kavramlar Türkiye'de olmadığı için kararları bir süre durdurdu. Müzakere yapılmayacak. Bu bizim için çok ağır bir yaptırımdır. Bunun arkası gelecektir, ekonomik olarak arkası gelecektir, siyasi olarak gelecektir."

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AP'nin Türkiye ile üyelik müzakerelerini geçici bir süre dondurmayı tavsiye eden tasarıyı kabul etmesine ilişkin, "Terör örgütlerine bu kadar müsamaha gösteren AP'nin, Türkiye'ye demokrasi dersi verecek haddi yoktur." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, kararı AA muhabirine değerlendirirken, Avrupa Parlamentosu kararının bağlayıcı yönü olmadığını belirterek, "Bu karar tavsiye niteliğinde bir karar olma özelliğine sahip. Avrupa Parlamentosu, Türkiye’nin olağanüstü hal uygulamasını kaldırmasını istiyor. Merak ediyoruz, acaba Avrupa Parlamentosu, IŞİD saldırısından sonra olağanüstü hal ilan eden Fransa için de aynı kararı alacak mı? PKK, IŞİD, FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütlerinin saldırısı altındayken, ülkemiz bir darbe girişimi atlatmışken olağanüstü hal ilan etmeyeceğiz de ne zaman ilan edeceğiz? Bu bakımdan AP’nin aldığı bu kararı hiçbir şekilde doğru bulmuyoruz." ifadesini kullandı.

AP'nin, Türkiye’nin üyelik müzakereleriyle ilgili kararlar alacağına, terör destekçisi milletvekillerini misafir etmekten vazgeçmesini isteyen Turan, Avrupa'nın, Ankara'da canlı bomba saldırısı yapan kişinin taziyesine giden HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer'i misafir ettiğini bildirdi. "AP, terör örgütü için arabasının bagajında silah taşıyan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ı parlamento binasında ağırladı" diyen Turan, birkaç ay önce AP'de, PKK ve PYD sergisi açıldığını anımsattı.

Turan, "Terör örgütlerine bu kadar müsamaha gösteren AP'nin Türkiye'ye demokrasi dersi verecek haddi yoktur. Türkiye, demokratik rejimini korumak ve terörle mücadele etmek için anayasada var olan bir hakkını kullandı. AP, ne karar verirse versin, Türkiye'nin terörle mücadelesi devam edecek. Adil olmayan bu kararın kabul görmeyeceğini ve AB'nin bu yanlıştan döneceğini umuyoruz." değerlendirmesini yaptı.

"AP'NİN ALDIĞI KARAR BİZLERİ ÜZDÜ"

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, AP'nin bu kararının, uzun süredir alınacağı tahmin edilen bir karar olduğunu belirterek, "Biz CHP olarak müzakere sürecinin durdurulmasına dönük böyle bir girişimin önünü kesmek açısından üzerimize düşen görevleri yapmaya gayret ettik." dedi.

Türkiye'nin çıkarının, AB ile müzakere sürecini devam ettirmek ve sonuçlandırmakta olduğunun altını çizen Gök, "AP'nin bugün aldığı karar bizleri de fazlasıyla üzmüştür. Biz CHP olarak, AB ile müzakerelerin devamından ve sonuç alınmasından yanayız. Bundan sonraki çabalarımız da bu yönde olacaktır." ifadesini kullandı.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, kararın sürpriz olmadığını, salı günü Strazburg'daki toplantıda çoğunluğun bu doğrultuda karar vereceğinin netleştiğini bildirdi.

"Sonuç 479 gibi yüksek oyla çıksa da çok sürpriz değil" diyen Yeneroğlu, Türkiye kamuoyunda AB üyelik süreci ile ilgili farklı ve yanlış bilgilerin dolaştığına işaret etti. AP'nin, Türkiye'nin üyelik sürecini dondurmadığını, Avrupa Birliği Komisyonunun da böyle bir karar alamayacağını belirten Yeneroğlu, AB üyelerinin üçte birinin ancak konuyla ilgili adımı atabileceğini söyledi.

Türkiye açısından AB sürecinin durdurulması için 28 üye ülkeden 16'sı, Avrupa'daki toplumun yüzde 65'inin kararının gerektiğine dikkati çeken Yeneroğlu, "Bu talebi 16 üye ülkenin kabul etmesi gerekir. Bu durumda süreç, geçici olarak durduruluyor." ifadesini kullandı.

"2017 YILI ZORLU OLACAK"

Yeneroğlu, alınan kararın, vize serbestiyeti öncesinden farklı olmadığına değinerek, "O zaman da süreç fiilen durmuştu. Resmi karar verilmesi için bayağı adım atılması gerekiyor. 2017 yılı zorlu olacak; hem Türkiye hem de AB için... " diye konuştu.

Bir yıl içinde Avusturya, Hollanda, Fransa, Almanya'da seçimlerin olacağına dikkati çeken Yeneroğlu, sağcı popülist siyasetin Avrupa'da etkisinin göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.

