Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, darbe girişimi sırasında Genelkurmay Karargâhı’nda yaşananlara ilişkin yürütülen soruşturmada sona gelindi. Genelkurmay Başkanlığı, savcılığın talebi üzerine 3 kişilik bilirkişi heyetine, cuntacıların 15 Temmuz akşamı yayınladığı sıkıyönetim direktifinin TSK yazışma ve evrak dağıtım kurallarına uygun olup olmadığına ilişkin rapor hazırlattı.

Raporda, darbe girişimi sırasında TSK’nın Mesaj ve Evrak Dağıtım Sistemi (MEDAS) üzerinden toplam 16 mesaj gönderildiği, MEDAS üzerinden mesaj alıp-göndermenin “Muhabere- Haber Merkezleri” ya da “Karargâh İçi MEDAS Kullanıcıları” arasında olmak üzere iki yöntemle yapılabildiği belirtildi.

‘MEDAS’TAN BU MESAJ ÇEKİLEMEZ’

Muhabere-Haber Merkezleri üzerinden yapılan MEDAS iletişiminin bizzat komutan adına yapılmış kabul edildiği ve bu merkezin 7 gün 24 saat esasına göre çalıştığı kaydedilen raporda, ikinci yöntem olan Karargâh İçi MEDAS Kullanıcıları’nın mesajlarının ise başkanlık ve daire başkanlığı seviyesinde kullanılan terminalleri (bilgisayarları) kapsadığı ifade edildi.

Raporda, başkanlık ve daire başkanlığı evrak kayıt birimlerinin yalnızca mesai saatleri içinde çalıştığı ve bu nedenle terminallerde belirli kısıtlamalar olduğu vurgulanarak, “Karargâh içi MEDAS terminallerinden 10 dakika içerisinde iletilmesi zorunlu anlamına gelen ‘Harekât Yıldırım’ öncelik dereceli mesaj çekilmez” değerlendirmesine yer verildi.

‘YETKİ VE SORUMLULUK AŞIMI’

Raporda, sözde sıkıyönetim direktifinin, Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanlığı’nın MEDAS terminali üzerinden, yani sadece kendi görev alanı ile ilgili faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla kurulan ve mesai saatleri içinde çalışmak üzere kurulmuş olan, Harekât Yıldırım öncelik dereceli, evrak gönderme yetkisi olmayan “karârgah içi terminalden” gönderildiği dile getirildi.

Raporda, mesajların, yönergelerdeki mesaj formatına şekil bakımından uygun olduğu ancak Muhabere-Haber Merkezi kanalı ile gönderilmesi gerekirken, yetkisiz terminal olan karargâh İçi ierminalden, doğrudan kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na “yetki aşılarak ve görev alanı dışında” gönderildiği belirtildi.

Raporda, “Mesajlarda imzası bulunan, Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı’nın (Mehmet Partigöç),kuvvet komutanlıklarına, Jandarma Genel Komutanlığı’na ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na emir verme yetkisi yoktur. (...) Dolayısıyla bu mesajlar, usulüne uygun gönderilmediğinden, ayrıca yetki, görev ve sorumluluk aşımı yapıldığından, mesajlardaki emirlerin gereği yapılmaz” denildi.

‘ŞÜPHEYLE KARŞILANMALIYDI’

Raporun sonuç kısmında ise şu ifadelere yer verildi: “Mesajlar incelendiğinde, izinlerin iptal edilmesi, birlik intikalleri, ana karargâh sorumlusu personelin belirlenmesi (...) gibi hususlar ile 24 saat içinde katılış yapmayan personelin firar sayılacağı gibi, bütün Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ilgilendiren olağanüstü düzenlemelere, bizzat Genelkurmay Başkanı tarafından imzalanmış bir mesaj metni haricinde yer verilmesi ve bu mesajların usulsüz olarak mesai saatleri dışında Harekât Yıldırım yetkisi olmayan bir terminalden gönderilmiş olması, mesajlara muhatap olan her personel tarafından şüpheyle karşılanması gereken bir durumdur.

‘KENDİ İRADELERİ’

Tarafımızca tespit edilmiş şüpheli ve çelişkili mesajlara karşılık yüksek bir reaksiyonla ve üst komutanlıkların bu mesajlarla ilgili ayrıntılı emirlerini almaksızın icraya başlanması, mesleki tecrübe ve muhakeme yeteneği eksikliği ile geçiştirilecek bir durum değildir.

Nitekim darbe girişimine katılmayarak direniş gösteren personelin, bu nedenlerle söz konusu mesajlara itibar etmedikleri aşikârdır. Özellikle sıkıyönetim direktifi konulu mesajların tamamı Anayasa’nın 122. maddesine ve TSK İç Hizmet Kanunu’na tamamen aykırı olup konusu itibarıyla suç teşkil eden emirlerdir.

Suç teşkil eden emirlere riayet edilmemesi gerektiği tüm TSK personeli tarafından bilinir. Darbe girişimine katılan personelin kendi sıralı amirlerinden olmayan Mehmet Partigöç’ten emir almaması gerektiği ve mesaj emirlerine riayet etmelerinin de kendi tercih ve iradeleri olduğu kanaatine varılmıştır.”

FEVZİ ÇAKIR/GAZETE HABERTÜRK