Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Efendim '15 Temmuz sonrası işte kuzu kuzu geldi saraya'. Bu da doğru değil arkadaşlar. Aynı olay olsa, yine Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya kalsa söz konusu vatansa gerisi teferruattır." dedi.

Kılıçdaroğlu, İnegöl Kamyon ve Tır Garajı ziyaretinde yaptığı konuşmada, siyasi propaganda yapmaya gelmediğini söyledi.

"Hayır" ya da "evet" oyu kullanın diye bir öneride bulunmayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Ben buraya bir siyasi propaganda yapmaya da gelmedim. Size sadece olayları anlatıyorum, tercih sizindir." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, futbol takımları tutar gibi partiler tutulmayacağını, partilerin programları ve seçim bildirgelerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.

En büyük eksiğin ön yargılarla hareket etmek olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Ön yargılardan kurtulmamız lazım. Türkiye bir sürecin içine doğru gidiyor. Biz kendi ülkemizde emin olun huzur olmasını istiyoruz. Siyasette kavga. Vallahi ben bıktım. Ya niye kavga ediyoruz. Anayasa değişiklikleri. Söylüyorlar işte. 'Kılıçdaroğlu, doğruları söylemiyor' kardeşim ben doğruları söylemiyorsam eline büyük bir fırsat veriyorum sana. Alırsın 18 maddeyi senin arzu ettiğin bir televizyon kanalında, iktidara yakın yüzlerce televizyon kanalı var, beraber çıkalım. Hatta siz üçünüz, dördünüz çıkın. Ben yalnız çıkacağım söz. İstiyorsanız ekibinizi alın. Ben gene yalnız çıkacağım. 18 madde, atla deve değil. Sen de konuşursun ben de konuşurum. Vatandaş izler bakar, kim doğru söylüyor."

"YİNE GİDERİM"

Siyasetçilerin yan yana gelince kavga etmesi gerekmediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Niye kavga edelim? Olayı alıp başka yerlere taşıyorlar. Bu da bende rahatsızlık yaratıyor. Efendim '15 Temmuz sonrası işte kuzu kuzu geldi saraya'. Bu da doğru değil arkadaşlar. Aynı olay olsa, yine Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya kalsa söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Gene giderim. Böyle kalkıp da kısır tartışmalara, kısır çekişmelere bu memleketi sokmamak lazım. Yazıktır, günahtır. Türkiye'nin bir derdi varsa siyasetçiler yeri zamanı gelince bir araya gelmeli, oturup tartışmalı, oturup konuşmalı. Memleket sadece benim memleketim değil, sadece ben mi sorumluyum. Hepimiz sorumluyuz."

"BENİ BIRAKIN, 'EVET'İ ANLATIN"

Kılıçdaroğlu, İnegöl'deki programının ardından Yenişehir ilçesine geçerek, saat kulesinin bulunduğu meydanda vatandaşlara hitap etti.

Milletin, zekasına ve vatanına bağlılığına güvendiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu millet, bayrağına sahip çıkacaktır. Bu millet, demokrasisine sahip çıkacaktır, geleceğine sahip çıkacaktır. O nedenle inanıyor ve güveniyorum. Bu millet Nisan'ın 16'sında sandığa gidecektir, hayırlı bir işe imza atacaktır. Buna yürekten inanıyorum." dedi.

"Durup dururken önümüze bir anayasa değişikliği getirdiler." diyen Kılıçdaroğlu, "Bu anayasa değişikliğinin gerekçesi ne? Rejimi değiştirmek istiyorlar, rejimi. 'Demokratik parlamenter sistemden, tek adam rejimine geçelim.' diyorlar. Peki bu tek adam rejimi, bu anayasa değişikliği bu memleketin hangi sorununu çözecek ben bunu merak ediyorum. Meydan meydan geziyorlar, beni çekiştiriyorlar. Ya siz beni bırakın, bu millet niye 'evet' diyecek onu anlatın. Anlatamıyorlar. Bir türlü dilleri dönmüyor." diye konuştu.

