Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Hasan Nuri Yaşar, Habertürk TV'de Didem Arslan Yılmaz'ın sorularını yanıtlayarak anayasa değişikliği maddelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamalarda satır başları:

"Biz cumhurbaşkanını başbakan haline getirmiyoruz. Bu anayasa belirtilen yetkilerini kullanacak. Cumhurbaşkanı başbakandan daha yetkili olacak. Parlamenter sistemde gensorularla ilgil tartışmada sistemin çalışmasını engellemek için çalıştığını düşünüyoruz. Cumhurbaşkanı için durum farklı. Eskiden darbeciler bir yerlerde oturup konuşuyorlardı. Şimdi referanduma gidiyoruz. Parlamenter sistem üzerinden tartıştığımız için bunun radikal bir karar olduğunu görüyoruz."

"Başlangıçta tartışma Cumhurbaşkanı üzerinden yürüyordu. Bu bir sistem değişikliği. Asıl tartışma cumhurbaşkanı yardımcılarından çıktı. İki türlü yargılanma var. Bir tanesinde bakan yardımcıları ile cumhurbaşkanı yardımcılarının hakkında yargılanması düzenlenmiş bu kimseler aynı zamanda milletvekili yeterliliğine sahip olmak durumunda dokunulmazlık zırhı var. Bugün veye o zaman diğer milletvekillerinin haklarını taşıyor. Hiç bir koruma ayrılacalığına girmeksizin yargılanabilsinler. Zorlaştıran konu şu. Görev ile ilgili suçlardır. Teknik bir mesele ortaya çıkmalı. Artı bir de suç olduğunu tespit etmek gerekir." 

"Milletvekillerinden daha fazla dokunulmazlığa sahip değiller. Yasama organı tarafından yürütmenin bir görevlsini imha etmek söz konusu olduğu için önemli olan mantığın aynı olmasıdır. Üçte ikisnin bulunmasını zor buluyordlar. ABD de üçte iki çoğunluk aranmıyor. ABD'de Amerikan Başkanlığının paritli olmak bakımından bizdekindne farkı olamaycak. Bizde Genel başkanlık tartışılıyor. Bunun teamüller içinde nasıl gerçekleşeceğini bilmiyoruz. Bunu bir tahmin olarak görebilriz."

CUMHURBAŞKANI YARDIMCILARININ DOKUNULMAZLIKLARI

"Bu orijinal bir sistem olarak ele alınmalı içinde parlamenter ssitem, yarı başkanlık sisteminden var, başkanlık sisteminden var. Burada soruşturma ile milletvekili dokunulmazlığına denk düşen Cumhurbaşkanlığı yardımcılarının dokunulmazlıkları meselesini birbirinden ayırmak gerekiyor. İkisi birbirinden farklı şeyler. Bir tanesi kişisel suçları ilgilendiren ve milletvekili dokunulmazlığı ile aynı düzeydeki bir korumadır. Görev suçu ile milletvekilleri dokunulmazlığının altında yatan kişisel ve adi suçları birbirinden ayırmak gerekiyor."

"Biliyorsunuz diyorlarki 50-60 tane atayabilir diyorlar. Şimdi bakın AK Parti hükümet olduğunda koalisyondan almıştı. İnternete girenler o gün kaç tane bakan varmış görebilir 20'den fazla bakanlık vardır. Uyduruk bakanlıklar var. Bu hükümet devraldığında bakın ne kadar var. Sayın cumhurbaşkanın görevi yeterli sayıda kişiye görev vermek. Başbakan gerektiği kadar bakan atar diyor. İsterse dışardan 5 tane yardımcı atar orada sınırlama yok. Bunlar hayali tartışılmaz şeyler."

"Normalde Fransa'da Başbakan ile Cumhurbaşkanı farklı partilerden olunca aslında yine bir koalisyon gerekiyor. Bunların hepsi aynı şeyler değil. Eğer bir koalisyon olacaksa sandıkta cumhurbaşkanı seçilirken olacak. Meclistekinin adı koalisyon olamayacak. Biz koalisyon yapma eğilimini doğrudan vatandaşa vermek istiyoruz."

CUMHURBAŞKANI HASTA OLURSA NE OLACAK?

