Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin, İslam kültürüyle demokrasiyi iç içe yaşayan önemli bir örnek olduğunu belirterek, ''Türkiye'nin yaşam standartlarını beğenen ülkeler var. Bu ülkeler diyorlar ki, (Bu Türkler Müslüman ama insan hakları, demokrasi ve laiklik konusunda Avrupalılar gibi. Bunu biz de yapabiliriz)'' dedi.

ASPEN Enstitüsünce, Four Seasons Hotelde düzenlenen ''AB'nin Ötesindeki Avrupa'' konferansının açılış yemeğinde konuşan Bağış, Osmanlı'nın en kötü döneminde bile ''Avrupa'nın hasta adamı'' olarak nitelendirildiğini, kimsenin Osmanlı'ya ''Asya'nın hasta adamı'' demediğini söyledi.

Bağış, Türkiye'nin tarihinin en iyi ve en dinamik dönemini yaşadığını belirterek, ''(Türkiye Avrupa'nın neresinde yer almalıdır) diye sorulduğunda, bunun cevabı (Avrupa'nın tam ortasında) olmalıdır'' diye konuştu.

Bakan Bağış, Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 60'ının Avrupa ile gerçekleştiğini, 1960'lardan bu yana Gümrük Birliği içinde yer alan Türkiye'deki bankaların hepsinin karda olduğunu, ekonomik büyümenin Avrupa'da yüzde 1 iken, Türkiye'de yüzde 5'lerde seyrettiğini vurguladı.

Avrupa'daki yaş ortalaması 42-43 olmasına rağmen Türkiye'nin genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğunu, Türkiye'deki ekonomik büyümenin çok uzun bir vadeye dayandığını belirten Bağış, şöyle konuştu:

''İş alemine sesleniyorum; yatırım yapılacak yer Türkiye ve şimdidir. Türkiye, Avrupa'nın enerji kaynakları açısından önemli bir konjonktürde bulunuyor. Buna rağmen biz AB'de enerji konusuyla ilgili müzakereleri açamıyoruz. AB ile ilgili bir diğer konu da entegrasyondur. AB'nin Türkiye'ye tutumu dünyadaki bütün Müslümanlar tarafından yakinen takip ediliyor. Türkiye, İslam kültürüyle demokrasiyi iç içe yaşayan önemli bir örnektir. Türkiye'nin yaşam standartlarını beğenen ülkeler var. Bu ülkeler diyorlar ki, (Bu Türkler Müslüman ama insan hakları, demokrasi ve laiklik konusunda Avrupalılar gibi. Bunu biz de yapabiliriz). Türkiye örnektir demiyorum ama bir esin kaynağıdır. Türkiye'nin askeri gücü de Avrupa'nın en önemli güçlerinden biridir. Güvenlik ve politika bizim geleceğimizi birleştiriyor. Bu bir kazan-kazan politikasıdır. Avrupa Türkiye için ne kadar önemliyse Türkiye de Avrupa için o kadar önemlidir.''

Bağış, Türkiye için AB müktesebatının çok önemli olduğunu, Türkiye'nin bütün kriterleri yerine getirdiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''50 yıl öncesine göre daha şeffaf olduğumuzu özellikle belirtmek isterim. Bu ülkede bir zamanlar başbakan ve bakanlar asıldı, kitaplar yakıldı. Bu şehrin belediye başkanı bir şiir okuduğu için hapse atıldı ki, şimdi kendisi Başbakanımızdır. İnanıyorum ki AB müktesebatı bizim değişimimize büyük katkı sağlayacaktır. Avrupa'dan bazı beklentilerimiz var ki, bunun başında adil müzakere süreci vardır. 32 faslın 13'ünü açtık. Geri kalan fasılların birçoğunu politik sebeplerden dolayı açamıyoruz. Bunlar çok zor bir durum yaratıyor. Biz Türkiye ile Avrupa'yı bir araya getirmeye çalışıyoruz. Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği AB'yi taçlandıracaktır.''

