Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, Küba Devlet Başkanı Fidel Castro'nun oğlu, Küba Atom Araştırmaları Merkezi Başkanı Fidel Castro Diaz-Balart'ı kabul etti. Şener, Küba'ya yaptığı ziyareti anımsatarak, "İtiraf edeyim ki Küba ziyaretinden sonra biraz komünistlikte herhangi bir değişiklik olmadı” dedi.

Şener, Küba Devlet Başkanı Fidel Castro'nun oğlu, Küba Atom Araştırmaları Merkezi Başkanı Fidel Castro Diaz-Balart'ı GAP İdaresi’ndeki makamında kabul etti. Toplantıya Fidel Castro’nun torununun yanı sıra Başbakan Yardımcısı Şener’in oğlu Şamil Şener de katıldı.

Diaz-Balart'ın nükleer enerjide uzman olduğunu belirten Şener, “16 yıllık siyasi hayatımda, yurtdışı seyahatlerim arasında Küba’nın özel bir yeri var. Öğrencilik yıllarımızdan itibaren çift kutuplu dünyada Küba’nın yeri ve konumu Türkiye’de her zaman gündemde kalmıştır” dedi.

ŞENER: MARKSİZM KİMLİK KAZANDIRDI

Küba’nın pekçok konuyu aşmış bir ülke olduğunu ifade eden Şener, marksizmin Küba’ya bir kimlik kazandırdığını dile getirdi. Şener, ekonomik olarak da bölgedeki diğer ülkelere göre daha iyi olduğunu kaydetti.

Küba ziyareti sonrasında gazetecilerin “Siz de mülkiyelisiniz, Mülkiyeliler biraz komünist olur demiştiniz. Bu Küba ziyaretinden sonra biraz bu komünistlik de değişiklik oldu mu?” diye sorduğunu ifade eden Şener, “İtiraf edeyim ki Küba ziyaretinden sonra biraz komünistlikte herhangi bir değişiklik olmadı” dedi.

CASTRO’NUN SAĞLIK DURUMU İYİ

Küba Devlet Başkanı Fidel Castro'nun oğlu, Küba Atom Araştırmaları Merkezi Başkanı Fidel Castro Diaz-Balart, Başbakan Yardımcısı Şener’in açık karakterinden ve içtenliğinden çok etkilendiklerinin altını çizerek, Fidel Castro'nun sağlık durumunun iyi olduğunu kaydetti. Türk halkının davranışları ile Küba halkının davranışlarının birbirine benzediğini belirten Diaz-Balart, Türkiye’ye bilim ve teknik konularda fikir alışverişinde bulunmak için geldiğini vurguladı.

İRAN'IN NÜKLEER HAKKI

Toplantı sonrasında basının ABD’nin İran üzerindeki nükleer enerji tavrının sorulması üzerine Diaz-Balart, “İran’ın bu hakkını savunuyoruz. Her ülke nükleer enerjiyi barışçıl kullanma hakkına sahip. Dünyada elektrik üretiminin yüzde 17’si nükleer enerjiden karşılanıyor. Türkiye de nükleer enerjide adım atmakta. Bazı ülkelere baskı uygulamak, bazı ülkeleri ise teşvik etmek ‘İsrail gibi’ etik ve siyasi açıdan doğru değil. İran gibi diğer ülkelerin hakkını savunuyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE’YE HERHANGİ BİR PARTİYİ DESTEKLEMEK İÇİN GELMEDİM

Şener’in aday olmamasını nasıl değerlendirdiğinin sorulmasına üzerine ise Diaz-Balart, başka ülkelerin iç siyaseti hakkında yorum yapmak istemediğini dile getirdi. Diaz-Bazart, Türkiye’ye seçimlerde herhangi bir partiyi desteklemek için gelmediğini kaydederek, bu yorumların yanlış olduğuna dikkat çekti.

MAHKUM HEDİYESİ

Şener, Diaz Balart’a Burdur’da hapishanede yatan bir mahkumun boncuklarla işlediği Chaos’un resmini, porselen vazo ve Mevlana’nın Mesnevi’sini hediye etti. Resimle ilgili anısını da anlatan Şener, “Burdur’da hapishanede yatan bir mahkum benim ve oğlumun Küba’daki fotoğraflarımı görmüş. Bunun üzerine boncuklarla işli Chaos’un resmini yapmış ve yollamış. Resmin içine bir de mektup yazmış. Küçük kızına lap-top alamadığını söylemiş. Çok duygulandım. Bunu üzerine Antalya’da bulunan küçük kıza lap-top alıp yolladım” diye konuştu.