AKP ve CHP Mecliste yalnız kendilerinin olmasını ve 5 yıllık sistemin devamını istediklerinden yeni bir strateji uyguluyorlar: İki parti de kendileri dışındaki partilerin barajı aşamayacağı söylentileri pompalıyorlar.

Bunun amacı insanları oy vermeyi düşündükleri partilerin barajı aşamayacağına inandırıp oylarını çekmek. Gerçekten de son zamanlarda bu konu bu partilerin yandaşı olan medyada devamlı işleniyor.

Oysa araştırma sonuçları hiç de öyle göstermiyor. Parayı verenin düdüğü olmayan ciddi araştırma kuruluşlarının anketlerine göre DP, MHP ve Genç Parti’nin meclise girmeleri çok muhtemel. Bu partilerin -uygar ülkelerin hiç birinde görülmemiş yükseklikteki baraj nedeniyle- TBMM dışında kalmaları demokrasimize ağır bir darbe daha vuracaktır.

Muhalefette oy kaybetme başarısını gösteren ve 5 yıl boyunca nasıl-muhalefet-yapılmaz örnekleri sergilemiş olan CHP, şimdi barajdan medet umuyor. Görünüşe göre CHP bu sefer 2002’den fazla oy alacak ama bunun nedeni bazı insanların şeriat korkusu yüzünden istemeyerek de olsa bu partiye yönelmesi. Ne kadar basiretsiz bir parti olduğunu bile bile, CHP’ye oy verirsek belki AKP’nin koltuk sayısı azalır diye düşünüyorlar.

Bu çok büyük bir yanlış. CHP zaten meclise giriyor. CHP’ye verilecek oylar  AKP’nin yeniden tek başına iktidar olmasını sağlayabilir. AKP’nin güç kaybetmesi için tek şart DP, MHP ve Genç Partinin meclise sokulmasıdır. Mecliste ne kadar çok parti temsil edilirse o kadar iyidir. Bu yüzden propagandalara kanmayın, gidin oyunuzu inandığınız partiye verin.  Partinizin meclise girmesine sadece ve sadece siz karar verebilirsiniz.

Baraj sınırındaki partilerin seçmenlerine bu yüzden büyük sorumluluk düşüyor.  Kendi partilerinin barajı aşamayacağı inancıyla CHP’ye verecekleri her oy AKP’ye verilmiş gibi olacaktır.

Bir de bağımsız adaylar konusu var. Kürtçü partilerin TBMM’ye girişini engellemek için konulmuş olan %10 barajı artık fayda sağlamıyor. Güneydoğu’da  Kürt adayların bağımsız aday olarak baraj engelini aşabilecekleri anlaşılıyor.

Bir de İstanbul’dan aday olan Baskın Oran gibiler var.  Baskın Oran “ezilenleri” temsil edeceğini, onların haklarını koruyacağını belirtiyor. Bunların arasında sanatçılar, eçcinseller, sakatlar, çingeneler vb. olduğunu söylüyor. Söz konusu gruplar arasında korunması gerekenler gerçekten var.          

Baskın Bey, İstanbul’da hatırı sayılır oranda oy alıp iki-partili-meclise katkıda bulunabilecek gibi görünüyor. Eğer seçilirse bizleri de parçası olduğu neo-liberal-solculardan (yeni mürteciler) korumalı çünkü onlar da demokrasi adı altında Türkiye’yi eziyorlar.

vedatsertoglu@haberturk.com