Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD terörden rahatsız ve terörizme engel olmak istiyorsa, Pensilvanyalı haine niçin kol kanat germektedir? Buna niye gerek duymaktadır? PKK'yı niye arkalamakta, neden desteklemektedir? Bu nasıl bir kördüğüm, nasıl bir rezilliktir? ABD hakikaten de terörden rahatsızsa kendini kainat imamı gören imansızı Türk adaletine teslim edecek yürekliliği ve hukuki sorumluluğu ne zaman gösterecektir? ABD dürüst olmalı, Türkiye'nin klasörler dolusu belge ve delillerini hasır altı etmemeli, 15 Temmuz felaketinin müsebbiplerini adaletin önüne çıkarmaktan kaçmamalıdır." dedi.

Bahçeli, anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması sürecinde partisince Kayseri Cumhuriyet Meydanında düzenlenen mitingde halka hitap etti.

16 Nisanda yapılacak halk oylamasının ülkenin birliğine, Türk milletinin dirliğine, refahına, Türkiye Cumhuriyetinin bekasına en üst düzeyde katkılar sağlaması temennisinde bulunan Bahçeli, "Kayserili onurludur, ahlaklıdır, sözünün eridir, dik duruşludur." ifadesini kullandı.

Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

"Erciyes'in heybeti Kayserili kardeşlerime bire bir yansımıştır. Devlet dardaysa Kayserili görevden kaçmamıştır. Vatan ve bayrak saldırıya uğruyorsa Kayserili cesaretle ileri atılmıştır. Türkiye ne zaman tehdit altına girdiyse Kayseri milli tavrını ve tercihini anında göstermiştir. Yine ülkemiz sıkıntıdadır. Yine milletimiz tahrik ve tahrir edilmek istenmektedir. Kayseri'ye bir kez daha iş düşmektedir. Şimdi soruyorum Türkiye'nin varlığını korumaya var mısınız? Türk vatanın bekasını savunmaya var mısınız? Huzur ve istikrarı temin etmeye kararlı mısınız?"

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde sınırda nöbet görevi sırasında Suriye'deki terör örgütü PYD/PKK bölgesinden açılan keskin nişancı ateşinin piyade er Hüseyin Koruçu şehit etmesini hatırlatan Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

"Hatay'ın yine dört bir koldan üzerimize geliyorlar. Yine her vasıtayı kullanarak Türkiye'nin tarihi yürüyüşünü engellemeye çalışıyorlar. Terör örgütleri, vatan evlatlarının kanını döküyor. Milleti can evinden vuruyor. Küresel vahşi projeler Türkiye'yi kapana kıstırmak için seferber ediliyor. 20 Temmuz 2015ten bu tarafa 1443 evladımız terörizmin menfur saldırıları neticesinde şahadet şerbetinden içmiştir. Yalnızca 15 Temmuz FETÖ işgal teşebbüsünde 248 kardeşimiz şehit 2 bin 193 kardeşimiz de yaralanmıştır. Şehitler ölmez bayrak inmez, şehitler ölmez ezanlar susmaz, şehitler ölmez milli namus lekelenemez. Toprağa kefensiz giren kahramanlarımızın kanı yerde kalmayacak. Geride bıraktıkları yalnız bırakılmayacaktır."

"FETÖ VE DHKP-C, AVRUPA VE ABD'NİN BAŞ TACI"

Bahçeli, PYD/YPG'nin Türkiye'nin sınırlarının dibinde pusuya yatmasının dünyanın gözü önünde yaşandığını vurgulayarak, şu görüşlerini aktardı:

