Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Konya'da 14 yıl önce ablası ve yeğenleri tarafından kemerle boğularak öldürüldüğü belirlenen kadının 16 yaşındaki kızının zorlu yaşam mücadelesi duygulandırıyor.

Öldürüldükten sonra kimliği tespit edilemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen Ümmü Şimşek'in katil zanlılarının yakalanması ile bir dram ortaya çıktı. Annesinin ardından kendisi de henüz 3 yaşındayken öldürülmek istenen ancak bundan son anda vazgeçilen 17 yaşındaki Aleyna Gökçe, gazetecilere yaşadıklarını anlattı.

Annesi ile ilgili pek bir şey bilmediğini ve hatırlamadığını belirten Gökçe, babası da cezaevinde bulunduğu için 3 yaşından beri nine ve dedesinin yanında büyüdüğünü dile getirdi. Annesinin fotoğrafını ilk kez 14 yaşında gördüğünü aktaran Gökçe, "Çok duygulandım. İki gün boyunca odadan çıkamadım. Elimde anneme ait tek bir fotoğraf var." diye konuştu.

KOMŞUSU TEYZESİYMİŞ

Kısa süre önce tüm cesaretini toplayıp, annesinin bulunması için ilgili yerlere başvurduğunu vurgulayan Gökçe, şunları kaydetti:

"Hep 'Annen seni terk etti' denildiği için ondan hesap sormak istedim. Kayıp başvurusunda bulunduktan sonra annemin akrabalarımız tarafından öldürüldüğü ortaya çıkınca inanmak istemedim. Şimdi en azından annemin beni terk etmediğini ispatladım, sevindim. Annemin kız kardeşi ve iki yeğeni tutuklandı. Yıllarca teyzelerimden biriyle komşuymuşuz ama teyzem olduğunu bilmiyordum. Beş ay öncesine kadar hiçbir akrabamı tanımıyordum. Hep benden uzak durdular. Yıllarca beni terk ettiği için anneme kızdım, üzüldüm. Adaletin yerini bulmasını istiyorum."

Konya'da 14 yıl önce kemerle boğularak öldürüldükten sonra kimliği tespit edilemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen Ümmü Şimşek cinayetine ilişkin, Şimşek'in ablaları R.Ş.(55) ile H.Ş. (41),ağabeyi Z.Ş. (49),yeğenleri İ.Ş. (37) ile T.Ş. (34) gözaltına alınmış, dün adliyeye sevk edilen zanlılardan R.Ş, İ.Ş. ve T.Ş, tutuklanırken, Z.Ş ve H.Ş. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.