Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Referandum kampanyasını “Erdoğan karşıtlığı” üzerine kurmayacaklarını belirten CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Sorun Erdoğan’dan daha büyük. Anayasa Erdoğan’dan sonra da yürürlükte kalacak ve bunu düzeltmek zor olacak. Düzenleme geçecek olursa, bu Türkiye’de demokrasinin sonu olacaktır” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Alman Süddeutsche Zeitung Gazetesi’ne bir mülakat verdi. Gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları özetle şöyle:

SORUN DAHA BÜYÜK: (Halkın yüzde 60 desteğini arkasına almış bir kişiye karşı nasıl kampanya yapmayı düşünüyorsunuz?) Biz Erdoğan’a karşı kampanya yapmayacağız. Erdoğan’ın geldiği noktayı bugün herkes görüyor. AKP ülkeyi yönettiğinden beri, neredeyse her alanda gerileme yaşadık. Batı dünyasından uzaklaştık ve içe kapandık. Erdoğan bu ülkeye daha ne yapabilir? Sorun Erdoğan’dan daha büyük. Anayasa Erdoğan’dan sonra da yürürlükte kalacak ve bu durumu yeniden düzeltmek zor olacak. Düzenleme geçecek olursa, bu Türkiye’de demokrasinin sonu olacaktır.

OHAL OLAĞAN HALE GELİR: (Referandumu kazanırsa, Erdoğan’ın “Yeni Türkiye’si” nasıl olur?) Cumhurbaşkanı bütün vatandaşların yaşamlarına derinden etki edecektir. Baskıyı daha fazla hissedeceğiz. Erdoğan kararnamelerle yönetecektir. Parlamento etkisizleşecek. Bir başka deyişle: Olağanüstü hal olağan hale gelecektir.

YALNIZ DEĞİLİZ: CHP olarak yalnız değiliz. Toplumdaki herkese görev düşüyor: aydınlar, demokratlar, liberaller, muhafazakârlar, dindarlar. Bu sistemin neye mal olacağını anlatmamız gerekiyor. Vatandaşlarımızdan isteğimiz; önce düşünmeleri, sonra oy vermeleri.

KORKU İKLİMİ: (Olağanüstü hal nisana kadar uzatıldı. Bu şartlarda adil bir kampanya mümkün mü?) Hayır. AKP devletine karşı kampanya yapmak zorundayız. Valiler, polis, jandarma hepsi AKP’ye çalışacaktır. AKP devletin imkânlarını kullanıyor. Erdoğan medyanın yüzde 90’ını kontrol ediyor. Günün her saati Erdoğan propagandası yapılıyor. Yargıyı kendi kontrolü altına aldı. Eleştiri yapan, hapse girme korkusu yaşıyor. Biz şu anda korku ikliminde yaşıyoruz.

SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ: (O zaman referandum ne anlama geliyor?) Referandum, bir sistem değişikliğini meşru hale getirmeyecektir. Hep tartışma olacaktır. Yürürlükte olan Anayasa’mız 1980 askeri darbesi sonrasında aynı şartlarda ortaya çıktı. Bugün hâlâ tartışılıyor.

‘HAYIR’ ÇIKACAK: (Referandumun bir değeri yok mu?) Sonuçta ‘Hayır’ çıkacak bir referandum demokrasiyi güçlendirecektir ve Erdoğan’a sınırlarını gösterecektir. (Peki ya ‘Evet’ çıkarsa?) Buna inanmıyorum. (Ya gerçekleşirse?) Biz bunu düşünmek istemiyoruz.

KENDİ DİLİ VAR: (Siz Kürt yanlısı HDP ile birlikte çalışmak istemiyorsunuz. Şayet Türkiye’de mesele bu denli önemliyse, niçin herkes kendi mücadelesini veriyor?) Her partinin kendi taraftarlarına hitap etme stili, kendi dili vardır. Ancak mesaj aynı: Değişiklik Türkiye’de demokrasiye hizmet etmiyor. Biz ne olursa olsun mücadelemizi sürdüreceğiz. Kampanyayı partiler düzleminden çıkarmak istiyoruz. Bütün partilerde değişikliğe karşı olanlar var, AKP içerisinde de.

MERKEL’İN ZİYARETİ: (Başbakan Merkel perşembe günü Türkiye’ye geliyor. Ziyareti tam da kampanyanın ortasında. Bu Erdoğan’ın işine yarar mı?) Onun (Erdoğan’ın) mesajı, Merkel’in ziyaretinin kendi politikalarına destek anlamına geldiği yönünde olacaktır. Merkel’in böyle bir maksadı olmasa da, o bunu kendi taraftarlarına böyle sunacaktır. (Merkel’den beklentiniz ne?) Biz Türkiye’nin en kısa sürede Avrupa Birliği’ne tam üye olmasını bekliyoruz. Merkel’in bu konuda mücadele vermesini bekliyoruz. Yeni fasıllar açılmasını ve vize serbestisinin en kısa sürede gerçekleşmesini istiyoruz.

AB ÜYELİĞİ ÖNEMLİ: (Türkiye’de Avrupa Birliği isteği tamamen söndü mü?) Hayır, sönmedi. Tam üyelik, Türkiye, Avrupa ve Ortadoğu güvenliği açısından önemli. Bazı durumlarda duyguların daha ağır bastığı oldu. Sakin kafayla düşünüldüğünde herkes AB üyeliğinin ne kadar önemli olduğunu anlıyor. Avrupa’da 5 milyon Türk yaşıyor. Hiç kimse bu bağın kopmasını istemiyor.

GAZETE HABERTÜRK ANKARA