"15 SENEDİR İKTİDAR"

Kılıçdaroğlu, "Anayasa değişikliği ile devletteki çift başlılığın ortadan kalkacağının" söylendiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Devlette çift başlılık yok ki, bir kişi var ve bütün yetkiye sahip. 'Efendim Binali Bey de olduğu için çift başlı.' Allah aşkına Binali Bey, Erdoğan'ı 500 metre öteden görse, 100 düğmesi olsa 10 saniyede hepsini ilikliyor zaten. Nerede çift başlılık var? 'Efendim bu gelirse terörü önleyeceğiz.' Terörü önleyin, 15 senedir iktidarsınız, 15 senedir tek parti, 15 senedir tek iktidar. 15 senedir kendiniz yönetiyorsunuz, çalışıyorsunuz. Siz terörü engellediniz de bir Allah'ın kulu çıkıp engel mi oldu?"

Anayasa değişikliğiyle ekonomide istikrar yakalanacağına yönelik açıklamalara da değinen Kılıçdaroğlu, "15 yıldır iktidardasınız. İstediğiniz kanunu, istediğiniz kararnameyi çıkarıyorsunuz. İstediğiniz kararı alıyorsunuz. Engel olan var mı? Demek ki millete doğruları söylemiyorlar. Sanıyorlar ki millet de bunu yiyecek, yutacak. Hiç öyle bu milletin yemeye yutmaya niyeti de yok. Sandığa gidecek vatanı için, bayrağı için, demokrasi için, birlikte yaşama iradesini ortaya koymak için, her türlü düşünceye saygı göstermek için, 'Herkesin işi olsun, herkesin aşı olsun' demek için sandığa gidecektir. Hayırlı bir işe imza atacaktır." ifadesini kullandı.

"FRENİ OLMAYAN OTOBÜSE ÇOCUKLARINIZI BİNDİRİR MİSİNİZ?"

Kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Sevgili anneler, siz freni olmayan bir otobüse çocuklarınızı bindirir misiniz? Nereye gittiği belli olmayan bir trene çocuklarınızı bindirir misiniz? Nereye gittiği belli olmayan bir kamyonda eşinize 'Olsun sen bin, freni de olmasın' diye eşinizi gönderir misiniz? Şimdi diyorlar ki '80 milyonu freni olmayan bir otobüse bindireceğiz, nereye gidiyorsa oraya gitsin.' Buna razı olacak mıyız? Biz de razı değiliz, onun için diyoruz ki denge sistemi olmalı, denetleme sistemi, fren sistemi olmalı. Birisi hata yaptığı zaman bir başkası oradan o hatayı düzeltmeli. Hata insana mahsustur. Beşer şaşar, hata yapabiliriz hepimiz ama bir başka organ, varsa bir yanlış, o yanlışı gelir düzeltir."

"ÜÇÜNCÜ DÖNEM SEÇİLME İHTİMALİ DE OLACAK"

İnegöl ilçesinde muhtarlar, din görevlileri ve okul aile birliği başkanları ile de bir araya geldi. Yeni anayasa teklifinde başkanın iki kere seçilebildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Üçüncü dönem seçilemiyor. İkinci dönemin sonunda meclisi fesih edebilir, kendisi de seçilebilir. Böylece ne olacak, 5 yıllık süreyi doldurmadığı için üçüncü dönem de seçilme ihtimali olacak, asıl amaç bu. Milletin aklıyla alay etmek doğru mudur? Bunun partilerle bir ilgisi yok. Memleketle, demokrasiyle ilgisi var. Başkanın kaç yardımcısı olacak. ABD, Fransa ve İngiltere'den vazgeçtim Afganistan'dan örnek vereyim. Başkanın iki yardımcısı vardır. Başkan ve yardımcıları seçimle gelir. Bizde, başkan seçimle geliyor, kaç başkan yardımcısı olacağını kimse bilmiyor. Sayı var mı? Sayı da yok. Efendim diyorlar ki; '1, yok 2, bilemedin 3 tane olacak' diyorlar. Ne demek 'bilemedin 3 tane olacak.' Bir kişinin keyfine bu bırakılır mı? Bir başkan seçildi geldi, 2 tane başkan yardımcısı tayin etti. Bir başkası seçildi geldi, bin 500 tane tayin etti. Engel var mı? Engel yok. Sayı? Sayı da yok. Hani Anayasa değişikliğinde şu olsa anlarım, 1 başkan 3 tane de başkan yardımcısı. Onu anlarım. Deriz ki 3, 4 olmaz."