ÖNCE "10'UNCU DALMAZ CENTER ÇIKARMASI"NIN HABERİ: 

Beşiktaş'ta, kumar oynatıldığı gerekçesiyle daha önce 9 kez yasal işlem yapılan Dalmaz Center'a  aynı gerekçeyle düzenlenen baskında 6'sı kadın 87 kişi gözaltına alındı.
 
Etiler Nispetiye Caddesi'ndeki “Dalmaz Center” adlı eğlence merkezinde gece saatlerinde kumar oynatıldığı yönünde ihbar alan Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, söz konusu yere baskın düzenledi.
 
Baskın sonucu, eğlence merkezinde bulunan ve kumar oynamakta kullanılan bir rulet masası, kağıtlar ve yüzlerce pul ile çeşitli malzemeler ele geçirildi. Bunun üzerine iş yerinde olan, aralarında kumar oynatan kişilerin de yer aldığı belirtilen 6'sı kadın 87 kişi polislerce gözaltına alındı.
 
Götürüldükleri Levent Polis Merkezi'nde ifadeleri alınan şüphelilerden 73'ü, 150'şer YTL para cezası kesilerek serbest bırakıldı. Kumar oynattıkları öne sürülen diğer kişilerin ise mahkemeye sevk edileceği belirtildi.
 
Daha önceden de ilçe emniyet ya da Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince 9 kez baskın yapılan eğlence merkezi kumar oynatıldığı iddiasıyla mühürlenmişti.

PEKİ BU NE DEMEK? İŞTE CEVABI:
 
DEVLET ORAYA DALAR AMA ÇIKAMAZ...
 
Kumarhaneleri yönetemeyip "mafya"ya teslim eden devlet, "madem yönetemiyorum öyleyse kapatıyorum"diyerek Türkiye'de kumarhaneleri yasakladı.
 
Vatandaşın gazına gelen birileri sandı ki; Yasaklayınca, artık kimse kumar oynayamayacak.Oysa, vatandaşları kumara karşı bilinçlendirmek devletin işi değildir. Devlet kumarı teşvik  edemeyeceği gibi, yasaklayamaz da... Kumar oynayıp oynamamak vatandaşların kendi tercihidir. Devlet ne yapar; Vergileri yüksek tutar, kurallarını koyar, denetler...
 
Çünkü devlet "vatandaşın aptal olduğu, devlet eliyle eğitilirse doğruyu bulacağı varsayımıyla" hareket edemez.Kumarhaneyi yasaklamak iste tam da bu yargının sonucu.
 
Oysa vatandaş yasaklanınca, devlet ise serbest bırakılınca kötü yola düşer...
 
Kumar oynamamak kimimiz için bir "erdem" olabilir. Ama "erdem kazandırmak" devletin işi değildir.
 
Devlet eliyle "erdem" kazanılsaydı, kutsal kitaplar peygamberlere değil, parlamentolara inerdi.
 
Devletin vatandaşın gazına gelerek "kumarhaneleri  yasaklaması" politikasının tutmadığı açık.
Polis, Dalmaz Center'a dalıyor, dalıyor ama bir türlü çıkamıyor.
 
Belli ki, bu konuda vatandaştan gelen bir talep var. O halde devletin yapması gereken bu talebi
dikkate alan  düzenleme yapmak. Memurunu, bu luzümsuz baskınlarla uğraştırmak yerine, doğru
düzenlemeyi yapıp, kuralları, sınırları belli biçimde kumarhane açılmasına izin vermek.
 
Çünkü, bu politikayla bir yandan yüksek vergi aldığı bir alandan vergi alamıyor, bu yetmiyormuş
gibi, vatandaşın güvenliğini sağlamakla görevli polisi, sonuçsuz, anlamsız baskınlarla gereksiz
yerde çalıştırıyor.
 
Neymiş efendim: Vatandaş, gidip parayı kumara yatırıyor, sosyal dramlar çıkıyor.
 
Peki maaşının tamamını sayısal lotoya yatırıp, batıran kişi ne yapıyor?
 
Kendi eliyle sayısal loto oynatan devletin, kumarhaneyi yasaklamasının mantığı var mı? iddaa'da, Ganyan'da kaybeden ne oluyor?
 
Ya devlet aklını başını alıp, kumarhane işine dünyanın bulduğu gibi mantıklı bir çözüm bulacak, ya da Dalmaz Center'a dalmaya devam edecek...
 
Kumarhaneyi yasaklayarak, en akılalmaz kumarı oynayan devletin, bu kumarı kaybettiği artık ortada.
 
Devlet, yalnızca iyi aile babalarının değil, aynı zamanda kumardan hoşlanan vatandaşların da devletidir.
 
Yasaklayınca, vatandaş kumar oynamaz yalanını bitirmenin zamanı çok gelmiş ve geçmiştir.
 
Bu kadar gerekçe yetmediyse işte bu da sonuncusu: Din günah diyor diye kumarı yasaklamak "Laik rejimi tehlikeye sokar."
 
DEJAVU: HABERTÜRK, SİZİN HOŞUNUZA GİDECEK ŞEYLERİ YAZMAK İÇİN KURULMADI.
 
BİR CAN PULAK OKURU'NDAN