"Cumhurbaşkanını hasta olması başka bir şey görevini yapamayacak kadar hasta olması başka bir şey. Süre sınırlaması yok. Hastanede şu kadar kalırsa diye mi olacak? Böyle bir şey yok. Cumhurbaşkanı ne dedi benim bu sistemdeki tek güvencem halktır dedi. Bir cumhurbaşkanın kapalı bir odaya kapatılıp geri kalan kişinin iş yürütmesi mümkün mü? Bu seçimle cumhurbaşkanın görevini yapamazsa onun görev süresini tanıma yetkisi verilmemiştir. Tek seçeneği 45 gün içerisinde seçime gitmektir. OHAL ile ilgili olan mesele cumhurbaşkanın ilan etmesi ile tamamlanan bir süreç değildir. Eskiden deniyordu hemen meclise sunulmalıdır. Şimdi ise buna aynı gün dendi. OHAL ilan ederse böyle durumda meclis aynı gün bunu reddecek.  OHAL ile ilgili konuda meclisin yetkisi bakımından en ufak bir değişiklik olmamıştır."

CUMHURBAŞKANINA VEKALET VE ONUN YETKİLERİNİN KULLANILMASI

"Bu bir sistem bakımından yapılmış tercihtir. Meclis başkanı cumhurbaşkanına vekalet ettiğinde neden meşru oluyor çünkü milletvekiili olduğu için. Sistem buna izin verince normal görülüyor. Burada ise cumhurbaşkanı geçici olarak 106. maddede görevini yapamaması birine vekalet bırakması bugün başkanın bakanlardan birine bırakması başkanın bırakmasının mümkün olduğunu cumhurbaşkanını bırakmasına hemen sırtını dönüyor. Sorun olan cumhurbaşkanının görevini yapamamasının ne kadar süreceğini bilemeyiz bu anayasa olamaz. Parlamenter sistem Türkiyede toplumun iredesinin en fazla istismar edildiği sistemdir. Ülkeyi vesayetiçerisine sokmuş. Halkın iradesi buharlaşmıştır. Bu sistemde toplumun kendisine verdiği yetkiyi kenardındasn köşseinden sızmasına izin vermiyor." 

CUMHURBAŞKANININ MECLİSİ FESHETMESİ

"Burada biz söylüyoruz bir bir fesih değildir. Fesih bir kurumundan diğerine son vermesidir. Bir tanesi kendi seçimine karar verince önce kendi kendini feshediyor ve karşı tarafta etki yaratıyor. Cumhurbaşkanı meclisi feshedebilir. Ama meclis cumhurbaşkanını feshedemez. İkisi birbirini feshedebir mi akademik açıdan hatalıdır. Cumhurbaşkanının görevden alınmasına fesih denemez. Karşılıklı fesih tabiri kullanılamaz. Bu inanılmaz bir mekanizma. Herhangi bir uzlaşmaya izin vermiyor." 

"Milletvekilleri sonsuz seçilme hakları var. Seçime giderler herhangi bir şey kaybetmezler. Onlar için hiçbir kayba sahip değiller. Cumhurbaşkanı hakkında soruşturma açamıyorlarsa diyorlar ya o zaman beşte üçü bulurlar. Sonra seçime giderler ağızlarının payını alırlar. Cumhurbaşkanı seçime giderse ister kendi kararı ister meclis götürürse bir seçim hakkını kaybediyor. Zaten 2 kez seçilme hakkı var. Cumhurbaşkanı seçime bir dönem kaybetme gibi olağanüstü bir şeyle gidiyor." 

"Cumhurbaşkanın partinin genel başkanı olduğu milletvekillerinin seçilmesi ile ilgili konuların tamamiyle onun iradesine bağlı olduğu bir sistemden bahsediyoruz. Parlamentoyu özgür kılacağını milletvekillerinin bölgelerine daha yakın olacakları bir sistem. Kendilerini bu kadar küçülteceklerine ilişkin bir yorum geliştirmelerine şaşırıyorum. Sürekli rakam peşinde koşuyorlar. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra çoğunluk diğer partilerden olunca ister sitemez çalışmak zorunda kalacak. Aksi halde seçime gitmek zorunda kalacak."

"Biz bir anayasa değişilikliğini yapmaya bakalım. Bir yandan seçim kanunu bir yandan siyasal parti kanunu yapamayız ki. İnsanlar bu sistemin seçim barajı ile ilgili değişiklik getirmesi gerektiğini söylüyorlar. Cumhurbaşkanı kendi düzenlemeleri ile ilgili kararnamaeleri mecliste iç tüzük ile ilgili olanları yapacaktır."