''VİZE İŞKENCESİNE SON VERİLMELİ''
Bağış, Türkiye'ye uygulanan vize sisteminin önemli bir sorun teşkil ettiğini, ikinci dünya ülkelerinin bile Avrupa'ya vizesiz girebildiğini ama Türk vatandaşlarının, özellikle de iş adamlarının vize sorunu yaşadığını dile getirerek, ''Vize işkencesine son verilmesi gerekiyor. Benim vatandaşlarım bunu hak etmiyor'' dedi.

Türkiye'nin terör konusunda da Avrupa'dan gerekli işbirliğini göremediğine dikkati çeken Bağış, şöyle konuştu:

''Terörle mücadele konusunda ortaklığımızı artırmalıyız. Türkiye, El Kaide ile mücadeleye tam destek veriyor ama PKK'lılar Avrupa'da tutuklanınca serbest bırakılıyor. Türkiye'de AB konusunda halka sorulmuş, 'AB'ye girmek istiyor musunuz?' Yüzde 54'ü 'evet, girmek istiyoruz' demiş. 'Türkiye'nin AB'ye alınacağına inanıyor musunuz' diye sorulmuş. Yüzde 67'si 'Türkiye kabul edilmeyecektir' demiş. Gördüğünüz gibi vatandaşımın 3'te 2'si başaramayacağımızı söylüyor. Bunun için sizden yardım istiyorum.''

Bağış, Kıbrıs konusunun da AB sürecinde Türkiye'nin önünde önemli bir engel oluşturduğunu belirterek, Kıbrıs konusunda akılcı bir çözüm bulunması, Kıbrıs'ın bir ön koşul, bir sorun olarak Türkiye'nin önüne getirilmemesi ve sorunun mutlaka çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin biraz daha desteğe ihtiyaç duyduğunu ve dostlarının Türkiye'nin sesini duyurmasına yardımcı olması gerektiğini anlatan Bağış, ''Şuna büyük bir içtenlikle inanıyorum ki, aklı selim daima hakim olacaktır. Türkiye'nin üyeliği hem AB hem de Türkiye için faydalı olacaktır. Türkiye'yi AB şemsiyesinin altına getireceğiz'' dedi.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin daha demokratik daha çağdaş, daha müreffeh bir ülke olma kararlılığı ve azmi içerisinde olduğunu belirterek, bugüne kadar yüzleşilemeyen birtakım sorunları masaya yatırma zamanının geldiğini belirtti.

Bağış, hayvan hakları konusunda görüşlerini paylaşmak isteyen Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat ve aralarında sanatçıların da bulunduğu bir grup hayvan hakları savunucusunu kabul etti.

Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABGS) Ortaköy Ofisi'nde gerçekleşen görüşmenin başında konuşan Bağış, Türkiye'de hayvan haklarıyla ilgili farklı bir bakış açısına kavuşulan bir dönemin yaşandığını belirterek, bu konuda hassasiyet gösteren bütün gönüllülere teşekkür etti.

Türkiye'de her konuda farklı bir dönüşüm yaşandığını ifade den Bağış, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Biz bunu AB standartlarında bir ülke olmak diye adlandırıyoruz. Sonuç olarak Türkiye daha demokratik, daha şeffaf, daha çağdaş, daha müreffeh bir ülke olma kararlılığı ve azmi içerisinde. Daha şeffaf derken, bugüne kadar yüzleşemediğimiz bir takım sorunları belki artık masaya yatırma vakti geldi. Bunlar her ülkede olabilen şeyler, Türkiye'ye has konular değil. Ancak artık bu sorunlara neşter vurmanın ve bunları ülkemizde en aza indirgemenin, mümkünse tamamen ortadan kaldırmanın yollarını birlikte aramak durumundayız. Başka türlü AB standartlarında bir ülke olamayız, başka türlü kendi bölgemizdeki insanlara, milletlere ilham kaynağı olamayız, başka türlü gelecek nesillere saygı duyacakları bir miras bırakamayız.''

