Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Amasya’da 2011’de, M.G. ile A.L. çifti bir süre evli kaldıktan sonra olaylı bir şekilde ayrıldı. Koca M.G., 14 Ekim 2011’de A.L. ile yaşadığı döneme ait cinsel ilişki görüntülerini Youtube’da yayınladı. Kadının şikâyeti üzerine gözaltına alınan M.G. hakkında, “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan soruşturma başlatıldı.

Gazete Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberine göre; Soruşturma sonucunda, görüntüleri yayınladığı tespit edilen M.G. hakkında “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Mahkeme, M.G.’yi 2 yıl hapis cezasına çarptırdı. Bu karar, kimsenin itiraz etmemesi üzerine 2014’te 2 yıl hapis cezası olarak kesinleşti.

Adalet Bakanlığı, 8 Nisan 2017’de Türk Ceza Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca söz konusu mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması talebinde bulundu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen talepte, sanığa isnat edilen suçun “basın ve yayın yoluyla işlendiği” vurgulandı. 31 Aralık 2011’e kadar basın ve yayın yoluyla işlenen ve üst sınırı 5 yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda kovuşturmanın erteleneceğine ilişkin yasal düzenleme bulunduğu belirtildi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, talebi yerinde bularak, M.G.’ye verilen 2 yıl hapis cezasını kanun yararına bozdu. “Basın yoluyla işlenen suçlarda kovuşturmanın erteleneceğine” dair hükme atıf yapılan kararda, bu hüküm uyarınca davanın ertelenmesi yerine sanığın 2 yıl hapse mahkûm edilmesinin hukuka aykırı olduğu kaydedildi. Yerel mahkeme, mahkûmiyet hükmünü kaldırarak, kovuşturmanın 3 yıl süreyle ertelenmesine karar verecek. Sanık, bu sürede yeni bir suç işlemezse hakkındaki dava düşecek. Hukukçular, özel hayatın gizliliğini ihlalin cezasız kaldığı görüşünde.