"PKK Avrupa'nın göz bebeği, kiralık tetikçisidir. DEAŞ'ın sözde düşmanı özde dostudur. FETÖ ve DHKP-C, Avrupa ve ABD'nin baş tacı, korumaları altındadır. Ne kadar Türk ve Türkiye düşmanı varsa sözde demokrasi özgürlük garantörleri güvencesindedir. Şu alçaklığa bakınız ki YPG Türkiye'ye silah doğrulturken ABD ve Rusya destek vermektedir. PKK kahpece eylem yaparken ABD tarafından silahlandırılıp Avrupa'nın takdirini almaktadır. Göz göre göre ABD'den sonra Rus asker ve generalleri de kamuflajlarına YPG arması takıp, terörizme kol kanat germektedirler. 22 Martta ABD YPG'li teröristleri Rakka'nın etrafına paraşütle indirmiş adete Türkiye'ye yeniden çalım atmıştır. Nevruz bayramında Rus askerleri Halep'te PKK YPG'li alçaklarla yan yana poz verip halay çekmişlerdir. Bakan ve milletvekillerimizin Hollanda ve Almanya'da ahlaksızca tehdit edilirken, teröristlere buyur edilmiş gösteri yapmalarının önün açılmıştır. THY'nin başarısını kıskananlar karalama kampanyasına başlamışlardır. ABD aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 8 ülkeden yapılacak direkt uçuşlara elektronik cihaz yasağı getirerek şuur ve adalet kaybına uğramıştır. 22 Martta 5 kişinin ölümüne neden olan bir terör saldırısıyla sallanan İngiltere'nin de bu çerçevede Türkiye'den yapılacak uçuşlara sınırlama getirme arzusunda olduğu iddiaları gündemdedir. Neymiş, güçlü terör tehditlerinin ticari uçaklara sızma tehlikesi varmış."

"ABD AYNAYA BAKSIN"

Uçaklarda elektronik cihaz yasağı getirilmesinin dostluk hukukuna aykırı olduğuna işaret eden Bahçeli, şöyle konuştu:

"ABD terörden rahatsız ve terörizme engel olmak istiyorsa Pensilvanyalı haine niçin kol kanat germektedir? Buna niye gerek duymaktadır? PKK’yı niye arkalamakta, neden desteklemektedir? Bu nasıl bir kördüğüm, nasıl bir rezilliktir? ABD hakikaten de terörden rahatsızsa kendini kainat imamı gören imansızı Türk adaletine teslim edecek yürekliliği ve hukuki sorumluluğu ne zaman gösterecektir? ABD dürüst olmalı, Türkiye’nin klasörler dolusu belge ve delillerini hasır altı etmemeli, 15 Temmuz felaketinin müsebbiplerini adaletin önüne çıkarmaktan kaçmamalıdır. Çok şükür Türk uçaklarından terörist sızma olmaz, buna da izin verilmez. ABD aynaya baksın, hoca görünümlü vandal ve barbar dostuna dikkat etsin. ABD’ye sızan zaten sızmış, işe çoktan koyulmuştur."

Bahçeli, Türkiye'nin yıllardır terör örgütleriyle mücadele ettiğini, Türk milletinin terörizmin kanlı ve dehşet saçan eylemlerinden çok muzdarip olduğunu bildirdi.

ABD’nin Ortadoğu’da ne yaptığını bildiklerini aktaran Devlet Bahçeli, "Biz Rusya’nın asırlardır içten içe taşıdığı niyet ve karanlık hedeflerinin de farkındayız. Lafa gelince terörü kınayan, uygulamaya gelince ortak ve destek olan Batılı zihniyeti de Kayseri’den telin ediyoruz. Haçlı operasyonları hala sürmektedir ve bu acı verici bir gerçektir. Gaye Türkiye’yi yıkmaktır. Gaye Türk vatanını parçalamak, Türkleri Anadolu’dan çıkarmaktır. Bu rezil oyunlara Türk milleti dün direndi, yine direnecektir. Bu amansız düşmanlıkları Türk milleti dün elinin tersiyle itti, yine itecektir. Biz biriz, beraberiz, sonsuza kadar bağımsız yaşayacağız. Buna hiçbir çıldırmış engel olmayacaktır. Vatan Türk’tür, millet Türk’tür, devlet Türk’tür." değerlendirmesinde bulundu.

"Çünkü bizim bu ülke için yeminimiz vardır." diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim için yeminler bozulmak, çiğnenmek için değil, tutulmak, uğruna gerekirse kendimizi feda etmek içindir.

