Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, MHP'de kişisel çekişmelere dayalı muhalefet hareketinin başarılı olmasının mümkün olmadığını belirterek, "MHP'deki muhaliflerin (Anayasa değişiklik kanununa) itirazı, 'MHP Genel Merkezi'ni ne zor durumda bırakır?' mantığı çerçevesinde bir pozisyondur." dedi.

Bostancı, "MHP tabanının, tam olarak Anayasa değişikliğini benimsemediği iddiası ve MHP'deki muhaliflerin durumu" hakkında, açıklamalarda bulundu.

MHP de bazı muhalifler ve onları sembolize eden bazı isimler olduğunu belirten Bostancı, "Bunların gücü ve etkisi nedir bilmiyoruz, sadece birtakım isimlerin ortaya çıktıklarını ve MHP yönetimine karşı muhalefet hareketini örgütlemeye çalıştıklarını görüyoruz." ifadesini kullandı.

Bostancı, MHP'nin, Türkiye siyasetinin 100 küsur yıllık tarihinde çok temel damarlardan birini teşkil ettiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugünkü MHP'nin kurumsal yapısı da bu milliyetçi damarın siyasi temsilcidir. Şimdiye kadarki çizgisi son derece açık ve belli. Bu çerçevede baktığımda ben MHP tabanının çok büyük bir kısmının mevcut kurumsal yapı etrafında olduğunu düşünüyorum. Elbette siyasi partilere zaman zaman itiraz eden ve muhalefeti örgütlemeye çalışan çevreler olur, MHP'de de böyle bir çevre var. Bunların çok fazla derinliği olduğunu, geniş bir çevreyi temsil ettiklerini düşünmüyorum.

Muhalifler neye itiraz ediyorlar, ne tür bir ideolojik ayrışma, milliyetçiliğe ilişkin ne tür bir farklı yorum, Türkiye'nin geleceğine dair MHP'nin yaklaşımından daha farklı söyledikleri nedir? Kişiye dayalı bir muhalefet yürütüyorlar. Sayın Bahçeli'nin şahsına yönelik itiraz çerçevesinde bir muhalefet yürütüyorlar ki buna muhalefet demek, bunun arkasını birtakım fikriyatla doldurmak bana çok mümkün gibi gözükmüyor. Kişisel çekişmelere dayalı bir muhalefet hareketinin başarılı olması mümkün değil."

Bostancı, MHP'nin yapısını ve geçmişini iyi bildiğinin altını çizerek, "MHP'deki muhaliflerin itirazı, 'MHP Genel Merkezi'ni ne zor durumda bırakır?' mantığı çerçevesinde bir pozisyondur. Yoksa kategorik olarak anayasa tartışmalarına bakıp o çerçevede yapılan bir değerlendirme olduğu kanaatinde değilim. Daha çok, kendilerince hayati gördükleri MHP'nin yapısına ilişkin hesap kitap üzerine sürdürüyorlar pozisyonlarını." diye konuştu.

"BİR HEYET GÖRÜNÜMÜNDELER DAHA ÇOK"

"Muhaliflerin başını Meral Akşener mi çekiyor?" sorusuna, Naci Bostancı, "Bir baş olduğundan emin değilim. Sonuçta orada bazı arkadaşlar var, bir heyet görünümündeler daha çok. Zaten mesele bir baş meselesine dönüştüğünde de kendi aralarında bazı problemler çıktığını gördük. Bu da ayrıca, işin fikriyat değil de kişisel çekişmelere dayalı karakterine dair bir okuma sunuyor bize. Sonuçta bu muhalifleri, MHP tabanı gerektiği gibi değerlendirecektir." yanıtını verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, "MHP Genel Başkanı Bahçeli ile Meral Akşener'in twitterden atıştıklarının" anımsatılması üzerine, "MHP'nin içine yönelik çok fazla değerlendirme yapmak istemem. Söylediklerim de bir siyasi parti kimliği ile değil, uzun yıllar siyaset bilimi ile uğraşmış, MHP'yi de yakından tanıyan birisinin söyledikleri olarak değerlendirilsin." dedi.

"BİZİM YAPTIĞIMIZ BEKLENTİLERİ KARŞILAYAN BİR MUKABELEDİR"

"Anayasa değişiklik teklifinde AK Parti'nin MHP ile iş birliğinde bulunması ile Binali Yıldırım'ın bozkurt işareti yapması karşısında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki Kürt seçmenin oylarının bundan nasıl etkileneceği" ile ilgili soru üzerine Naci Bostancı, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kürtler, Türkler, kimlikler üzerine bir motivasyonun, bu anayasa değişikliğine ilişkin rol oynayabileceği tarzındaki bir muhakemeyi doğru bulmam, kıymetli de bulmam. İnsanların tabii ki kimlikleri var. Ama Türkiye'nin geleceğine ilişkin yaklaşımın nedir? Türkiye'nin gelecekteki siyasal sistemi, istikrarı, ortak kader ve gelecek doğrultusundaki siyasetin problem çözme kapasitesi... Bunlara ilişkin bir muhakeme, bunları tayin edecektir. Dolayısıyla, 'benim kimliğim şu, bu kimlik çerçevesinde davranacağım' tarzındaki bir okuma bana çok anlamlı gelmez. Kürtlerin bir kısmı oy verir, bir kısmı vermez. Bu tür kimliğe dayalı bir analizi çok mantıklı görmem. Hangi çevreden olursa olsun, insanlar sonuçta şuna bakacaktır: Siyasetin mevcut durumda problem çözme kapasitesi nedir, bu değişiklik geçtiğinde problem çözme kapasitesi ne olacaktır?

Siyasetin gücünü, etkinliğini artırmak, toplumsal beklentileri karşılayacak bir düzeye taşımak çerçevesinde bir yaklaşımımız var ise o zaman bu anayasa değişiklik teklifine 'evet' demek gerekir. Çünkü, bugün sorun yok. 14 yıldır AK Parti tek başına iktidar ve dünya ekonomik krizine rağmen işler yolunda gidiyor ve siyasetin bu manada problem çözme kapasitesi son derece yüksek. Ama bu, hep böyle gidecek anlamına gelmiyor. Türkiye'nin, tarihin derinliklerine doğru çok uzun bir geçmişi var, geleceği de öyle olacak. Bugün siyasette etkin bir fail olan çevrelerin, geleceğe ilişkin bir perspektifle, 'iktidar etme halinin kapasitesini nasıl artırabiliriz...' Bunun üzerine düşünmeleri ve buna mukabelede bulunmaları son derece normal. Bizim yaptığımız değişiklik mukabeledir. Küresel süreçlerin bölgede yarattığı istikrarsızlıklara karşı, aynı zamanda içeride çeşitli sorunları çözme konusunda siyasetin daha fazla kapasite kazanmasına ilişkin beklentileri karşılayan bir mukabeledir."