Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "MHP içerisindeki muhalif bazı unsurlar üzerinden 'hayır' kampanyası köpürtülmeye çalışılıyor. Dolayısıyla bu sanal bir şey. MHP’lilerin 'hayır' diyeceği konusu, sanal bir şeydir. Alparslan Türkeş’i iyi anlamış, MHP’nin doktrinini iyi anlamış, başkanlık meselesini iyi anlamış birisinin 'evet’ diyeceğini düşünüyorum." dedi

Kurtulmuş, AK Parti Genel Merkezi'nden canlı yayınlanan TRT Haber’deki özel programda, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu, soruları cevapladı.

Halk oylaması kampanyası sürecinde Avrupa’dan da Türkiye’ye yönelik ağır saldırıların olduğunun hatırlatılmasının ardından değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, Türkiye’nin bakanları, milletvekillerine "evet" propagandası izni verilmeyip AB’de tarafından da terör örgütü kabul edilen PKK ve diğer terör örgütlerinin “hayır” propagandasına izin verildiğini anımsattı.

Kurtulmuş, Avrupa’daki bu çifte standartlı uygulamayı eleştirdi.

Kampanya sürecinde, Türkiye üzerine siyasi baskı kurmak için de açıklamalar, çeşitli uygulamalar yapıldığını anımsatan Kurtulmuş, "Bunlar, maalesef güçlü Türkiye görmek istemediklerinden dolayı bir yerde insiyaki olarak, kendilerini tutamayarak içlerinde olanı ortaya koyuyor bazı çevreler. Maalesef önemli bir kısmı da Avrupa’da artan Neonazi, neofaşist dalganın etkisinde kalıyor. Nedir geçerli olan? İslam düşmanlığı, Türk düşmanlığı, yabancı karşıtlığı, Erdoğan düşmanlığıdır. Bunun üzerinden Türkiye’ye vurmayı siyasi prim vesilesi olarak görüyor." ifadelerine yer verdi.

EVET OYU KULLANACAKLARIN ORANI YÜKSELİYOR 

Referandum sonuçlarına ilişkin son anketin ne olduğunun sorulması üzerine Kurtulmuş, anketlerin yanı sıra siyasi tecrübeyle de “evet” oyu kullanacakların oranlarının arttığının görüldüğünü söyledi.

Numan Kurtulmuş, kampanyanın başlangıcında “evet”in ne getireceğinin bilinmemesinden dolayı serin bir duruşun bulunduğunu ancak neden “evet” denilmesi gerektiğinin anlatılması üzerine bu yönde oy kullanacakların sayısının her geçen gün çok daha arttığını kaydetti.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "hayır" çıkması halinde kaos olur şeklinde bir söylemin olduğu ve birkaç gündür bunun üzerinden tartışmaların yapıldığının aktarılması üzerine de mevcut yönetim sisteminin hastalıklarının, "hayır" çıkması halinde devam edeceğini, bunlarla her zaman karşılaşılması ihtimalinin ortada olacağını ifade etti.

Türkiye’de kaos çıksın diye gayret sarf edenlerin olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, "Millet de bunun farkında. Bütün kriz ve kaoslar geride kalsın diye milletimiz ‘evet’ diyecek. Ferasetle bu olayları takip ediyor. İnşallah sizin söylediğiniz endişe ortaya çıkmayacak." değerlendirmesinde bulundu.

"TEK ADAMSDAN BAHSEDEN 104. MADDEYİ OKUSUN"

Kurtulmuş, "Anayasa kampanyasında ön plana çıkarılan konulardan birisi de tek adamlık konusu. Tek adamlık konusunda ne diyeceksiniz?" sorusu üzerine anayasa değişikliğinin tek adamlığı ortadan kaldırmak için yapıldığını belirtti.

1982 Anayasası'nın cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini belirleyen 104. maddesinin okunmasını isteyen Kurtulmuş, mevcut cumhurbaşkanlığı makamının çok yetkisi bulunduğunu ancak sorumsuz olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Şu anda cumhurbaşkanının tek taraflı olarak Meclisi seçime götürme hakkı var mı? Var. 7 Haziran’dan sonra götürüldü. Cumhurbaşkanının Mecliste istediği adama başbakanlığı verme hakkı var mı? Var. Milletvekili olması yeterli. Yüksek yargının büyük bir kısmını kontrol ediyor. Yüksek Öğrenim Kurumunun büyük bir kısmını kontrol ediyor. Ama bütün bunlara karşı sorumluluğu yok. Şimdi biz diyoruz ki bütün yürütme sorumluluğunu tek elde toplayalım, o kişiden de halkın seçtiği cumhurbaşkanı olmasına rağmen hesap soralım. Hesabı millet sandıkta sorsun.”

Kurtulmuş, konunun çarptırılmadan anlatılması gerektiğini söyleyerek, meselenin, cumhurbaşkanının sorumsuz yetkilerinin önüne geçmek olduğunu söyledi.

"MHP'LİLERİN ÇOK BÜYÜK BİR KISMI EVET DİYECEK"

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bir soru üzerine de MHP’li seçmenlerin çok büyük bir kısmının, “evet” diyeceğini sahada da gördüklerini bildirerek, "MHP içerisindeki muhalif bazı unsurlar üzerinden ‘hayır’ kampanyası köpürtülmeye çalışılıyor. Dolayısıyla bu sanal bir şey. MHP’lilerin ‘hayır’ diyeceği konusu, sanal bir şeydir. Alparslan Türkeş’i iyi anlamış, MHP’nin doktrinini iyi anlamış, başkanlık meselesini iyi anlamış birisinin ‘evet’ diyeceğini düşünüyorum." açıklamasında bulundu.

Fesih ve seçim yenileme arasındaki farkın sorulması üzerine Kurtulmuş, ikisinin son derece farklı olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Fesih, 12 Eylül darbecilerinin gelip TBMM’yi ortadan kaldırmasıdır. Sizin artık bir iradeniz yok, artık irade benim demektir. Meclisin yenilenmesi ise daha yeni yaşadık. 7 Haziran’dan sonra Meclis yenilenmedi mi? Daha evvel birtakım erken seçim kararları alınıp Meclis yenilenmedi mi? Yeni sistemde Meclisin yenilenmesi ise milli iradenin temsilcisi olan milletvekilleri ya da milli irade tarafından seçilen cumhurbaşkanı tarafından alınacak kararla Meclisin yenilenmesidir. Hiç birbirine benzemez. A ve Z kadar birbirine zıt iki durumdur."

Kurtulmuş, "Erdoğan’dan sonra ne olacak?" şeklinde bir soru üzerine de bu sistemin Erdoğan sonrasını dizayn etmek için oluşturulduğunu belirtti.

OHAL’in uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin bir soru üzerine de Kurtulmuş, "Dünkü Milli Güvenlik Kurulunda bu konu konuşulmadı. OHAL’in uzatılması için Milli Güvenlik Kurulunun tavsiyesi ve Bakanlar Kurulunun kararı gerekiyor. Dolayısıyla Bakanlar Kurulunun gündemine de gelmedi." diye konuştu.

Kurtulmuş, şu anda OHAL’in uzatılıp uzatılmayacağının belli olmadığını sözlerine ekledi.