Ankara Emniyet Müdürlüğü, FETÖ/PDY’nin ideolojisini irdeleyen 248 sayfalık raporunu tamamlayıp Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Örgüt içinde bile üyelerin birbirini anlamakta zorlandığının belirtildiği raporda, “Bu durum örgütün ezoterik yapısından kaynaklandığı gibi, örgütün gizli ve saklı bir amaç taşıdığını da göstermektedir” denildi. İşte rapordan dikkat çeken başlıklar...

FARKLI BİR DİL:

Örgüt, hem örgüt içinde hem dışında farklı bir dil kullanmakta. Kadroların birbiriyle iletişiminde bile herkesin açıkça birbirini anlamakta zorlandığı bir iletişim dili söz konusu. Bu durum örgütün ezoterik yapısından kaynaklandığı gibi, örgütün gizli ve saklı bir amaç taşıdığını da gösteriyor. Örgüt, kuvvetin örgütte toplandığı zamana dek deşifre olmadan temkinli hareket edilmesi gerektiğini savunur. Bu düşüncesini şu şekilde dile getirmiştir: “Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır.”

GİZLİLİK ÇOK ÖNEMLİ:

Gülen; hasım cephenin, örgütün ortaya çıktığı ve henüz insan ve mali kaynaklarının kıt olduğu 1970’li yıllardan gücü ele geçirinceye kadar FETÖ’yü etkisizleştirmemesi için hayalindeki ideal düzene ulaşıncaya kadar takiyye ve gizlilik duvarının arkasına saklanılması gerektiğine inanmaktadır. Ancak bu yolla hasım cephenin bertaraf edilebileceğini ve zafere ulaşılabileceğini düşünmektedir. Bu yüzden deşifre olmamak ve tüm faaliyetlerin gizlilik içerisinde yürütülmesini çok önemli görmektedir.

HAYATİ ÖNEME SAHİP:

Kendisini eğitim ve insan yetiştirmeye adadığını iddia eden bir sivil toplum için gizliliğin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Bir sivil toplum örgütü insanlardan ne saklayabilir ki? Ama radikal bir terör örgütü için gizlilik hayati öneme sahiptir. Gizlilik; niyetlerin öğrenilmesinin istenilmediği, öğrenildiğinde tepkiyle karşılanacağının veya zarar görüleceğinin düşünüldüğü, engellenme ve hedeflere varamama korkusunun hissedildiği durumlarda başvurulan bir araçtır. Bu araca ne sıklıkla ve ne ölçüde başvurulacağı, hedeflere verilen önemle yakından ilişkilidir. “Bir hamle ve teşebbüste hedef alınan netice ne kadar büyükse, o uğurda gerekli görülen tedbirlere riayet de o nispette ehemmiyetlidir” derken, Gülen bu duruma işaret etmektedir.

STRATEJİNİN ÖTESİNDE İLKE:

Klasik terör örgütlerinde gizlilik, fikirlerin açıklanması, niyetlerin ortaya koyulmasından ziyade eylemsel düzeyde terör faaliyetlerinin başarıya ulaşması için kullanılan bir araçtır. Örneğin DHKP/C, PKK gibi terör örgütlerinin neyi savunduğu, niyetleri, hedefleri, bunlara ne şekilde ulaşılacağı açıkça bellidir ama bir terör eyleminin ne zaman, ne şekilde, nereye karşı yapılacağı gizlidir. Dolayısıyla klasik terör örgütlerinde gizlilik taktiksel düzeydedir. Ancak FETÖ’de bu niyetlerin ve hedeflerin de gizlilik perdesiyle örtülmesine gerek duyulmuş, niyetlerin ve hedeflerin açıkça deklare edilmesi yerine geliştirilen özel bir iletişim diliyle gizlenmesi yoluna gidilmiştir. FETÖ’yü klasik terör örgütlerinden ayıran ve gizliliği sadece kullanışlı bir araç olmaktan çıkarıp ideolojisinin ayrılmaz bir parçası haline getiren işte bu anlayıştır. FETÖ’de gizlilik, stratejinin ötesinde, hedeflere nasıl ulaşılacağını gösteren bir ilkedir.

 

Fevzi ÇAKIR / GAZETE HABERTÜRK