Güle güle gazeteci!

O an yutkunamadım ve dalıp gittim.
Önce 1982 yılı... Türk Haberler Ajansı'nda bir Ufuk Güldemir vardı. O ışık açan "Cin" gözlerini hiç unutmadım.
Sonra bir televizyon ekranında aynı gözlerle karşılaştım. Kısa, çarpıcı analizleriyle farklı bir ufuk açtı düşünce dünyamızda.
Gazeteciydi.
Onun kadar kendinden emin bir haberci var mı doğrusu bilmiyorum. Onunla çalışma şansını yakalamadım ama her karşılaşmamızda "Burada bir Ufuk olduğunu unutma..." sözü müthiş bir güvenceydi.
"Gazeteci olunmaz, gazeteci doğulur" sözü belki de onun için söylenmişti.
Kıvrak zekasını, gazeteci heyecanını hep kıskandım. Ama hiç yüksünmeden onu keyifle izledim.
Ve her yazısını yutarak okudum.
Çünkü o bir gazeteciydi...
Güle güle "Beyaz Türk" lere meydan okuyan adam.
Güle güle gazeteci...