Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri ve bu konuda çağrışım yapan mesajlar verdikleri iddia edilen 17 sanık hakkında açılan davada savunma yapan Ahmet Altan, "Mehmet Altan’la benim 10 yıllık telefon kayıtlarımızı incelemişler. Biz sık sık görüştüğümüz söylenen Alaeddin Kaya ile 10 yılda kaç kere görüşmüşüz, biliyor musunuz? Mehmet Altan 10 yılda sadece bir kere görüşmüş Kaya ile. O da 2008 yılında. Ben de sadece iki kez 2010 ve 2012 yılında konuşmuşum." dedi.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dördüncü duruşmasında Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla davaya katılan tutuklu sanık Altan, birkaç yazısı ve telefon görüşmesinin suç sayıldığı iddianamede temel dayanak olarak gösterilen suçun "darbeyi yönlendirdiği" iddia edilen adamları tanıdığı iddia edilen adamları tanımaları olduğunu söyledi.

"YAZSAYDIM GEZİ'Yİ DESTEKLERDİM"

İddianamede tanık olarak yer alan Ahmet Keleş'in ifadelerine değinen Altan, "Ahmet Keleş, Gezi olaylarının bir komplo olduğunu ve Taraf gazetesi yazarı Ahmet Altan’ın yazıları okunduğunda bunun daha net anlaşılacağını söylüyor. Gezi olayları sırasında ben Taraf gazetesinden çoktan ayrılmıştım. Eve kapanmış roman yazıyordum.

Eğer Gezi olaylarının gelişimini benim yazılarımdan anlamaya kalkarsanız biraz zorlanırsınız. Çünkü Gezi öncesinde ben yazı yazmıyordum. Ben o dönemde Taraf’ta yazmıyordum ama yazsaydım kesinlikle Gezi’yi desteklerdim. " ifadelerini kullandı.

İddianameye, “terör örgütü yöneticilerinden” Said Sefa’ya ait bir haber sitesinde haftada bir yazı yazdığı söylenerek başlandığını kaydeden Altan, Said Sefa hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığını, savcının söze kesin bir hüküm varmış gibi girdiğini, buna hukuk değil, algı operasyonu denileceğini söyledi.

ALAEDDİN KAYA İLE GÖRÜŞME İDDİALARI

Kapatılan Zaman gazetesinin eski imtiyaz sahibi olan ve FETÖ çatı davasında da yargılanan Alaeddin Kaya ile sık görüşme iddialarına değinen Ahmet Altan, şunları kaydetti:

"Mehmet Altan’la benim 10 yıllık telefon kayıtlarımızı incelemişler ve Alaeddin Kaya’yla görüşmelerimizin yekûnunu da çıkarıp iddianameye koymuşlar.

Biz sık sık görüştüğümüz söylenen Alaeddin Kaya ile 10 yılda kaç kere görüşmüşüz, biliyor musunuz?

Mehmet Altan 10 yılda sadece bir kere görüşmüş Kaya ile. O da 2008 yılında.

Ben de sadece iki kez 2010 ve 2012 yılında konuşmuşum.

Daha sık görüştüğümüz bir adam da olabilirdi, bu herhangi bir suçun kanıtı olmazdı."

"APO İDAM EDİLSİN DEDİĞİ İÇİN İŞİNE SON VERDİM"

İddianamede Önder Aytaç ile görüşmesinin de suç olarak sayıldığını kaydeden Ahmet Altan, "Ben Önder Aytaç’la karşılaştığımda AK Parti hükümetinin danışmanı ve Polis Akademisi’nin öğretim görevlisiydi.

Bana Taraf gazetesinde yazmak istediğini söyledi. Ben de mümkün olduğunca geniş yelpazeli bir yazı kadrosu istediğimden olur dedim.

Savcının, beni darbeyle ilişkilendirmek için adını iddianameye yazdığı Önder Aytaç, benim işine son verdiğim sanırım tek yazar. Apo idam edilsin” dediği için yazılarına son verdim. Taraf gazetesinde her görüşe yer vardı ama insanların ölümünü, öldürülmesini, devletin cinayet işlemesini isteyenlere yer yoktu." dedi.

Kendisinin Alaeddin Kaya ve Önder Aytaç’la bir ahbaplığı olmadığını söyleyen Altan, Ekrem Dumanlı’yla ahbaplığının olduğunu söyledi.

Dumanlı'nın edebiyattan, sinemadan, bokstan, futboldan anlayan ve hoşlanan bir gazeteci olduğunu, onunla sohbet etmekten her zaman hoşlandığını söyleyen Altan, bir iki kere buluşup yemek yediklerini, bir kere de beraber Beşiktaş maçına gittiklerini anlattı.

Duruşmaya bir süre ara verildi.