Türkiye’deki iktidardaki AKP ile laik ve milliyetçi kesimler arasındaki sorunlar, Batı basınının ilgisini çekmeyi sürdürüyor. İngiliz The Guardian gazetesi,  Laik kesimlere ağır eleştirilerde bulunan gazete, Boğaz’da dalgalanan Türk bayrakları için “nerdeyse rüzgar türbinleri kadar çirkin” ifadesini kullandı.

The Guardian gazetesi, kıdemli dış politika muhabiri ve köşe yazarı Jonathan Steele imzalı, İstanbul kaynaklı yorumunda AKP’ye büyük destek verirken “Asıl mücadele Türkiye'nin içinde, sınırlarında değil” görüşünü dile getirdi. “Asıl meselenin, İslam ile modernite arasında değil, laiklerin, sınıfsal önyargıya ve hayale dayanmaya son verip veremeyeceği olduğu” savunulan yorumda, Boğaz’da dalgalanan Türk bayrakları için “nerdeyse rüzgar türbinleri kadar çirkin” ifadesini kullandı.

Türkiye’de dile getirilen, AKP’nin her zaman bir şeyler ispatlaması gerektiği yolunda görüşlerine de yer veren gazete, son aylarda AKP’nin milliyetçi olduğunu kanıtlamak zorunda kaldığı belirtilen yorumda ordunun Kuzey Irak’a girmek istediği, hükümetin ise tereddüt gösterdiği kaydedildi.

Ordu’nun anamuhalefet partisi ile birlikte belki AKP’nin “zayıf ve vatansever olmayan” bir portresini çizmeye çalıştığı öne sürülen yorumda sınır ötesi perasyonu konusunda “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şimdiye kadar buna direndi, bu hafta cesaretle Irak’taki her PKK gerillasına karşı Türkiye içinde 10 tanesinin bulunduğunu söyleyerek. Mücadele, Türkiye içinde verilmeli, Türkiye dışında değil dedi” diye yazıldı.

AMERİKAN KARŞITLIĞI ORDU VE LAİKLERDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR

Türkiye’deki milliyetçiliği kısmen AB’nin alevlendirdiği, diğer bir faktörün de ABD karşıtlığı olduğu savunulan yorumda “Amerikan karşıtlığının, paradoksal olarak İslamcılardan çok daha sık sık ordu liderliği ve laikler arasında bulunduğu” iddia edildi.

The Guardian, Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki dev gösterilere değinirken de ilk bakışta göstericilerin Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığına da karşı çıkmalarının AKP’nin ekonomi ve reform alanlarındaki iyi performansının karşısında garip gibi geldiğini belirtirken kalabalıkların İslamcıların şeriat getirmeleri ve türban yasağını kaldırmalarından kaygı duyduklarını kaydetti.

LAİKLER DAHA DAR GÖRÜŞLÜ

Ancak türban kullanan kadınlar oranının düştüğüne yolundaki araştırmalara dikkat çekilen yorumda gösterilerin olumlu yönünün sivil toplumunu temsil ettiği yolundaki görüşlerine yer verdikten sonra bunların olumsuz tarafının ise “Türkiye’nin İslamcılar ile demokratlar arasında bölünmüş bir ülkenin sahte imajının güçlendirebilmesi” olduğu savunuldu. Gazete şu görüşleri de dile getirdi:

“Asıl laikler, AKP’ye göre, daha dar görüşlü ve milliyetçi olmaya eğilimli ve elbette ki daha elitist. Göstericiler, büyük ölçüde orta ve üst sınıf mensupları idi ve göç karşıtı güçlü önyargıları vardı. Burada söz konusu, bir zamanlar iktidarı elde tutan, köylülerin kente gelmelerinden ve seçimleri kazanma güçlerinden rahatsız olan bir grup.”

İngiliz gazetesi, AKP’nin laik kurumlara dokunmak için hiç bir şey yapmadığını belirttikten sonra, meseleyi İslam ile modernite arasındaki bir mücadele olarak göstermenin de yanlış olduğunu savundu.

Yorum şöyle devam etti:

“AKP, Kürt sorunundan Ermeni sorununa kadar bir çok tabunun kırılmasına yardımcı oldu. Eski elide göre, daha çok Avrupalı ve küreselleşmeden yana. Asıl mesele, laik cumhuriyetin kurucusu Kemal Atatürk’ün doktrini olan Kemalizm’in modernize edilip edilmeyeceği. Ülkenin laikleri yine ilerici ve açık görüşlü bir siyasi parti oluşturarak sınıfsal önyargılara, İslamlaşmaya ilişkin hayallerin manipülasyonuna ve son çare olarak ordunun şatranç masasını yerle bir etmesine dayanmayan, İslamcılarla yarışma yolu bulabilir mi?”

(ANKA)