Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, şehit aileleriyle görüşerek, "Onlar bugüne kadar sadece sizin evlatlarınızdı. Şehit olduğu andan itibaren bütün milletin evladı oldular." dedi.

Görmez, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Neziha Yalvaç Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli’nde düzenlenen yemekte şehit yakınlarıyla bir araya geldi.

Görmez, etkinlikte yaptığı konuşmada, İslam’ın ölümü yok olmak olarak kabul etmediğini belirtti.

Hayatın dünya hayatından ibaret olmadığını, ölümün yok olmak değil, bilakis ebedi büyük hayatın, cennete açılan kapının başlangıcı olarak kabul edildiğini anlatan Görmez, "Biz hamdolsun böyle bir inancın mensuplarıyız. Onun için Rabbimize ne kadar şükretsek azdır. Ölümü yok olmak olarak kabul eden bir inancın sahibi dünyada nasıl yaşayabilir?” diye konuştu.

İnsanın hayata bir kez geldiğini ve bir kez öldüğünü ifade eden Görmez, “Fakat ölümler içerisinde Rabbimizin en değer verdiği şehadet, şehit olmaktır." dedi.

"HERKES ONLARI DUALARINDA YAD EDECEK" 

Görmez, şöyle devam etti:

"Okunan Kur'an ayetinde Rabbimiz yasaklıyor bize şehide 'ölü' demeyi. Onlar bugüne kadar sadece sizin evlatlarınızdı. Şehit olduğu andan itibaren bütün milletin evladı oldular. Şehit olduğu andan itibaren, kıyamet sabahına kadar bu topraklarda yaşayan her insanın üzerinde hakları olacak. Herkes onları dualarında yad edecek. Biz iman etmek için ilk şartımızın şehadet olduğunu biliriz. Bir insanın iman ettiğinin ilk alameti kelimeişehadettir. Fakat bazı insanlar canları ile şehadet ederler, biz onlara şehit diyoruz. Canlarıyla şehadet etti onlar. Biz sadece dilimizle Allah’ın varlığını anıyoruz ve şehadet ediyoruz. Ama onlar canlarıyla şehadet ettiler.”

Görmez, şehidi yad ettiklerinde, onun güzel bir hatırasıyla, evde çocuğuyla karşılaştıklarında, eşini, hatta sevdiği herhangi bir mekanı gördüklerinde yüreklerinde bir acı oluştuğunu dile getirdi.

O acının aynı zamanda herkes için bir rahmet olduğunu ifade eden Görmez, Hazreti Peygamber'in de 6 evladını kendi eliyle toprağa vermesiyle bu acıda da kendilerine örnek olduğunu kaydetti.

Vatan uğruna çok şehitler verildiğini, onun için çok kıymetli ve değerli olduğunu vurgulayan Görmez, şunları söyledi:

“Ben bütün şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. Bizlere düşen görev, onların uğruna can verdikleri değerlere sımsıkı sarılmak. Şehitlerin uğruna canını verdiği değerlere sarılmak mutlu eder. Onların bizim duamıza ihtiyacı yok. Bizim onların ahirette eteklerine yapışacağımız gün gelecek. Bu güzel gençler var oldukça, Cenabı Hak bu milleti her türlü kötülükten koruyacaktır inşallah. Bizim bu çocuklarımız, yavrularımız inşallah ebediyen bu topraklar üzerinde yüce değerleri taşıyarak şerefleriyle yaşayacaklar.”

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, yaşı küçük çocukların evlendirilmesinin İslam ile ilişkilendirilmesine üzüldüğünü belirterek, "Henüz anne olma yaşına gelmemiş, eş olmaya karar vermemiş bir çocuğu, annesi babası dahi olsa evlendiremez. İslamiyet evlilik için bireyin mükellefiyetini akıl şartına bağlar. Ergenlik gerek şarttır, ancak yeter şart değildir" dedi.

