VİDEO İÇİN TIKLAYIN

Bütün çalışan arkadaşlara, bütün HABERTÜRK camiasına başsağlığı diliyorum.

Esasında belki çok enteresan gelecektir. Ufuk Güldemir benim 40 senelik arkadaşım, yani bundan 40 sene önce Gemlik Körfezi'nde deniz kampında 9-10 yaşlarında iken başlayan bir avcılık deneyimlerimiz var. Beraber karagöz balığı avlardık. Enteresandır, iyi bir avcıydı o yaşlarda kendini iyi yetiştirmişti. Daha sonrada önemli haberleri avlamaya başladı. 30 sene evvel hatırlıyorum hep deniz kenarındaydık, o zamanlar deniz tertemizdi. Edremit, Akçay Belediye Kampı'nda hep beraberdik. O sıralar Ufuk'un bir diğer özelliğini farketmeye başlamıştım. Yavaş yavaş tabi gençlik zamanımız, Ufuk çok güzel gitar çalıyordu. Amerikan ve Türkçe Pop şarkılarını çok güzel bir şekilde hem seslendirir hemde çok güzel çalardı. O yıllarda devam etti gitti arkadaşlığımız.

Daha sonra enteresan bir rastlantı oldu. Annesi Dilşat Hanım ve Kardeşi Şafak'la biz çok sık görüşürdük. Şafak benim ODTÜ'DEN İşletme Bölümü'nde sınıf arkadaşım oldu. Böylelikle son 5 seneye kadar ara ara görüştük ama son 4 sene özellikle ben bu taraflara kaydıktan sonra çok fazla sık görüşemedik ama HABERTURK camiasından diğer arkadaşlar, O'nun yokluğunu bize hissettirmediler. Sık sık çalışan arkadaşlarla çeşitli programlarda beraber olduk.

Tabi şunu söyleyeceğim, çizgisininin adamıydı, kendisini gayet güzel bir şekilde yetiştirmiş, belli noktalarda prensiplerinin dışına çıkmayan, kendi çizgisinin dışına çıkmayan, işinde ciddi ama hayatı da çok hafife alan bir yönü vardı. Hayatı kısa yaşamasına rağmen, hayatı ıskalamayan bir insan olarak tarif ediyorum O'nu. Hepimizin yapmaya çalıştığı budur aslında ve O çizgisinin adamı olduğunu gösterdi. Yapılamaz denilen şeyleri yaptı. Gazete ve medya dünyasında hem çok kişi yetiştirdi hem okul görevi gördü, hem öğretmen görevi gördü, hemde bütün çalıştığı arkadaşları da O'nu arkasından hayırlı yad etti. O çizgisini, yolunu çizmişti

Ben, kardeşim Tarkan, Ufuk ve Şafak'la beraber MY Way şarkısını dinlerdik çok hoşumuza giderdi. Zaten O'nun bu şarkıyla uğurlanmasını istemesi, kendisinin çizgisinin adamı olduğunu en son güne kadar göstermiştir.

Bütün camiaya başsağlığı diliyorum çok önemli bir değeri en verimli yaşında kaybettik tabi. Ama insan olarak çok çok büyük bir kayıp diye düşünüyorum.

Yani o iyi bir avcıydı ve ekonomi haberi açısındanda avcılığını devam ettirdi. Gerçekten haber avcılığını çok iyi yapıyordu iyi koku alıyordu. Nerede ne var, belki kimseden de korkmadan rahatlıkla üstüne gidebiliyordu. Yani objektif kriterlerini kaybetmeden her kesimden herkesin üstüne gidebilecek kadar rahat bir yapısı vardı.

Korkusuzdu, yani ölümden de korkmadığını, ölümüde aştığını gösterdi bence son bir senede.

Ekonomi dünyasında O'nun haberleri bir çok kesimi etkilemiştir, yönlendirmiştir. Bazılarınında hatalarının bir daha tekrarlanmamasını sağlamıştır, diye düşünüyorum.

Tabiki şunu söylemek isterim, şimdiye kadarki Türkiye Medya Televizyon ve Haber sektörünün gelişimi, çok enteresandır yani belli noktalarda. Bir kaç kurumun dışında yoktu. Ama HABERTÜRK'te bir kaç yılda ekol oldu. Ekol demek okul demek zaten. İçersinde çok güzel elemanlar yetişti zaten. İnanıyorum ki bundan sonra yetişecekler de bu kurum kültürünü alarak yetişeceklerdir. HABERTÜRK, Türk Medya dünyasında kendisini çok önemli noktalara taşıdı artık. Sadece Türkiye değil, Dünya medyasındada önemli yerlere geldi. Bunlar önemli gelişmelerdir diye düşünüyorum, Ufuk tabiki öncülük yaptı. Bunu söylemekte yarar var çünkü herkesin çok çalışarak özveriyle zamanını iyi değerlendirerek iyi çalışarak değerlendirmelerini iyi yaptığı zaman nerelere gelebileceği belli oldu.

Şunu söyleyeceğim, Ufuk'un bir başarısı var. Arkada bıraktığı "Su" ve akrabaları O'ndan miras olarak bu başarıyı alamayacaklar. Başarıyı herkes kendisi yaratmak zorunda, başarı miras olarak bırakılamayacak tek şey ama en büyük şey. Bence O, bunu gerçekleştirdi. O'nun bir başarısı var, bunu da kendisini seven sevmeyen herkes bunu takdir ederek ortaya koyuyor.

Dolayısıyla çizdiği çizgi, yaptığı çalışmalar, yaşadığı hayattan çok ayrı bir şekilde değerlendirilebilecek çok istisna bir arkadaşımızı, kardeşimizi kaybettik. Allah rahmet eylesin.

Çok anımız var Ufuk'la. Akçay'da beraber dalmıştık. Aşağıda büyük balıklar vardı ve soğuk bir suyla karşılaşmıştık. O zaman bizim için çok büyük bir tecrübe olmuştu. Açıkçası kardeşim Tarkan ve Ufuk beraber çok güzel bir ikili oluşturuyorlardı. Sanat Dünyasında devam etselerdi de çok başarılı olurlardı. Gerçekten yaşına göre çok çok iyi parçalar biliyordu. Ufuk'un dışardan çok farklı bir dünyası vardı. Çok duygusaldı ve insanları o duygusallığa pek yaklaştırmamak için dışarda daha farklı bir kabuk çizerdi ama ben kendisini çok rahat çözdüğüm için açıkçası biliyorum.

İçerde ayrı bir insan yaşardı, dışarda ise farklı disiplinli, prensipli bir insan yaşardı ama insanları birleştirici aynı noktaya yönlendirici liderlik özellikleri olan bir arkadaştı.

Keşke şu son 4-5 senede ben bu taraflara kayınca tabi çok fazla görüşemedik. Arada sırada Şafak'la görüştük tabi ama şu anda çok çok büyük bir üzüntüm var çok bulunmak istedim malesef bulunamadım cenazesinde. Mesajımıda herhalde görmüşsünüzdür ama Şafak'ı da hemen ilk dakikalarda aradım.

Çok büyük bir üzüntü içersindeyim yani bizi gülümsetecek anısı, bence O'nunu başarısının kendisinden sonrakiler tarafından örnek alınmasıdır. Bu gibi bir başarı kimseye miras olarak kalmayacaktır. Ama o bu başarısıyla herkese çok iyi bir örnek olmuştur diye düşünüyorum.

Her medya çalışanı, nereden başlayıp nerelere çıkabileceğini, Türkiye'de de bunların olabileceğini en iyi şekilde Ufuk'tan öğrendi diye düşünüyorum.