Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik, İzmir'de yapılan son kamuoyu yoklamalarına göre oy oranları açısından AK Parti ile CHP arasındaki makasın kapandığını söyledi. Ege bölgesi milletvekilleri ile bugün bir toplantı gerçekleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın toplantıda paylaştığı son kamuoyu çalışmalarına ilişkin İzmir'le ilgili bir soruya cevaben konuşan Çelik, "İzmir'de il genelinde kafa kafaya bir durum var. Çok büyük bir fark söz konusu değil." dedi.

AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında ilk olarak toplantıya ilişkin bilgi veren Hüseyin Çelik, Ege milletvekillerinin yanı sıra toplantıya Düzce, Bartın, Zonguldak ve Eskişehir'den 101 katılımcının iştirak ettiğini söyledi. Çelik, 20 katılımcının söz aldığı toplantının son yarım saatinde de Erdoğan'ın bütün illerdeki oy oranlarını heyetle paylaştığını aktardı.

Çelik, "Her ilin kendine mahsus bir durumu var. Bu bütün illerle ilgili olarak genel manada bir şey söyleyebilirim. Bu illerin hepsinde AK Parti oyunu koruyor, 2011 seçimlerindeki oyunu koruyor. Birçok ilde de bunun üzerinde bir performans gösterildiğine şahit oluyoruz. En kötü olduğu ilde 2011'deki orandadır. Üzerinde olduğu il var, 2011in altında olduğu il yok." dedi.

Çözüm süreci ile birlikte AK Parti'nin Doğu ve Güneydoğu illerindeki oy oranlarının artıp artmadığı sorulan Çelik, "Hassaten doğu ve güneydoğuda AK Partiye yönelik bir çalışma yapılmadı. Diyarbakır, Batman, Mardin, Şırnak ve Hakkari'de BDP öndeydi. Tunceli'de de CHP vardı. Onun dışında AK Parti bütün bölgedeki bütün illerde birinciydi. Yeni anket olursa paylaşırız." cevabını verdi.

İzmir'deki rakamlar sorulan Çelik, "İzmir'de il genelinde kafa kafaya bir durum var. Şu anda İzmir'in 31 ilçesi var. 30'unda CHP'li belediyeler var, büyükşehirde de CHP'li belediye var. Ama İl Genel Meclisi oylarına göre biz CHP'ye çok yaklaşmıştık. Aramızda CHP şu anda birinci parti görülüyor. Ama aradaki makas kapanış durumda. İzmir'de çok büyük bir fark söz konusu değil" dedi.

HAKAN ŞÜKÜR'ÜN TEKLİFİ

Kendisine eski milli futbolcu ve AK Parti milletvekili Hakan Şükür'ün, İstanbul Büyükşehir Belediye Spor'un isminin Diyarbakır olarak değiştirilmesi yönündeki teklifi sorulan Çelik, bunun iyi niyetli bir öneri olduğunu söyledi. Ancak bunun gerçekleşmesi çok mümkün gözükmeyen bir teklif olduğunu vurgulayan Çelik, bu isim değişikliğinin de pratikte bir faydası olmayacağını ifade etti.

'İÇİŞLERİ BAKANLIĞI VE GENELKURMAY ARASINDA PROTOKOL YOK'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik, PKK'nın geri çekilmesi ile ilgili İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında bir protokol çalışması olmadığını söyledi. Bugün bazı gazetelerde bu konuda yer alan haberlere ilişkin konuşan Çelik, "O zaman bugün gazetelerde yer alan adına çıkış protokolü denen şey bir protokol değildir. Bu kanuna göre İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında sözünü ettiğimiz hususlarla ilgili olarak esasların belirlenmesinden ibarettir." dedi.

