Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Diyarbakır'da geçen yıl gözaltına alınıp tutuklandıktan bir süre sonra tahliye edilen İngiliz uyruklu gazeteciler Jacop Philip John Gingell Hanrahan ve Philip John Pendlebury, tercümanları Mohammed İsmael Rasool ve şoförleri hakkında dava açıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca gazeteciler hakkında açılan dava, 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, Diyarbakır'da 27 Ağustos'ta İl Emniyet Müdürlüğü Muharebe Elektronik Şube Müdürlüğüne, kentte kalan 3 yabancı gazetecinin ağırlıklı olarak "DEAŞ terör örgütü olmak üzere diğer terör örgütlerine taraftar topladığı" yönünde ihbar yapıldığı kaydedilerek, ihbarın yapıldığı gün gazetecilerin Sur ilçesinde PKK/ KCK silahlı terör örgütü üyelerinin bulundukları çatışma yaşanan bölgeye gittikleri, gece kaldıkları otele dönerken yakalandıkları bildirildi.

Şüphelilerin kaldıkları otel odalarında yapılan aramalarda ele geçirilen paraların tamamının küçük değerlerde banknot olarak bulunduğu aktarılan iddianamede, bu paraların buluştukları PKK/KCK silahlı terör örgütü üyelerine verildiğinin değerlendirildiği vurgulandı.

Hanrahan'ın ajandasının kapağında "Kürdistan, PKK, YPG, YDG-H" ibarelerinin yer aldığı ve kalem ile PKK/KCK terör örgütü mensupları tarafından sıkça kullanılan "zafer" işaretinin çizildiği belirtilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi:

"Not defterinde PKK/KCK silahlı terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDG-H ve Cizre YDG-H içerisinde faaliyet yürüten kişiler ve bu kişilere ait telefon numaralarının not edildiği tespit edilmiştir. Diğer fotoğraflarda ise şüpheli tarafından PKK/KCK'nın tarihçesinin not alındığı, ölen örgüt mensuplarına ait bilgiler toplandığı, örgüt mensupları ile iletişim sağlamak için telefon numaraları ve bilgilerin toplandığı görülmektedir."

TERÖRİSTLER İLE GÖRÜNTÜ

İddianamede, İngiliz uyruklu gazetecilerin kamera ve bilgisayarlarında yapılan incelemede, Sur ilçesinde PKK/KCK silahlı terör örgütü üyelerinin yüzleri kapalı şekilde saldırı yaptıkları anlara ait fotoğrafların bulunduğunun belirlendiği kaydedildi.

Pendlebury'e ait hard disk ve hafıza kartının içerisinde Sur ilçesinde çekilmiş görüntülerin bulunduğu aktarılan iddianamede, şunlara yer verildi:

"Görüntülerin birçoğunda şüpheli Pendlebury'nin PKK/KCK terör örgütü mensupları ile çatışma bölgesinde, üzerinde kurşun geçirmez yelek ve başlık ile fotoğrafı bulunmuştur. Örgüt mensubu olan ve yüzü kapalı haldeki kişiler ile konuşurken çekilmiş videoların bulunduğu görülmüştür."

Şüphelilerin şoförlüğünü yapan Abdurrahman Direkçi'nin Diyarbakır'ın Sur ve Şırnak'ın Cizre ilçesine şüphelileri getirerek, PKK/KCK terör örgütü üyeleri ile görüşmelerini sağladığı belirtilen iddianamede, şüphelilerden Hanrahan'ın örgüt üyeleri ile yapılan görüşmelerde saldırılardan alınan görüntü ve fotoğrafları sosyal paylaşım sitesinde paylaşarak terör örgütü propagandası yaptığı vurgulandı.

FETÖ-PKK BAĞLANTISI

İddianamede, Rasool'un, tercümanlık işine karşılık tahsil ettiği ücretleri FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait Bank Asya üzerinden alması ve İngilizce yayın yapan Today's Zaman gazetesi çalışanlarına gönderdiği elektronik postalar tespit edilmesi nedeniyle şüphelinin her iki terör örgütünün amaç ve çıkarları doğrultusunda terör örgütü PKK/KCK'ya yardım ettiğinin belirlendiği belirtildi.

SADECE TERÖRİSTLERLE GÖRÜŞMÜŞLER

Şüphelilerin bölgede yaşayan halk ile ilgili belgesel ya da kısa film çekmek üzere Türkiye'ye geldikleri yönünde ifadelerde bulunduğu bildirilen iddianamede, şöyle denildi:

"Ele geçirilen dokümanlarda bölge halkının günlük yaşantısına dair hiçbir bilgi ya da görüntü olmaması, şüphelilerin sadece terör örgütü mensupları ile görüşmeleri, onlara ait görüntü ve video toplamaları, örgüt mensupları tarafından 'dost unsur' olarak görülmeleri, örgütün gerçekleştirdiği yasa dışı faaliyetler ve işlediği suçlar hakkında soruşturma yürüten hiçbir kamu görevlisi ve kamu görevi hakkında hakkında bilgi ve görüntü almamaları, olayın sadece tek yönlü olarak terör örgütü açısından anlatılmaya çalışılması nedeniyle şüphelilerin eylemlerinin gazetecilik olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Şüphelilerin Türkiye'ye gelişlerindeki tek amacın PKK/KCK terör örgütünün ülkemizde yürüttüğü yasa dışı faaliyet ve gerçekleştirdiği eylemleri uluslar arası basında meşru göstermek suretiyle örgüte yardım etmek olduğu tespit edilmiştir."

İSTENİLEN CEZA
İddianamede, Jacop Philip John Gingell Hanrahan ve Philip John Pendlebury, tercümanları Mohammed İsmael Rasool ve şoförleri Abdurrahman Direkçi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak", "terör örgütü propagandası yapmak" ve "terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet" suçlarından 7,5 yıldan 50 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası isteniyor.