BU yazı bir dosta veda yazısı değildir. Bu yazı 85 yılı 50 yıla sığdırdığı için erken ölen bir insana ağıt yakmayı hiç istemiyor.

Bu yazı zaten kendisine teslim edilen "başarılı gazeteci", "cesur insan", "candan dost" gibi sıfatları tekrar etmek için de yazılmıyor.

Hatta yazı amacı açısından, belki daha net anlaşılır beklentisiyle, geç bırakılmış bir yazıdır.

* * *

İngilizce’deki bazı kelimelerin Türkçe’de tam karşılığını bulamıyorum. En azından ben beceremiyorum. Bu yazının belkemiğini İngilizce’de "pioneer" olarak geçen kelime oluşturuyor. "Öncü", "yol gösteren", "yol açan" sözcükleri karşılığı olarak kullanılabilir ama hiçbirisi "pioneer" kelimesinin yüklendiği sembolik anlamı taşımıyor.

Bir kişiye "pioneer" denmesi için onun daha önce gidilmemiş, gidilmeye cesaret edilmemiş veya basitçe gidilmesi akıl edilmemiş bir yoldan tüm riskleri yüklenerek gitmiş olması gerekir. Ayrıca, o yoldan gitmenin faydalı, doğru, verimli olduğu o gittikten sonra anlaşıldığı için sonradan peşinden birçok insanı sürüklemiş olması da şarttır.

"Pioneer" daha önce kimsenin gitmediği yolda giderken Frank Sinatra’nın "My way" şarkısını sever ama sonradan o yol insanlarla dolar taşar.

* * *

Bir Osmanlı paşası olarak Mustafa Kemal bu topraklarda yetişmiş en büyük "pioneer"dir. O İstanbul’dan Samsun’a yola çıkarken yalnız adamdır, belki de dudağına dönemin "My way" şarkısı pelesenktir ama "cumhuriyet yolu" o bütün riskleri alıp gittikten sonra tek onun değil, tüm cumhurun kulvarında koştuğu yol olmuştur.

Cumhuriyet kavramını Atatürk yaratmamıştır ama bu topraklarda o yolun ilk yolcusu olmuştur.

Tersine, silah arkadaşı İsmet İnönü 1946’da "demokrasi yolu"nu göremediği, o yolu seçemediği, o riski alamadığı için çok değerli bir asker, muhteşem bir müzakereci olmasına rağmen "pioneer" olamamıştır.

* * *

Ufur Güldemir de bir "pioneer", bir "öncü", bir "yol gösteren", bir "yol açan"dır ve bu yazının amacı bunun kayıtlara geçmesidir.

Ufuk Güldemir, Habertürk Televizyonu’nukurduğu için bir "pioneer" değildir.

Ufuk Güldemir, Habertürk adı altında Türkiye’de ilk internet gazeteciliğini kuran kişi olduğu için bir "pioneer"dir!

* * *

İnternet gazeteciliği geleceğin gazeteciliğidir. Maalesef, bildiğimiz "káğıt baskısı gazetecilik" artık ölmektedir. Geçen yıl "internet gazeteleri"nin reklam geliri ABD’de "káğıt gazeteler"in gelirini geçmiştir. Neden? Çünkü "internet gazeteleri" daha kolay okunur, daha rahat ulaşılır hale gelmişlerdir.

Bugün Türkiye’de de büyük gazetelerimiz "internet gazeteciliği" üzerinden büyük bir rekabet yaşamaktadır. Birçok da sade "internet gazetesi" var. Ancak, büyük gazetelerin dahi akıl edemedikleri bir dönemde, 1990’ların sonlarında Ufuk Güldemir her şeyi bıraktı, her türlü riski aldı ve ilk Türk haber portalını kurdu.

* * *

Bir gün gelecek, káğıt gazeteler tarih-nostalji olacaklar. Herkes gazeteleri internetten okuyacak. Birileri soracak:

"Türkiye’de internet gazeteciliğinin önünü ilk kim açmıştı?"

Cevap:

"Ufuk Güldemir!"


Cüneyt Ülsever/Hürriyet