Adana'da 33'üncüsü düzenlenen İl Müftüleri İstişare Toplantısı'nda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, cinsel istismarla ilgili yasal düzenlemesiyle gündeme gelen konuya değindi, şunları söyledi:

"Nikah hafife alınamaz büyük bir sözleşmedir. Yüce Rabbimiz Kuran'da nikahı sorumluluğu ağır, büyük bir sözleşme olarak tarif eder. Bütün bunlar göz ardı edilerek henüz anne olma yaşına gelmemiş, eş olmaya karar vermemiş bir çocuğu annesi, babası dahi olsa evlendiremez. Buluğ çağına erse de akli melekeleri gelişmemiş, eş olmanın anlamını, aile olmanın yükümlülüğünü, anne olmanın gereklerini henüz öğrenmemiş ve idrak edememiş bir kız çocuğu babası tarafından dahi evlendirilemez. Buna rağmen çocuk yaşta evliliğin İslam odaklı tartışılması ve konuşulması üzücü olmuştur. Cinsel istismara kapı aralayacak bir düzenlemenin hukuk ve adalet sistemimizden onay alması mümkün olamaz. Devlet hiçbir ayrım gözetmeksizin kanatları altında yaşayan herkesin ırz ve namusunun da teminatıdır. Bu bağlamda hak ihlalleri ve tecavüzler cezasız kalamaz. Elbette mağduriyetler varsa bunlar serinkanlı tartışarak giderilmeli, mevzii durumlar genele teşmil edilmemeli, yeni mağduriyetlere zemin oluşturmamak adına kılı kırk yaran bir özenle hareket edilmelidir. Aslolan ahlaki prensiplerin ve doğru bilginin toplum hayatına hakim olmasını sağlamaktır."

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Sakarya'da din görevlileriyle bir araya geldi. Serdivan İlçesi'ndeki bir restoranda düzenlenen programa Sakarya Müftüsü İlyas Serenli, müftülük çalışanları ve din görevlileri katıldı. Mehmet Görmez yaptığı konuşmada Fethullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesinde yaşadıklarını anlattı.

Görünen tabloya karşı en mahcup olan kişinin kendisi olduğunu belirten Görmez, "Bu tabloya karşı biz mahcubuz. Diyanet teşkilatı olarak 100 bini aşkın bir kadro olarak biz mahcubuz. Vallahi en mahcubunuz benim. Allah'a yemin olsun ki en mahcubunuz benim, çünkü hakkıyla görevimi ifa etmiyorum" diye konuştu.

15 TEMMUZ AÇIKLAMASI

15 Temmuz gecesi Medine'de Moritanyalı bir anne-oğlun Türkiye için gözyaşı döktüğünü anlatan Başkan Görmez, "Medine'de bir iş adamı benden, 15 Temmuz gecesinde '90 yaşında annemle beraber evde televizyonun karşısına kilitlendik, ikimiz de elimizi açtık, gözlerimizden saatlerce yaşlar akıyordu ve dua ediyorduk. Bedir için yapılan duaları yapıyorduk. Elimizden bu kardeşlerimiz de giderse biz kime umut bağlayacağız? diye dua ediyorduk' dedi. Bu aile Moritanyalı. 'Gece saat 03.00 olunca anladık ki darbe başarısız oldu' dediler. 90 yaşındaki annem bana 'evde bir meblağ paran var mı?' dedi. Dedim ki 'Anne, biz bankaya para yatırmasını bilmeyiz, meblağlar var' dedim. 'Hepsini buraya getir, valize koy' dedi. Valize koydum, ne yapacağımı bilmiyordum. Anneye itaat gereği yaptım. Dedi ki, 'Şimdi gideceksin, Mescid-i Nebevi'nin çevresinde bulduğun bütün fakirlere avuç avuç dağıtacaksın' dedi. O gece sabaha kadar dünyanın her yanından telefonla bana bağlanarak benimle görüşen her Müslüman'ın sözü bu oldu" diye konuştu.

Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri olarak 15 Temmuz'da karşılaşılan tabloyu görerek hizmet etmeleri gerektiğine vurgu yaparak, "Bir taraftan ümmetin çocuklarını Kürt, Türk diye ayırarak ırkçılık illetiyle ve bunu da bir ayrılıkçı harekete dönüştürerek kendi kardeşlerini katletmeye çalışan bir cinayet şebekesi. Bir taraftan da geçmişimizde yaşadığımız ve bizahatihi içimizden, yanı başımızda rahmana secde eden iman, İslam, Kuran, hoşgörü, muhabbet teraneleri ardında böyle bir zor zamanda kendi ülkesine, kendi ülkesinin kendi çocuklarına, kendi ülkesinin tanklarını yönelterek bu dünyanın ve insanlığın en zor zamanında karşı karşıya kaldığımız ihanet. Bütün bunları görerek hizmetimizi yapmalıyız" dedi.