Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "A partisi B partisi olayı değil bu bir demokrasi olayıdır. Anayasa değişikliğine 'evet' mi diyeceğiz, 'hayır' mı diyeceğiz, olay budur. Dolayısıyla her vatandaş anayasa değişikliğine neden 'evet' veya 'hayır' dediğini iyi bilmek zorundadır." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisince Konya'nın Seydişehir ilçesindeki Kızılay Meydanı'nda düzenlenen mitingde, bu ülkede yaşayan vatandaşların hakları olduğunu belirtti. Vatandaşların ülkede huzur içinde yaşamak için haklarının güvence altına alınması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, 16 Nisan'daki halk oylamasının bir seçim olmadığını vurguladı.

Halk oylaması sonucunda bir iktidarın veya başbakanın değişmeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"A partisi B partisi olayı değil bu bir demokrasi olayıdır. Anayasa değişikliğine 'evet' mi diyeceğiz, 'hayır' mı diyeceğiz, olay budur. Dolayısıyla her vatandaş anayasa değişikliğine neden 'evet' veya 'hayır' dediğini iyi bilmek zorundadır. Oyumuzu da ona göre kullanmak zorundayız. Çünkü bu anayasa değişikliği bugünü değil geleceği ve torunlarımızı da ilgilendiriyor. Ona göre karar verirken vatanımızı, bayrağımızı, çocuklarımızı torunlarımızı düşüneceğiz. Elimizi vicdanımıza koyacağız. Oy kullanırken düşüneceğiz, doğrusuyla eğrisiyle, vicdanımızla ölçeceğiz, tartacağız, biçeceğiz ondan sonra oyumuzu kullanacağız."

"TÜRK BAYRAĞINI TAŞIYACAK OLAN, CUMHURBAŞKANIDIR" 

Kılıçdaroğlu, kendisini dinleyenler arasında her partiden vatandaşların bulunduğunu dile getirerek, yeni sisteme göre cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanının 80 milyonu temsil edeceğine, cumhurun temsilcisi olması için tarafsız olması gerektiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Oy versin vermesin, hangi partiden, inançtan, kimlikten olursa olsun, 80 milyonu bir kişi temsil edecek. Onun adına da 'cumhurbaşkanı' denilecek. Eğer cumhurbaşkanı partizan olursa 80 milyonu temsil edemez. Mesela ben 80 milyonu temsil edemem. Sayın Bahçeli, Sayın Binali Yıldırım, Saadet Partisi Genel Başkanı 80 milyonu temsil edemez. Neden? Biz, arabamızda Türk bayrağı taşıyamayız. Türk bayrağını taşıyacak olan cumhuru temsil eden, 80 milyonu temsil eden cumhurbaşkanı olacak. Dolayısıyla tarafsızlığının temel noktası, ana kaynağı 80 milyonu temsil etmesidir. Sandığa giderken hangi partiden, hangi kimlikten, kadın, erkek, genç, yaşlı 80 milyonu temsil eden bir kişiyi seçiyorsak, onun tarafsız olması lazım. Tarafsızlığının bu kadar önemi vardır."

Seçilecek olan cumhurbaşkanın devletin sigortası olmasından dolayı önem taşıdığını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Yani devlette sorun çıktığında, bütün muhalefet, iktidar herkesi çağırır, der ki 'Beyler Türkiye'nin bir sorunu var. Bu sorunu nasıl çözelim' veya 'Bir uyumsuzluk var, bu uyumsuzluğu nasıl kaldıralım?' Örneği var. 15 Temmuz darbe girişimi yaşadık mı? Yaşadık. Hep beraber darbeye karşı çıktık. Sayın Cumhurbaşkanı siyasi parti liderlerini, nerede topladı? Dedi ki 'Benim başkanlığımda toplanacaksınız.' Gittik mi? Gittik. Niye toplandık çünkü Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bir darbe ile karşı karşıyaydı. Dolayısıyla darbe karşısında her siyasi partinin onurlu duruşu gerekiyordu, demokrasiyi savunmak için. Karar aldık mı? Aldık. Ne oldu? Sayın Cumhurbaşkanı, devletin sigortası olarak herkesi çağırdı, görünüşünü aldı. Şimdi deniliyor ki 'Yeni değişiklikle seçilecek olan başkan aynı zamanda partinin genel başkanı olacak.' Aynı zamanda partinin genel başkanı olursa tarafsız olamaz. Ben tarafsız değilim. Sayın Bahçeli de Sayın Binali Yıldırım da tarafsız değil. Tarafsızlık üzerine yemin etmeyiz biz. Hiçbir milletvekili tarafsızlık üzerine yemin etmez. Tarafsızlık üzere yemini; devletin hakimi, futbol karaşılaşmalarındaki hakem ve cumhurbaşkanı eder. Ne zamandan beri? Cumhuriyetin kuruluşundan beri tarafsızlık önemlidir."

"TARAFSIZLIK ÜZERİNE YEMİN ETMEYİZ BİZ"

Referandumda 'evet' oyu vereceklerin kararına saygı duyacaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanının tarafsız olması için verilecek 'hayır' oyuna da saygı duyulması gerektiğini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, vatandaşlara 'evet' veya 'hayır' oyu kullanmaları yönünde çağrıda bulunmadığını belirterek, seçmenlerden elini vicdanına koyarak sandığa gitmelerini istedi.

Oylanacak anayasa değişikliğine göre cumhurbaşkanının istediği zaman ve durumda Meclisi feshedebileceğini öne süren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Meclisi oluşturan 550 milletvekili, milletin iradesiyle oraya seçilmiştir. Bir anlamda 80 milyonun temsilcisi TBMM'dir. Buraya vatandaşın gönderdiği 550 milletvekilini bir kişi kalkıp, 'Ben milletin iradesini tanımıyorum. Buyun beyler yeniden seçime gidelim' deme hakkı olmalı mı, olmamalı mı? Olay bu. Eğer, 'Olsun bir kişiye yetki verelim, istediği zaman milletvekillerini feshetsin' deniyorsa 'evet' oyu kullanılacak. 'Hayır efendim böyle saçma şey olmaz, biz seçtik Ankara'ya gönderdik, milletin sorununu çözecekler. Kimse, milletin iradesini tanımam diyemez' diyorsanız 'hayır' oyu kullanacaksınız. Olay bu kadar basit."

Mahkemelerin siyasetin emrinde olmamasını gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, her partiden vatandaşın mahkemede adalet aradığını, yargının bağımsız olması gerektiğini bildirdi.

Temel amaçlarının vatandaşların sandığa düşünerek gitmelerini sağlamak olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, halk oylamasının cumhurbaşkanı ve başbakan ile ilgisinin bulunmadığını vurguladı.

"Türkiye'nin geleceği ile ilgili karar verirken düşünmemiz lazım" diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bana göre 550 milletvekili sayısı fazla. Şimdi bu sayıyı 600'a çıkarıyoruz. Bunun 5 yıllık maliyeti 187 trilyon liradır. Eğer vatandaşımız, '550 milletvekil yetmiyor, 600 milletvekili olsun varsın, canları sağ olsun. Ben parayı vermeye hazırım' diyorsa sandığa gidecek 'evet' oyu kullanacak. Bunu istemiyorsa o zaman 'hayır' oyu kullanacak."