Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz darbe girişimi için FETÖ’cü cuntanın hazırladığı askeri yargı mensuplarının görevlendirme listesinde karşılarında “Göreve devam” yazan ya da listede isimlerine yer verilmeyenler hakkındaki soruşturmasını tamamladı.

Gazete Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberine göre; Darbecilerin oluşturduğu ‘Yurtta Sulh Konseyi’nin yayımladığı sözde ‘Sıkıyönetim Direktifi’nin ekindeki ‘Sıkıyönetim Mahkemeleri Görevlendirme Listesi’nde yer alanların FETÖ üyesi olup olmadıklarının tespiti için ayrı soruşturma yürüten savcılık, şüpheliler hakkında emniyet, MASAK nezdinde araştırmalar yaptırdı.

‘KENDİLERİNDEN OLMAYAN...’

Tanık beyanları ile savunmaları da alan başsavcılık, 48 isim hakkında takipsizlik kararı verdi. Kararda, özetle şu ifadeler yer aldı: “...FETÖ mensupları tarafından askeri yargı içinde yer alıp kendilerinden olmayan şüphelilerden bir kısmının en azından kendileri için tehlike arz etmeyeceklerini değerlendirdikleri veya yeterli sayıyı sağlayamadıkları için isimlerinin listeye yazıldığı değerlendirilmiştir. Şüphelilerin tespit edilen delillere göre, FETÖ silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alarak faaliyet yürüttüklerine ve darbe girişiminde bulunan askeri kanat arasındaki fikir ve eylem birliği içerisinde olduklarına dair yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.”

AYİM BAŞKANI DA VAR

Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’na da gönderilen takipsizlik kararında, aklanan 48 isim arasında AİYM Başkanı Tümgeneral Abdullah Arslan ile 2. Daire Başkanı Hâkim Albay Coşkun Güngör, 3. Daire Başkanı Hâkim Albay Gürbüz Gümüşay gibi isimler var.

"AMAÇ ASKERİ YARGIYI KONTROL"

Savcılığın soruşturma kapsamında aldığı bilirkişi raporunda, şu tespitlere yer verildi:

“Sözde Sıkıyönetim Direktifi ile yapılan görevlendirmelerin amacının FETÖ tarafından, askeri yargıyı kontrol altında tutmak, soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamasında yargıya müdahale etmek, sıkıyönetim komutanlarına adli müşavir/hukuk müşaviri desteği sağlamak, aynı zamanda da onları yönlendirmek olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle görevlendirmelerde ismi olan kişilerin, örgüte mensup olduğu veya örgüt üyesi olmayıp birlikte çalıştığı veya en azından onlar için tehlike arz etmeyeceği düşünülen kişiler olduğu kanaatine varılmıştır."