Bağış, görüşmede hayvan hakları konusunda yapılması gereken çalışmalarda işbirliği, atılması gereken adımlarda AB fonlarının kullanımı, kurulması gereken barınaklarda standartların nasıl sağlayabileceği gibi konuları ele alacaklarını kaydetti.

YONCA EVCİMİK VE DOĞA RUTKAY
Sanatçı Yonca Evcimik de, daha önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile de görüştüğünü hatırlattı.

Evcimik, bu görüşmelerde hayvanlara yönelik suçların Kabahatler Kanunu kapsamından çıkarılarak Ceza Kanunu kapsamına alınması gerektiği görüşünü ifade ettiklerini belirterek, ''Suç olarak kabul edilmesi, kabahat olmadığını ve hayvan haklarıyla ilgili birçok konuda da değişiklik yapılması gerektiğini Başbakan'la paylaştık. Bununla ilgili çalışmalar yapılacağı ve inşallah bunların en geç seçim sonrası düzeleceği sözünü aldık kendisinden'' dedi.

Topbaş ile de sosyal sorumluluk projelerinin başlaması için el sıkıştıklarını aktaran Evcimik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Görüşmelerimiz ve çalışmalarımız sürüyor. Türkiye genelinde bir çalışma yapabilmek için Sayın Bağış'tan yardım istedim. Kendisi daha önce aradı beni, 'çok güzel şeyler yapıyorsunuz. Bu AB için çok önemli, ne yapabiliriz beraber' diye... Dolayısıyla şimdi buradayız. İnanıyorum ki verilen bütün sözler tutulacak. Çünkü çok sorgulanıyor bu. İnanıyor musunuz verilen sözlerin tutulacağına diye... İnanmak, başlamak yapılacak işin yarısıdır. Hep birlikte siz de şahit olacaksınız bunlara.''

Bağış'ın, ''O sorgulayanlara şunu sor, 'bugüne kadar söz verip de tutmadıkları tek bir örnek gösterebilir misiniz' diye sor'' sözü üzerine Evcimik, ''O aklıma gelmedi. Ben en azından bu konuda bu işin arkasındayım'' dedi.

Bunun üzerine Bağış da, ''Bizim farkımız ya söz vermeyiz, ya verirsek de sonuna kadar tutarız. En duyarlı kişi de sayın Başbakanımızdır, bundan kimsenin şüphesi olmasın'' diye konuştu.

HAYTAP Yönetim Kurulu Başkanı Şenpolat'ın ''Yasanın değişişeceğine dair sizden söz alabilir miyiz kameraların önünde?'' diye sorması üzerine Bağış, şunları söyledi:

''Sayın Başbakanın söz verdiği bir konuda benim bir kez daha söz vermem benim anlayışıma sığmaz. Başbakanımızın sözü bizlere talimattır. Onun için gerekli yasal çalışmaları eminim ki arkadaşlarımız başlattı bile. İnşallah en kısa sürede o da gerçekleşecek. Mantıklı ve gerekli bir talep. Bu ayıplarımızı hep birlikte ortadan kaldıracağız inşallah.''

Doğa Rutkay da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bu tür konulara duyarlı olduğunu belirterek, ''Hayvan hakları söz konusu olduğu zaman çağrıldığımda canla başla hemen gidiyorum'' dedi.

Rutkay, ''Bugün bile hayvan hakları için görüşmeye gidiyoruz dediğimizde 'bu kadar insan varken hayvanlara niye böyle bir öncelik gösteriliyor' diye açıklamalar olduğu sürece bu konuda ilerlemek çok kolay olmayacak diye düşünüyorum'' şeklinde konuştu.

Görüşmeye katılan Ahmet Kemal Şenpolat, Yonca Evcimik, Doğa Rutkay, Tuna Arman, Billur Kalkavan, Neslihan Yargıcı, İzzet Öz gibi isimlerin yakalarına üzerinde Türkiye ve AB bayrağı bulunan rozet taktığı görüldü.

Avrupa Birliği Genel Sekreteri Büyükelçi Volkan Bozkır'ın da katıldığı görüşme, daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

 

AA