Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından halkı bilgilendirmek ve din üzerinden yapılabilecek istismarlara karşı bilinç oluşturmak amacıyla FETÖ'nün din anlayışını bizzat kendi kaynaklarından tespit etmek amacıyla Kendi Dilinden FETÖ - Örgütlü Bir Din İstismarı Raporu hazırlanmıştır. 

A. RÜYADA İMTİHAN SORULARININ GÖRÜLMESİ

“Gençlere Pırlanta Ölçüler 6 (Fasıldan Fasıla’dan)” kitabında Gülen, imtihan sorularının bazı kimseler tarafından rüyada görülebileceğini iddia etmektedir: “Meselâ, bazı kimseler, daha sonra kazanacakları bir başarıyı, çok öncesinden rüyalarında görebilmekte ve gireceği imtihan sorularını bütün ayrıntılarıyla müşahede edebilmektedirler.” (Gülen, Gençlere Pırlanta Ölçüler 6 Fasıldan Fasıla’dan Muştu Yayınları, 2011, s.120) Hz. Peygamber’den (s.a.s.) gelen hadisler (Buhârî, “Ta’bir” 46; Müslim “Ru’ya” 4.) peygamberler dışındaki insanların gördüğü rüyaların dinî bakımdan bir delil niteliği taşımadığı ve rüyalara dayanarak inanç veya amele dair meselelerde hüküm ortaya konulamayacağını göstermektedir. İslam âlimleri arasında bu hususta görüş birliği vardır. Çünkü rüya her ne kadar insan için bir gerçeklik olsa da hem hatırlanmasında hem de yorumlanmasında hata ihtimali çok yüksek olduğundan aklî ve naklî deliller gibi kesinlik bildirmez, bağlayıcı da değildir. (İbn Haldûn, Şifâü’s-sâil, s. 61-69; Birgivî, et-Tarîkatü’l-Muhammediyye, s. 56-57; Hâdimî, el-Berîka, I, 140-142; Güzelhisâri, Menafiu’d-dekâik, s. 137; İbn Abidin, Reddü’l-muhtâr, I, 257; Mustafa el-Arûsî, Netâic, II, 330-331; Yazır, Hak Dini, VI, 4259-4260). Öte yandan bir kişi, rüyasında Hz. Peygamber’in ona helal olan bir hususun haram olduğunu; haram olan bir hususun ise helal olduğunu söylediğini görmüş olsa bu rüyanın hiçbir değeri yoktur. Aynı şekilde herhangi bir boşama (talak) eyleminde bulunmamış olan bir kimse rüyasında Hz. Peygamber’in kendisine eşini üç talakla boşadığını söylediğini görse, bu rüya ile de amel edemez. Keza güvenilir iki tanığın beyanıyla bir davada hüküm veren bir hâkim, rüyasında Hz. Peygamber’in kendisine o tanıkların beyanının geçersiz olduğunu söylediğini görse bu rüyayı dikkate alamaz. Çünkü sübjektif bir nitelik taşıyan rüyaya dayanarak, naslarla sabit dinî hükümler terkedilemez ve kul hakkı ihlalinde bulunulamaz. (Karafi, el-Furuk, IV, 244-246; Şatıbî, el-İ’tisam, I, 191-192.)

Yukarıda yer alan sözlerde sadece rüya ile amel değil, Gülen’in rüya kılıfı altında soru hırsızlığını caiz görmesi ve teşvik etmesi söz konusudur. Onun rüyayı, bir mesaj verme, özellikle himmet toplamada psikolojik bir araç olarak kullanma, soru çalma ve kişileri yönlendirme amaçlı kullandığı da bilinmektedir. Ayrıca, günümüzde yapılan sınavlarda sorulan yüzlerce sorunun bütün detaylarıyla bir rüyada görülmesi, mümkün değildir. Aslında burada ulaşılmak istenen hedef, yapılan sahtekârlığa meşru bir zemin hazırlamaktır. Nitekim yukarıdaki sözler Gülen’in hak tanımazlığının açık delilidir. Öte yandan “Doğru ve sadık rüyalarda ilham ve irşat yüklü mesajlar vardır. O yüzdendir ki nice büyük keşifler rüyalar sayesinde elde edilmiş ve niceleri de fert ve milletlerin kaderini tayine vesile olmuştur.” (Gülen, Varlığın Metafizik Boyutu, s. 117.) sözlerinde ise hırsızlıklarına yalancı şahid bulma gayreti vardır. Yine “…rüyaların mübah meselelerde, rüyayı görene münhasır kalmak şartıyla, yönlendirici bir fonksiyonunun olduğu da her zaman kabul edilebilir.” (http://documents.tips/documents/m-fethullah-gulen-prizma-1-2-3.html; 09.07.2016; 16:39.) sözleriyle bağlılarını önce mübah alan ile aldatmakta, ardından hırsızlık gibi haram alanlara onları yönlendirmektedir. Hâlbuki soru çalarak emek hırsızlığı yapmak birinin malını çalmak gibi bir kul hakkı olmanın yanında çok kapsamlı bir kamu hakkı ihlalidir. Üstelik bu yolla birçok insanın hakkına tecavüz edilerek mağduriyetlerine de sebep olunmuştur.