Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından halkı bilgilendirmek ve din üzerinden yapılabilecek istismarlara karşı bilinç oluşturmak amacıyla FETÖ'nün din anlayışını bizzat kendi kaynaklarından tespit etmek amacıyla Kendi Dilinden FETÖ - Örgütlü Bir Din İstismarı Raporu hazırlanmıştır. 

5.Bölüm 

A. FIZIK KURALLARINA AYKIRI DAVRANMAYA DAVET

“Niyetini sağlamlaştırıp, sağlam bir moralle insan zehiri bile içse, şifa ve derman olur; ama konsantre olma, tam inanma ve tevekkül etme meselesi...” (Gülen, Asrın Getirdiği Tereddütler 4, s. 220).

“Benim öyle inancım var ki, bir insan gönlünü açsa ve kâmil imanıyla bir kere “Allah” dese, sonra kendini onuncu kattan aşağı atsa, betonlar paramparça olur da ona bir şey olmaz.” (Gülen, Kırık Testi 1-2, s. 56).

Yüce Allah kâinata değişmez birtakım kanunlar koymuştur. Peygamberlere bahşedilen mucizeler ve Allah’ın dilediği istisnalar dışında hiç kimse bu kanunlara aykırı hareket edemez. Aksi bir durumda kişi ne kadar inançlı olursa olsun eşyanın tabiatı hükmünü icra eder; zehir öldürür, ateş yakar, su boğar ve yüksekten yere çakılan, bu darbenin etkisini görür. Allah’ın koymuş olduğu bu kanunlara hiç kimse meydan okuyamaz. İnsanlar içerisinde Allah’a en çok saygı duyan ve ondan en çok korkan Hz. Peygamber’dir. Ancak bu durum Uhud Savaşı’nda yaralanmasına, Taif’te atılan taşlar neticesinde kan revan içerisinde kalmasına, zehirli koyun etinden etkilenmesine engel teşkil etmemiştir. Eğer mesele “tam inanma ve tevekkül” ise bu hususta Hz. Peygamber’den (s.a.s.) daha ileri bir kişinin olabileceğini tasavvur etmek dahi problemlidir. Kaldı ki dinî duygu ve inançla, insanların fizik kurallarına aykırı hareket etmeye teşvik edilmesi; böyle şeylerin vaaz kürsüsünden insanlara aktarılması, dinî duygunun saptırılmasından ve istismarından başka bir şey değildir.