Yemin, Türkiye’nin tarihsel hak ve çıkarlarıdır. Yemin, Türklüğün bekası, Ötüken’in buyruğu, Söğüt’ün hatıralarıdır. Yemin, Türk milletinin birliği ve sağlam iradesidir. Yemin, bağımsız yaşama ülküsü, esaretin defi ve reddidir. Yemin onurdur, omurgalı duruştur, milli sesleniştir, kardeşliğimizi koruma ve müdafaadır. Yemin şehittir, gazidir, ecdadımıza verdiğimiz söz, mükellefiyet altına girdiğimiz manevi borçtur. Yemin ettik, dönmeyeceğiz. Yemin ettik, durmayacağız. Yemin ettik, vazgeçmeyeceğiz. Yemin ettik Türk bayrağını hak ettiği, dilediği, istediği yere ama öyle ama böyle sonunda, son nefer kalsak da dikeceğiz. Çok şükür, Kayseri kararını çoktan vermiş. Kayseri’de iş bitmiş, defter kapanmış. Burada fırsatçılara ekmek yok. Burada Türkiye’nin önünü kesmeye çalışanlara af ve müsamaha yok."

"YENİKAPI RUHUNA BAĞLI OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Devleti ve vatanı kaybedebiliriz dedik, hükümet etme sistemindeki tıkanıklık ve kilitlenmeyi açalım istedik. Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben anlayışıyla hareket ettik, sorumluluktan kaçmadık. 7 Ağustos Yenikapı ruhuna bağlı olduğumuzu gösterdik. Sonunda Adalet ve Kalkınma Partisi’yle 18 maddelik anayasa değişikliği üzerinde anlaştık. Çarpıtmalara, çarpık kafalara, aramızdan çıkan çürüklere bakmayın, ilkelerimizden taviz vermedik, ülkülerimizden ayrılmadık." dedi.

Bahçeli, anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması sürecinde partisince Kayseri Cumhuriyet Meydanında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 15 Temmuz'da ele geçirmek istendiğini, işgale kalkışıldığını, iç isyan ve savaş çıkarılmaya çalışıldığını söyledi.

Bunu başaramadıklarını belirten Bahçeli, şöyle konuştu:

"FETÖ iblisi asker kisvesine bürünüp Türkiye’yi ateşe vermeye yeltendi. FETÖ, Anadolu'yu ele geçirmek maksadıyla yüzyıllardır pusuda bekleyen müstevli emellerin kızgın maşası, karanlık parçasıdır. Savaş uçaklarımızı gasp edip tepemizden bomba attılar. Helikopterlerimizi kaçırıp üzerimize kurşun yağdırdılar. Milli birliğimizi çözmek, milli bünyemizi çürütmek istediler. Askeri askere, polisi polise, askeri polise, polisi askere kırdırıp felakete hizmet ettiler. Türkiye böylesi bir ihaneti hiç görmedi. Türk milleti böylesi bir zillete hiç düşmedi. Hiç kuşkunuz olmasın, 15 Temmuz son iki asrın en vahşi saldırısıydı. Planlaması ise Pensilvanya’daki hoca kılıklı hain ve arkasından itekleyip kumanda eden güçler tarafından yapılmıştı. Cüzdanlarına bir dolar koyup ByLock ile haberleşen, himmet kuyruğuna girip aziz milletimizin kuyusunu kazmaya yeltenen şerefsizlere Türk milleti boyun eğmedi. Tankın önüne millet iradesi dikildi. Darbe teşebbüsüne 80 milyon direndi."

"MİLLET EVLATLARI PARALI CELLATLARA HAYATI ZEHİR ETMİŞTİR"

FETÖ şiddeti sürerken, IŞİD, PYD-PKK'nın Türkiye sınırlarından içeri sızıp işgali tamamlamak için fırsat kolladıklarını dile getiren Bahçeli, "Bu, görev dağılımı küresel cinayet merkezlerinde yapılmış Türkiye’yi yok etme girişimiydi. Birbirimize düşürülecektik. Devleti kaybedecektik. Milletten ve vatandan olacaktık. Hıyanet senaryosunun özü buydu." ifadelerini kullandı.

Bahçeli, MHP'nin 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara’da korkusuzca millet görevinin başında olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O geceyi herkes, hepimiz yaşadık. İftiharla söylemek isterim ki şehadete inanmış, ölüme kafa tutmuş, esaret altında yaşamaktansa kendini feda etmeye hazır millet evlatları paralı cellatlara hayatı zehir etmiştir. Elbette Türk milleti istiklaline sahip çıktı. Kayseri tarihsel haklarını çiğnemek isteyen zebanilerin nefesini kesti. Türkiye uçurumdan el birliğiyle kurtarıldı. İsyan bastırıldı, istila püskürtüldü. Dedik ki Türkiye ipten alındı. Dedik ki millet ve devlet bekası muazzam risk ve tehditlerin hedefinde. Dedik ki Türkiye bu şekilde gidemez. Ve de sistem tartışmalarıyla, bundan kaynaklı özellikle 10 Ağustos 2014den bu tarafa süren kutuplaşma ve anlaşmazlıklarla daha fazla mesafe alamaz."

