İstanbul’lu taksiciler dertli…

  • İstanbul’da halen 17 416 resmi ticari taksi var. Bunların yılda ödedikleri vergi, 30 milyon YTL civarında. Gayrı resmi yollardan çalışan taşıyıcıların sayısının 50 000 civarında olduğu tahmin ediliyor. Buna göre, sadece İstanbul’da, kayıt dışı taşımadan kaynaklanan yıllık tahmini vergi kaybı 85 milyon YTL civarında.
  • Resmi ve kayıtlı olarak taksicilik yapanları mağdur edenlerin kurdukları mekanizmalar ise şunlar: 
  1. Oteller: İstanbul’da bazı oteller taşımacılık şirketleri ile anlaşma yapmışlar. Otel önlerini bu şirketlere kiralayarak, hem kendileri (yasal olmayan) kazanç elde ediyor, hem de taksicilik yapma yetkisi olmayanlara taksicilik yaptırarak, kazanç sağlıyorlar.
  2. İstanbul’un değişik semtlerinde, pek çok RENT A CAR şirketi kurulmuş. Bu şirketler, araba kiralama adı altında, vatandaşlara taşıma hizmeti veriyor. Telefonla irtibat kurulan bu şirketler (güvenli olması için aralarında şifreli irtibat sistemleri de kurmuşlar),taksicilerin sistemi ile yolcu taşıyor ve haksız kazanç elde ediyorlar. Sayıları her gün artan bu şirketler yasa dışı kurulan mekanizmanın en önemli kısmını oluşturuyor.
  3. HAVAŞ, İstanbul’un 26 merkezinden havaalanına ücretli yolcu taşıyor. Bu sistem D2 yetki belgesi ile (şehirler arası taşıma yetkisi) çalışıyor. Havalimanına taşıdığı yolcular ile, taksicilerin Pazar payını daraltıyor.
  4. Bazı kurumlar, kendi sistemleri içinde yeni mekanizmalar tesis etmiş. Örneğin Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı böyle özgün bir uygulama başlatmış. İstanbul Adliyesi için, söz konusu vakıf, 150 araç almış. Her araç günde ortalama 10 dosya taşıyor.  Genellikle, hacze giden mübaşir, avukat ve  bazen de hakimleri taşıyan bu araçlar, en kısa mesafeye dahi 25 YTL gibi yüksek bir ücret tahsil ediyorlar. Bu taşıma işlemi ile de ciddi paralar kazanılıyor  ve taksicileri mağdur ediliyor.
  5. Büyük şehirlerde, hiper marketler ve alışveriş merkezleri civarında kurulan yasa dışı yapılar var. Örneğin İstinye Carrefour’da böyle bir yasa dışı yapı (mafya) kurulmuş. Burada yuvalanan çeteler, kurdukları özel sistemlerle, taşımacılık yapıyorlar.
  6. Çifte plaka ile çalışan taksiler: Bu, sistem içinde kurulmuş bir yolsuzluk mekanizması. T plakalı taksilerin zimmetli taksimetreleri var. Bazen, taksilerin plakaları ve taksimetreleri, sistem içinde kurulmuş mafya tarafından çalınıyor ve ya kullanılıyor yada satılıyor. Dikkati çekmemek için, asıl plaka hangi yakada ise (Anadolu veya Avrupa) onun karşı tarafında başka bir sarı taksiye takılarak yasa dışı kullanılıyor. Bazen de, taksinin asıl sahibi, sahte bir çalıntı ihbarı ile, yeni bir evrak tanzim ettiriyor, bununla, yeni plaka ve taksimetre alıp, aynı özellikteki başka sarı renkli araca takıyor. Böylece aynı sistemden iki taksi besleniyor ve yasa dışı gelir elde ediyor.
  • Başta İstanbul olmak üzere, pek çok yerde tırmanan bu sorunlara kapsamlı ve gerçekçi çözümler bulunması gerekiyor.

 

  1. Öncelikle, çok sıkı denetim ve kontroller yapılmalı. Emniyet teşkilatımızın yapacağı kapsamlı uygulamalarla çok önemli mesafeler alınacağı ortada.
  2. Mevzuatla ilgili önemli yetersizliklerin olduğu bir gerçek. Bunun için bir çalışma ekibi kurulması ( İçişleri Bakanlığı- Maliye Bakanlığı- Belediyeler)  gerekiyor.
  3. Vatandaşların bilinçlendirilmesi, eğitilmesi şart. Buna medya da destek vermeli. Şehir içi ulaşım kültürü, kentli olma bilinci ve vatandaş olma sorumluluğu anlatılmalı.
  4. Yasa dışı araçlara binen ve devletten vergi kaçırılmasına yardımcı olan yolculara cezai müeyyide uygulanması da tartışılmalı.
  5. Genellikle işçi olarak çalışan taksicilerimizin çok önemli bir kısmı sigortasız çalışıyor. Bununla ilgili kati yaptırımlar getirilmeli. Bu, sistemin kendi içinde rehabilite olmasını sağlayacaktır.

 

???

 

Bu araştırmayı yaparken pek çok taksici ile görüştüm. Hepsi dertli. İlgisizlikten ve mağdur edilmekten yakınıyorlar.

Seçimin kaderini belirlemek gibi önemli bir iddiaları da var.

Her gün on binlerce vatandaşla bire bir görüşen bu kesimin, inandırıcı propaganda gücünü ciddiye almak gerek.

 

Kime tepkili olduklarını, kimden yana olduklarını şimdilik söylemeyeceğim.

Ama bunu anlamak zor değil.

Rast gele beş taksiciyle konuşursanız, nabzı kolaylıkla tutabilirsiniz.

 

Bakalım siyasi partiler, bu önemli kesimin sorunlarını fark edip gerçekçi çözümler üretebilecekler mi?

 

Taksicileri bu kez kandırmak kolay olmayacak…