Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak referandumla ilgili parti olarak bir kampanya düşünmediklerini bildirdi.

Çeşitli temas ve ziyaretler için Antalyada bulunan Karamollaoğlu, Antalya Öğretmenevi'nde basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karamollaoğlu, Türkiye'nin yaşadığı coğrafyanın çok karmaşık bir dönemden geçtiğini belirtti. "Belki 100 yıl öncesine dönsek, 100 yıl öncesine benzer bir durumun mevcut olduğunu, kargaşanın mevcut olduğunu hepimiz görürüz." diyen Karamollaoğlu, Ortadoğu'nun, bölge dışında yaşayan ülkeler tarafından yeniden tanzim edilmeye çalışıldığına dikkati çekti.

Bu nedenle yeni kargaşalar yaratıldığını anlatan Karamollaoğlu, "(El Bab'a girdik, Menbiç'ten çekildik, şurada duracak mıyız) vesaire. Halbuki mevzu o değil. Böyle de olsa, öbür türlü de olsa neticeyi değiştirecek şeyler değil. Bizim hükümetler bununla baya oyalanıyor. Biz de oyalanıyoruz, hepimiz heyecanlanıyoruz. Büyük fotoğrafı görmezsek bugün ortaya çıkan hadiseleri görmemiz mümkün değil." diye konuştu.

Ortadoğu üzerinde birçok ülkenin planı bulunduğunu kaydeden Karamollaoğlu, Türkiye burada kendi stratejisini belirlemezse Ortadoğu'nun bölünmesine, yeniden parçalanmasına engel olunamayacağını ifade etti. Karamollaoğlu, "Bunu da herkes ittifakla söylüyor ki bunun birinci şartı Türkiye'nin güçlü bir ülke olması. Biz elbette ülkemizle, silahlı kuvvetimizle, insanımızın inancından doğan direnç gücüyle, kendisine özgüveni olan bir ülkeyiz ama güç bugünkü dünyada güç insan gücü olmaktan çıktı. Teknoloji ve silah gücü, sanayi bunu belirler oldu. Ne yazık ki biz 15-20 senenin içinde ülkeyi rahatlatan bir politika izledik ama güçlenemedik. Müttefiklerimizi belirlemede hata yaptık ve hata yapmaya da devam ediyoruz. Sırtımızı dayadığımız ülkeler bizi hançerlemeye devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

YENİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ

Karamollaoğlu, yeni cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Türkiye'de başkanlık sistemi gündeme gelmesi icap edecek en son şeydir. Bir gerilim oluşturdu, bir iç çekişme meydan getirdi, bizi kamplaşmaya doğru itiyor. Halbuki biz de dış tehdit altındayız. Dış tehdit meydana geldiği zaman içerideki yapılması gereken iç çatışmanın durmasıdır. Halbuki biz onu körükler gibi bir tavır sergiliyoruz. İç politikada, ekonomide geldiğiniz nokta çıkmaz sokak. Yani Varlık Fonu'na baktığımız zaman adeta yoksulluk fonu diyeceğiz ama dilimiz varmıyor. Varlık Fonu denilen şey bizim birikmiş kıymetlerimiz. Her şeye fon diyorsak Türkiye de bir fon olarak gözükebilir. Yani Türkiye'yi alacağınız paranın karşılığında ipotek edemezsiniz, olmaz. Cumhuriyet tarihinde birikmiş ne kadar varlıklarımız varsa hepsi bu fonun içine girdi ve pazarlanıyor ne için? Dışarıdan alacağımız kredi için."

Referandum da "evet" çıktığı zaman da bir şeyin değişmeyeceğini savunan Karamollaoğlu, zaten şu anda Cumhurbaşkanı ve hükümetin uyum içinde çalıştığını söyledi.

Parti olarak referandum da "hayır" diyeceklerini yineleyen Karamollaoğlu, "Biz referandumda bir kampanya yapmayacağımızı söyledik. Kampanya bir bizim yönümüzden masraf. Biz öyle güçlü gelir kaynağı olan bir parti değiliz. İkincisi de kampanya gerilimi artırıyor. Biz fikrimizi gittiğimiz ortamlarda zaten açıkça beyan ediyoruz. Onun için kampanyayı düşünmüyoruz. Kampanyayı düşünmediğimiz gibi kimseyle bir araya gelip müşterek bir tavır sergilemeyi de istemiyoruz." dedi.

Karamollaoğlu, konuyla ilgili yanlarına CHP, AK Parti ve MHP içinden gelen kişiler bulunduğunu, onlara da kanaatlerini açıkça söylediklerini sözlerine ekledi.