Hüseyin Çelik, konu hakkında AK Parti Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyerek soruları cevapladı. "Bugün bazı gazetelerde bir protokolden söz ediliyor, adına da çıkış protokolü denen bir protokolden söz ediliyor. İçişleri Bakanı bir basın toplantısında böyle bir protokol olmadığını söyledi. 'Protokol yoksa bu nedir' diye aklınıza gelebilir. Yapılan şey şudur; 1996 yılında çıkan 5442 sayılı il idaresi kanununun 10. maddesinin d bendine göre yapılan bir çalışma var şu anda. Daha önce EMASYA protokolü de bu kanunun sözünü ettiğim ilgili maddesine dayanılarak çıkarılmıştı. Malum hükümetimiz döneminde EMASYA protokolü iptal edildi. İlgili bölümü okumak istiyorum; yapılmak istenen işin mahiyetini de bu bölüm ihtiva eder. İnternetten de bulunabilir. Orada ne yazıyorsa o yönde bir çalışma yapılıyor. 'Birden fazla ili içine alan olaylarda ilgili valilerin isteği üzerine aynı veya farklı askeri birlik komutanlarına kuvvet tahsis edilmesi durumunda iller veya kuvvetler arası işbirliği koordinasyon kuvvet kaydırılması emir komuta ilişkileri ve gerekli görülen diğer hususla yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslara göre yürütülür.' O zaman bugün gazetelerde yer alan adına çıkış protokolü denen şey bir protokol değildir. Bu kanuna göre İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında sözünü ettiğimiz hususlarla ilgili olarak esasların belirlenmesinden ibarettir." diye konuştu.

Bunula ilgili yapılan bir çalışmanın medya tarafından ele geçirildiğini belirten Çelik, "Belki daha ham haldeyken, belki çalışma devam ederken elde edilmiş olan bir haberdir. Bir protokol değildir. Sözü edilen esasların belirlenmesi ile ilgilidir. EMASYA Protokolu ortadan kalktıktan sonra bu anlamda boşluğun varlığı hissedildi ki bu esasları belirlemek üzere bu süreçte de üzerine çok vazife, iş düşen, bu sürecin olmazsa olmazları konumunda olan İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı bu anlamda bazı esasların belirlenmesi ile ilgili olarak bir çalışma yürütüyor. İşin özü budur. Bunun dışında yapacağım bir açıklama yok." diye konuştu.

Bir gazetecinin "Esasların belirlenmesinden neyi anlayalım?" şeklinde bir soru yöneltmesi üzerine ise Çelik, şöyle konuştu: "Orada dediğim gibi; ilgili kanunun d maddesi, yani 10. maddenin d fıkrası bu kadar da değil, oradan alınmış bir cümle bu. Onun hepsini okusanız orada bu esasların ne olabileceğini de rahatlıkla çıkarabilirsiniz. Burasa yapılan, kimin ne yapacağı ile ilgilidir. İçişleri Bakanlığı dendiği zaman polis teşkilatı, korucular, jandarma teşkilatı içişleri bakanlığına bağlıdır. Kara kuvvetleri, hava kuvvetleri ve diğer unsurlar Genelkurmay Başkanlığına yani, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlıdır. Buradaki belirlenecek esaslar koordinasyonun düzenli yürümesi için herhangi bir sıkıntı doğmaması, sıkıntıya meydan verilmemesi için ortaya konacak olan esaslardır. Sözü edilen budur."

Çalışmanın PKK'nın sınırdışına çekişili sırasında polisin ve askerin endişelerini kaldıracak bir düzenleme olup olmadığının sorulması üzerine ise Çelik, şu cevabı verdi: "Bu onunla ilgili değil. Dahilde doğrudan valiliklere bağlı olan İçişleri Bakanlığı emrinde olan güvenlik güçlerinin bazı olaylara müdahalede yetersiz kalması halinde silahlı kuvvetlerden takviye birlikler istemeleri halinde uyulması gereken usul ve esaslar olmalıdır. Kanun bunu belirlemiştir. Bu kanuna bağlı olarak bu bir yönetmelik halinde olabilir bir genel esaslar olarak ortaya konabilir. İçişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile böyle bir çalışma yapıyor. Bu son derece açık."

 

CİHAN