Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Ataköy 5. Kısım'daki Ömer Duruk Camisi'nde, kar biriken tentenin cemaatin üzerine çökmesi sonucu 3 kişinin öldüğü, 50 kişinin yaralandığı olayla ilgili soruşturma çerçevesinde hazırlanan bilirkişi raporunda, imamlar M.K. ve M.Ç'nin asli kusurlu, cami imam hatipleri F.Y. ve A.K'nin ise tali kusurlu olduğu belirtildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, 3 iş güvenliği uzmanı tarafından bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda, 10 Ocak 2017'de Ömer Duruk Camisi'nde öğle vakti 2 cenazenin namazının kılınması için toplanıldığı aktarıldı.

Bilirkişi raporunda, saat 11.00 sıralarında cami avlusundaki tentelerde biriken karın çökme tehlikesi oluşturduğu, demirlerin eğik ve baskılı olduğunun tespit edildiği ve belediye yetkililerine durumun anlatılıp yardım istendiği ifade edilerek, camiye Bakırköy Belediyesi Zabıta Müdürlüğü trafik ekiplerinden yetkililerin geldiği, ekiplerin saat 12.30 sıralarında cami önünden geçen trafiği düzenlemeye başladığı bildirildi.

"HEMEN KILIP ÇIKARIZ"

Zabıta görevlisi H.Ö'nün megafonla avluda bulunan insanlara yoğun kar dolayısıyla tentenin çökebileceğini anons ederek tentenin altını boşaltmalarını istediği, insanların tentenin altını boşalttığı ve tentenin altına emniyet şeridi çekilerek kapatıldığı aktarılan raporda, olay şu şekilde anlatıldı:

''Cenaze namazına yakın, yine bir cami görevlisinin cenaze namazının dışarıda kılınmasına yönelik anonsta bulunduğu, öğlen namazı bittiğinde musallanın etrafındaki ikaz bantlarının hala durduğu, 3 tentenin ikisinin etrafında şerit olduğu, tentenin altında namaz kılınmaması anonsunun tekrarlandığı, buna rağmen cenaze başında duran imamlardan kısa sürede kılma daveti üzerine cemaatin çoğunluğunun tentenin altına girdiği, cenaze namazı kıldırılıp arabaya tabutlardan birinin çıkartılıp yüklendiği esnada tentenin çöktüğü anlaşılmıştır.''

Bakırköy Müftülüğünün yazısına göre, F.Y. ve A.K'nin cami imam hatibi, S.D'nin cami müezzini, A.R.M'nin temizlik çalışanı, M.Ç. ile M.K'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından cenaze namazını kıldırmak için görevlendirilen imamlar olduğuna yer verilen raporda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

''Dosya içerisindeki bilgilerden cenaze namazının imamlar M.Ç. ile M.K. tarafından kıldırıldığı anlaşılmaktadır. İfadelerden, imamlardan yaşlı olanının cemaati tente altına çağırdığı ve 'Hemen kılıp çıkarız' dediği, hatta görüntüde cemaati el işaretiyle çağırdığı anlaşılmaktadır. İmamlar M.K. ve M.Ç. tarafından tentenin çökme riski bilindiği, bu yönde uyarıların ve anonsların yapıldığı, tentelerin etrafı güvenlik şeridi ile çevrildiği anlaşılmaktadır. Çökme riskini bilmelerine ve uyarılmalarına rağmen cemaati tente altına çağıran ve namazı kıldıran imamlar, güvenliksiz bir davranış sergilemiştir. Eğer şüpheliler, yapılan uyarıları dikkate alarak namazı açık alanda kıldırmış olsalardı bahse konu kaza yaşanmazdı. Çökme riskinin bilinmesine rağmen cemaati tenteler altında çağıran, mevcut uyarılara rağmen namazı kıldıran imamlar M.K. ile M.Ç. meydana gelen kazada asli kusurludur.''

MÜFTÜLÜĞÜN KUSURU BULUNMADI

Caminin imam hatipleri F.Y. ve A.K'nin yoğun kar yağışı olacağının bilinmesine rağmen tentenin kapatılmamasını sağlayarak kar birikmesine sebep oldukları kaydedilen raporda, F.Y. ve A.K'nin cami avlusunda gerekli kontrolleri yapmaması sonucu vatandaşların tente altına girmesini engellemediği, cenaze namazını kıldıracak imamlarla ile yeterli koordinasyonu sağlamadıkları anlaşıldığından F.Y. ve A.K'nin tali kusurlu oldukları belirtildi.

Raporda cami müezzini S.D. ile temizlik görevlisi A.R.M'nin, gerekli teknik donanım, araç ve gerecinin olmadığı, yıkılma tehlikesi içeren tentenin temizlenmesi teknik bilgi gerektirdiğinden ve bu birikime sahip olmadıklarından meydana gelen kazada kusurlu olmadığı bildirildi.

Bakırköy Belediyesi Trafik Zabıta ve Fen İşleri ekiplerinin, kaza meydana gelmeden önce olay yerine intikal ettiği, gerekli işlemleri yaptığı, önlemleri aldığı için kusuru olmadığı ifade edilen raporda, müftülüğün de yerine getirmediği bir yükümlülüğünün bulunmadığından kazada kusuru olmadığı kaydedildi.

Raporda, ''Kazanın oluşumunda kasıt unsuru bulunmadığına ancak kazanın öngörülebilir ve alınacak önlemlerle önlenebilir nitelikte bir kaza olduğu anlaşılmıştır. Raporda değerlendirme kısmında belirtilen nedenlerden dolayı olayın meydana gelmesinde imamlar M.K. ve M.Ç'nin asli kusurlu, cami imam hatipleri F.Y ve A.K'nin tali kusurlu, müezzin S.D ile temizlik çalışanı A.R.M'nin kusuru olmadığı tespit edilmiştir.'' ifadelerine yer verildi.