Seçim meydanlarından gelen haberlere göre,AKP’liler çok erken zafer sarhoşluğu yaşıyorlarmış.Sanki seçim bitmiş,sandıklar açılmış,oylar sayılmış da koltukların çoğunu kapmışlar gibi,bir hava hakimmiş ortalığa.Bu hava sadece partililerde değil,yandaş kimliğiyle dolaşan kamu görevlilerinde de dikkati çekiyormuş.Özellikle Başbakanın etrafındakı koruma polislerinin, kraldan fazla kralcı yaklaşımından şikayetçi herkes.

Öncelikle şunu söylemeliyim.Seçime daha üç haftadan fazla bir zaman var.Burası Türkiye,köprülerin altından daha çok sular akar.Öyle erken sevindirik filan olmaya gerek yok.Bir gecede herşey tepetaklak oluverir sonra.Örnek mi arıyorsunuz,dönemin Devlet Başkanı Kenan Evren’in desteklediği Sunalp’in o güçlü MDP’si,24 saat içinde sırtüstü düşüverdi.Rahmetli Özal’ın ANAP’ı büyük bir sürpriz yaparak,iktidarı tekbaşına
ele geçirdi.Geriye bakın,benzer bir sürü örnekle karşılaşırsınız.Onun için AKP’liler fazla böbürlenmesin,fazla havalanmasın,sükünet içinde ama mutlak bir efendilikle seçimleri beklesin.Hoş seçimlerden sonra da iyi bir sonuç almışsa,-ki şimdilik öyle görünüyor-daha da mütevazi ve olgun davransın.Memleketin efeliğe,dayılığa,güç gösterisine tahammülü yok.

Buradan gelmek istediğim bir başka önemli nokta ise,iktidarın seçim kampanyalarında devlet imkanlarını,araçlarını ve personelini kullanmama mecburiyetidir.Bu yasal bir zorunluluktur.Hangi iktidar partisinin lideri bu yasaya uymuyorsa,açıkça suç işliyor demektir.Devletin savcıları bu suçu tespit ederek hemen davaları açmak ve kampanya süresi içinde kullanılan tüm araç,gereç ve personelin masraflarını, suçu işleyenden faizleriyle birlikte tahsil ettirmek zorundadır.

Bu muhalefete de aklım ermiyor doğrusu.Başbakan ve bakanların çoğu,devlet imkanlarıyla seçim çalışması yapıyor da,hepsi gözü kapalı seyrediyor rezaleti.Siz nasıl muhalefetsiniz ki,yasaları açıkça çiğneyen bir iktidar partisini sessizce izliyorsunuz?Böyle mi koruyacaksınız yetimin hakkını,böyle mi çiğnettirmeyeceksiniz yasaları?Geçmişte iktidar partilerinin liderleri,seçim yasaklarına eksiksiz uyarlar ve herkese örnek olurlardı.Rahmetli Özal da,Süleyman Demirel de seçim kampanyaları süresince, bir gün olsun kullanmamışlardır kendilerine tahsis edilen
uçağı,makam otomobillerini.O zaman Atlas Jet,Onur Air,Pegasus filan da yoktu.THY uçaklarını kiralarlardı hepsi.Sıkı mı yasayı ihlal etsinler,o zaman öyle bir basın vardı ki Türkiye’de,doğduğuna pişman ederdi liderleri.Basından öylesine çekinilir,korkulurdu.Şimdi öyle mi..?

Sadece Başbakan ve bakanlar değil,listelere girebilen milletvekilleri de kullanıyor devlet personelini.Ama sadece iktidar partisinin değil,muhalefet partilerinin milletvekilleri de,hatta bağımsızlar da işliyorlar aynı suçu.Bakın hepsinin devletten maaş alan,devlet memuru sayılan danışmanları da seçim meydanlarında ve patronlarının emrinde ter döküyorlar.Görüyorsunuz yasaları çiğnerken koalisyon halindeler partiler.Belki de muhalefetin sessizliğinin sebebi bu.Ne demeli..?


Başta iktidar olmak üzere tüm partiler derhal,hemen şimdi, millet kesesiyle gerdeğe- pardon- Parlamento’ya masrafsız girme çalışmalarına son versinler.Yasanın gereği neyse onu yapsınlar.Hem de vakit kaybetmeden.Üzerine ölü toprağı serpilmiş muhterem basınımız da ,şöyle bir silkinip, açıkça çiğnenen yasalara karşı ödevini hatırlar,gereğini yaparsa iyi olur.

canpulak@haberturk.com

BAKMADAN GEÇME