AB'nin son dönemde Türkiye'nin terörle mücadelesini doğru ve sağlıklı anlamadığını belirten Yeneroğlu, şunları kaydetti:

"Tarihte görülmemiş olumsuzluk var. Bunun sonuçlarını yaşıyoruz. Süreç zaten ilerlemiyordu. Gerçekçi olmak lazım. İki taraflı bir süreç yaşanıyor. AB, insan hakları idealleri noktasında samimiyse 23. ve 24. safhalarını tartışılacağı zemini açması, Türkiye'nin terörle mücadelesine samimi destek çıkması gerekiyor. Bunlar olmazsa sürecin ilerlemesi, AB'nin kendi içindeki siyasi krize yöneldiği ortamda kararlar alması sembolik olmanın ötesinde bir anlam ifade etmiyor."

"50 yıllık birikimi heba etmek çok büyük bir kayıp olur"
CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM AB Uyum Komisyonu Üyesi Selina Doğan, Türkiye'nin AB ile 50 yıldır inişli çıkışlı bir ilişkisi olduğunu, ancak bu sürede yaşanan pek çok olaya rağmen müzakerelerin hiçbir zaman donma noktasına gelmediğini belirtti.

Türkiye'nin de AB'nin de karşılıklı yükümlülüklerini yerine getirmesinin önemine işaret eden Doğan, CHP olarak bu yönde pek çok çağrıda bulunduklarını ifade etti.

Müzakere dondurulması halinde bunun ekonomiden, özgürlüklere kadar pek çok alanda etkileri olacağını belirten Doğan, "50 yıllık bir birikimi bir anda heba etmek çok büyük bir kayıp olur, hem AB hem de Türkiye için. Her iki tarafa da daha yapıcı olmaları çağrısında bulunuyoruz." diye konuştu.

"SÜRPRİZ OLMADI"

TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, "Böyle bir karar sürpriz olmadı, ileride de ilişkiler düzeldiğinde sürpriz olmayacak. Hem AB, hem Türkiye açısından çıkarlar, menfaatler ön plana çıktığında ilişkilerin yeniden düzeleceğine inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Berber, Türkiye'nin özellikle bazı sıkıntılı dönemlerinde Avrupa Birliği ilişkilerinde bu tür inişli, çıkışlı dönemler yaşadığını bildirdi. 12 Eylül, 28 Şubat süreçlerinde de aynı sıkıntıların yaşandığını aktaran Berber, şunları kaydetti:

"Şimdi de Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişimine karşı alınan önlemler, bir nevi AB için konmuş olan normlardan sapma gibi görünüyor. OHAL uygulamaları bu çerçevede değerlendiriliyor. Halbuki bizim özel koşullarımız var, bu özel koşullarda eğer biz bu şekilde mücadele etmezsek, 'aman AB'ye hoş görünelim', onlarla aramız bozulmasın dersek bu defa Türkiye'nin içinde belki ileriye dönük çok ciddi sorunlar yaşanacaktır. Bu uğurda hükümet AB'ye karşı değil, milletimize ve tarihimize karşı bir görev yapıyor."

"ÜYELİK SÜRECİNİ BİR DIŞ POLİTİKA ARACI OLARAK KULLANDILAR"

BMM AB Uyum Komisyonu üyesi ve MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) kararının haksız ve yanlış bir karar olduğunu belirtti.

Bu noktaya gelinmesinde ülke olarak devlet birikimi içerisinde diplomasi birikimini tam olarak kullanamadıklarını savunan Koçdemir, "Bu bizim açımızdan üzücüdür. Türkiye güçlü bir devlettir. Bu tür yönlendirmelerle belli davranışlara zorlanamayacak bir ülkedir. Biz çok daha olumsuz şartlar altında dünyanın üzerimize çullanıp bize dayattığı şeyleri reddetmesini, geçersiz kılmasını bildik." ifadesini kullandı.

Soğukkanlı bir şekilde ülkenin milli menfaatlerine zarar getirmeyecek şekilde sürecin bundan sonraki kısmı için gayret edilmesi gerektiğinin altını çizen Koçdemir, burada diplomasinin dilinin kullanılmasının her zamankinden elzem olduğuna dikkati çekti.

Koçdemir, Avrupa Parlamentosunun bu kararının bugün için netice doğuran bir karar olmadığına vurgu yaparak, şöyle konuştu:

"Bu kararın sonuç doğuran bir işlem haline gelmemesi için üzerimize düşeni yapmalıyız. Bunu yaparken de bir beklenti, bir acizlik içinde değil Türkiye'nin bugünkü durumuna yakışan bir tavır içinde olmalıyız. AB yarım asırlık tarihinde bize hiç samimi olarak yaklaşmadı. Üyelik sürecini bir dış politika aracı olarak kullandılar, özellikle Türkiye için. Biz buradaki net tavrımızı Türkiye'deki diğer muhalefet partileri başta olmak üzere kamuoyuyla paylaşıp burada bir irade oluşturma ihtiyacı ile karşı karşıyayız. Bu manada Türkiye kendi iradesini güçlü bir temele oturtma durumundan uzaklaşıyor. Bu da AB ile olan ilişkilerimizde kendini gösteriyor. İnşallah bu en kısa zamanda telafi edilir."