Lambda İstanbul Derneği'nin mahkeme kararı ile kapatılmasına tepkiler sürerken, İstanbul Milletvekili Ufuk Uras farklı cinsiyetlerle ilgili Anayasa'da düzenlemeler yapılması gerektiğini savundu.

Lambda İstanbul Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Travesti, Transseksüel (LGBTT) Dayanışma Derneği tüzüğünün 2'nci maddesinin, Anayasa'nın "ailenin korunması"na ilişkin 41'inci maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun "Hukuka veya ahlaka aykırı amaçlarla dernek kurulamaz" hükmünü içeren 56'ncı maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle açılan davada Beyoğlu 3'üncü Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kapatılmasına tepkiler devam ediyor. ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, Lambda İstanbul Temsilcisi Sedef Çakmak, Amargi Kadın Akademisinden Sosyolog Pınar Selek, İnsan Hakları İzleme Örgütü temsilcisi Emma Sinclair-Webb ve Mor ve Ötesi Grubu'nun davulcusu Kerem Kabadayı Taksim Hill Otel'de ortak bir basın toplantısı düzenledi. Milletveki Uras, "erkek egemen" bir parlamentodan geldiğini belirterek, "Farklı cinsel tercihler dediğinde bir duvarla karşılaşıyorsunuz. Homofobiğin nasıl bir sapkın yaklaşım olduğunu görüyoruz. Militarizmin izin verdiği kadar yaşam alanını asla kabul etmiyoruz. Özgürlükçü bir siyasete davet ediyoruz. Medyanın da cinsiyetci tavırları sorgulaması lazım. Kabullenilmiş çaresizliği kabullenmememiz lazım. Eşitlik her türlü özgürlüğün ön koşuludur. Farklı cinsiyetlerle ilgili düzenlemeler Anayasa değişikliğinde yer almalı. Bununla ilgili ilk adımın atılabileceğini düşünüyorum" dedi.

Kararın evlerinden, dar sosyal çevrelerinden çıkmayan kendilerini tanımlayamadıkları için 'sapık ve anormal' olduklarını hisseden eşcinselleri daha büyük bunalımlara sürükleyeceğini ileri süren Pınar Selek, "Lambda, kaç eşcinseli intiharın eşiğinden çekip aldı. Biliyor musunuz? Bu karar, eşcinseller üzerindeki toplumsal baskıyı artıracak ve örgütsüz olduğu için kendilerini güçsüz hisseden eşcinselleri daha çok sıkıştıracak. Bu nedenle karardan sonra ben örgütsüz eşcinsellerin ağladığına tanık oldum. Karar, Türkiye'deki tüm eşcinselleri hedef haline getirmiştir" dedi.

"MOR VE ÖTESİ" DE TEPKİLİ

İnsan Hakları İzleme Örgütü adına Emma Sinclair- Webb ise, "Eğer insan hakları izleme örgütü bu kapatma kararını Türkiye'de gay, lezbiyen, travesti ve transeksüel insanlara karşı resmi tahammülsüzlüğünün kanıtı olarak görmektedir. Türkiye'de sivil toplum girişimleri aleyhine açıklamaları ile üst düzey devlet görevlilerinin insan hakları savunucularına saldırılara dolaylı olarak da olsa hizmet etmiş olmaları konusunda örnek bulmakta zorluk çekmeyeceğimizi hepiniz biliyorsunuz. Savcıların ve mahkemelerin bu nefret dolu saldırılara maruz kalanların örgütlerini kapatmak yerine onlara adelet sağlama yerine bu suçları soruşturma zamanı gelmedi mi?" diye konuştu.

Grup olarak sosyal sorumluk çerçevesinde yer alan bir çok şeye destek verdiklerini hatırlatan Mor ve Ötesi Grubu'nun davulcusu Kerem Kabadayı da, "Eğer ahlak aranıyorsa siyasi ve iş ahlaklarında aransın. Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır. Bizim burada bulunmamız bir meydan okumadır" ifadesini kullandı.

İHA