"İLKELERİMİZDEN TAVİZ VERMEDİK, ÜLKÜLERİMİZDEN AYRILMADIK"

"Türkiye’yi kaybedebiliriz" diyerek uzlaşma çağrısı yaptıklarını vurgulayan Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

"Devleti ve vatanı kaybedebiliriz dedik, hükümet etme sistemindeki tıkanıklık ve kilitlenmeyi açalım istedik. Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben anlayışıyla hareket ettik, sorumluluktan kaçmadık. 7 Ağustos Yenikapı ruhuna bağlı olduğumuzu gösterdik. Sonunda Adalet ve Kalkınma Partisiyle 18 maddelik anayasa değişikliği üzerinde anlaştık. Çarpıtmalara, çarpık kafalara, aramızdan çıkan çürüklere bakmayın, ilkelerimizden taviz vermedik, ülkülerimizden ayrılmadık. 15 Temmuz FETÖ felaketinden sonra siyasetin ve ülkenin beliren, tehiri imkansız ihtiyaçlarına gözümüzü kapatmadık, sırtımızı dönmedik. Sistemin yeniden inşasını zorunlu gördük. Bunun da milli bir mutabakat kapsamında olmasına özen gösterdik. Tüm dünya üzerimize gelirken, çatışıp ayrı düşemezdik. Artık kalıcı nitelikli bir milli mutabakatın şart olduğunu görüyor, fiili durum ve açmazın bir an önce sonlanmasını bekliyoruz. Uzlaşmanın, sorumluluk ruhuyla milli şuuru buluşturmuş siyasi bir vicdanda vasat ve varlık bulacağına inandık, inanıyoruz."

Bizim uzlaşacağımız alan milli ve manevi değerlerle sınırlıdır. Bilhassa 15 Temmuz FETÖ darbe kalkışmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti’ne soluk aldırmanın, hukuksuzluğa ve devlete musallat olmuş yanlışlığa engel olmanın kaçınılmaz olduğunu mütalaa ettik. Bunu yaparken tarihimize baktık. Bekamızın bize yüklediği sorumluluklara göre hareket ettik. Buna karar verirken milletimizin beklentilerine ve Yenikapı’da doğmuş birliktelik hukukuna müzahir hareket ettik. Türkiye'nin toparlanması, milli bekanın muhafazası için Türk milliyetçiliğinin devreye girmesi lazımdı."

"CHP GENEL BAŞKANI HALA MİLLETİ KORKUTMAKLA MEŞGULDÜR"

2007 yılında, TBMM’de yapılması gereken cumhurbaşkanı seçiminin önüne 367 toplantı yeter sayısı takozu koyan sorumsuz ve şuursuzların, aslında sistemsel değişimin önünü açtıklarını savunan Bahçeli, şöyle devam etti::

"Bugünlerde, 16 Nisan’ın meşruiyetini tartışmaya açan vesayet kuklası emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, cumhuriyet mitinglerini kaldıraç olarak kullanan CHP, eli kanlı aydınlıkçılar, baharla birlikte yeni bir askeri müdahale için açık veya örtülü çağrı yapan demokrasi dışı gruplar, kanayan yara haline gelmiş fiili sancının bir numaralı failleri olarak tarihe geçmişlerdir.

CHP Genel Başkanı ise hala milleti korkutmakla meşguldür. Kılıçdaroğlu 16 Nisan'da Anayasa'da hangi maddelerin değişeceğini bilmekten acizdir. Çünkü açıp okumamıştır. Çünkü merak edip incelememiştir. Cahil desem değildir, bildiğim kadarıyla okuması yazması vardır. Ancak okuduğunu anlama da zorlukları olduğu aşikardır. Sürekli gaf yapmakta, pot kırmaktadır. 15 Temmuz FETÖ ihanetini ağzına dahi almamaktadır. Buna dair konuşmaktan ısrarla kaçınmaktadır. Şimdi kalkmış Ortadoğu’da tek adam sistemi vardı, parçaladılar demektedir.

