ÖSS’yi kaldıracağını seçim vaadi olarak ilk kez Genç Parti ortaya attı. Birçok insan bunu propaganda için, reklam kampanyasının bir parçası olarak değerlendirdi

Bu ülkenin genç insanları, sonuçta fazla istemediği üniversitelere girebilmek için çile çekiyor.

Bu arada üniversiteye hazırlık kurslarına aileler toplam 5 milyar dolar ödüyorlarmış.

Yani bu, insanı hem manen hem de maddeten yaralayan bir süreç.

Seçim dönemi yaklaşırken, ÖSS sisteminin kaldırılmasını tartışmakta büyük yarar var.

Bu sistem aslında kimseyi tatmin etmiyor ama çare üretilemediğinden ‘kötülerin arasındaki en az kötü’ olarak buna devam ediliyor.

ÖSS ile üniversite sürecine girmeye çalışan gençlerin çoğu, sisteminin cilveleri nedeniyle sonuçta istedikleri üniversiteye giremiyor.

Bunun anlamı; genç, enerjik insanların aslında tercih etmedikleri üniversitelerde okuyup, tercih etmedikleri mesleğe sahip olup, hayatları boyunca mutsuzluk çekmelerini de garanti altına almaktır.

ÖSS’yi kaldıracağını seçim vaadi olarak ilk kez Genç Parti ortaya attı. Birçok insan bunu propaganda için, reklam kampanyasının bir parçası olarak değerlendirdi.

Açıkça söylemek gerekirse; dün Cem Uzan ile konuyu konuşmadan önce ben de böyle yaklaşıyordum meseleye

Cem Uzan bunu basit bir propaganda söylemi olarak görmekle yetinmiyor. Bu projenin aynı anda yapılabilir (feasible) olduğunu düşünüyor.

Bunun yapılabilirliğini (feasibility) CHP de görmüş olmalı ki ÖSS’nin kaldırılacağı söylemini onlar da benimsediler.

5 milyar dolarlık bir harcamanın var olduğu bir sektörde biraz yaratıcı düşününce alternatif bazı sistemlerin olmaması zaten zor gözüküyor.

Önemli olan; bu konuda cesur olmak ve ilk adımı atmaktan korkmamaktır.

Genç Parti de üç yıl içinde kademeli bir şekilde ÖSS’nin kaldırılabileceğini düşünüyor.

Ailelerden, dershanelere harcadıkları paranın yarısını devlete vermelerini isteyecekler ve o ailenin çocuğuna istediği üniversiteye girme hakkı verecekler.

Ailelerden alınan parayla da- ki bu yıllık 2.5 milyar dolarlık bir tutar olacak-hayli güçlü bir eğitim fonu oluşturulacak. Bu para eğitim sisteminin güçlendirilmesine ve yeni sistemin oturtulmasına harcanacak. Üç yıl boyunca daha önceden ödediği paranın sadece yarısını devlete ödeyen aileler, sürenin sonunda ÖSS gibi bir sınava filan girmeden istedikleri üniversiteye girip okumaya başlayacaklar.

Böylece arzu ettiği meslekte okuyup hayatta başarılı olma şansını yükselten gençler, bunun yanında imtihan, tercih gibi psikolojik yükü ağır işlemlerden de kurtulmuş olacaklar.

Yapılabilir mi?.. Mantıken ve kağıt üzerinde öyle gözüküyor.

Riski var mı? Gayet tabii ki var...

Bu kadar fazla insanı alakadar eden bir sistemle oynamak gayet tabii ki risklidir.

Bu yüzden bu tür işlere cesur siyasetçiler girişebilir ancak.

Türkiye’nin de sorunu o kadar fazladır ki; siyasetçi cesur olmazsa silinir yok olur gider.

Serdar TURGUT