Sayın Kılıçdaroğlu, hadi 16 Nisan’da milletimiz tarafından oylanacak anayasa maddelerini okumadın diyelim, peki tarihimize de mi bakmadın? Baktın sayalım, hiç mi idrak etmedin? Senin kılavuzların kimdir? Nereye sürükleniyorsun? Türk milleti ne zaman diktatöre rıza göstermiştir? Bu aziz ülkeyi Suriye, Irak, Libya ile bir tutmak nasıl bir şuursuzluk halidir?

Kılıçdaroğlu’nun ağzından bir kez olsun PKK'ya, YPG'ye tepki duyulmuş mudur? Anayasanın ilk dört maddesinin tartışılabileceğini söylerken hangi Kılıçdaroğlu devrededir? YPG'yi terör örgütü görmeyen hangi Kılıçdaroğludur? CHP'nin dili yalan, öğüttüğü yalan, savurduğu hezeyandır. Evet çıkarsa felaket olurmuş, Türkiye bölünürmüş. Kim diyor, CHP Genel Başkanı. Asıl felaket CHP'dir, hayırcı yoldaşı FETÖ'nün yeni sığınağı aydınlıkçılardır. Felaket PKK’dır, FETÖ'dür, IŞİD'dir, PYD-YPG'dir, Türk düşmanlarıdır."

Bahçeli, bazı isimlerin de "16 Nisan’da yüzde yüz evet çıksa da meşruiyeti olmaz" dediklerini ifade ederek, "Hatta yeni bir kalkışma ve darbe teşebbüsünden bahsediliyor. Kayseri'den haykırıyorum, milletin tercihine gayri meşru demek demokrasiyi ipe çekmek, milli iradeye kast etmektir. Böylelerinin sonu hüsran, akıbeti hezimettir. Yeni bir darbe planı yapanlar, bunu aklından geçirenler 80 milyonu yok etmeden amaçlarına asla ulaşamayacaklardır. Ve de silaha sarılıp demokrasiye, milletimizin asil duruşuna kıymaya hazırlık yapanlar varsa peşin peşin bedelini ödemeye de razı olmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, 16 Nisan’da devlet için evet, millet için evet, cumhuriyet için evet, Türklüğün bekası için evet diyecektir." açıklamasını yaptı.

"BİZ HERKESİN KARARINA HÜRMETKARIZ"

"Önemle ifade etmeliyim ki, bizim nezdimizde evet diyen, hayır diyen bütün kardeşlerimiz saygıyı hak etmektedir" diyen MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz herkesin kararına hürmetkarız. Referandum bahanesiyle kutuplaşmanın şiddetlenmesini doğru bulmuyoruz. Bizim bu ülke için yeminimiz vardır, vazgeçilemeyecektir. Bu nedenle 16 Nisan’da evet diyoruz. Evet diyecek, mahkemelerin tarafsızlığını sağlayacağız. Evet diyecek, 18 yaşındaki gençlerimizin önünü açacağız. Evet diyecek, büyüyen ve nüfusu artan Türkiye'nin 600'e çıkan milletvekili sayısını destekleyeceğiz. Evet diyecek, TBMM seçim dönemi ile cumhurbaşkanı seçim dönemini beş yılda bir ve aynı günde yapacağız. Evet diyecek, Gazi Meclisimizin yasama yetkisini güvenceye alacak, daha da etkinleştireceğiz. Evet diyecek, Meclisimizin denetim fonksiyonlarını güçlendireceğiz. Evet diyecek, devlet yönetimindeki fiili zorlama ve açmazı bitirecek, siyaseti toplum sözleşmesinin sınırlarına çekeceğiz. Evet diyecek, yasama, yürütme ve yargı arasındaki hatları kalın olarak çizeceğiz. Evet diyecek, ilk kez cumhurbaşkanına cezai sorumluluk getireceğiz. Evet diyecek, yürütmeyi tek elde toplayıp devletteki karmaşa ve kafa karışıklığını sonlandıracağız. Her evet milletin istiklaline, devletin istikbaline, bayrağın iffetine, vatanın izzetine duadır ve yeminimizdir. Her evet bekamızın hisarlarına koyulmuş bir tuğla olup bizim için yemindir."

Devlet Bahçeli, konuşmasının ardından vatandaşlara kırmızı karanfil attı.