AA

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hak-İş Genel Merkezi'nde yapılan başkanlar kurulu toplantısı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Çalışanların ücretleri üzerinde ağır vergi yükü olduğunu ve bu konunun çalışanlar lehine yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getiren Arslan, vergi yükünün fotoğrafını çekmek için Hak-İş uzmanları ve akademisyenlerin katkılarıyla "Vergi Reformu Raporu" hazırladıklarını bildirdi.

Arslan, bu raporu hükümet başta olmak üzere siyasi parti temsilcileriyle paylaştıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Hem AB ülkelerindeki hem de ülkemizdeki vergi uygulamalarını karşılaştırdık. 2007'de yaklaşık 15 asgari ücret tutarı yüzde 20'lik vergi dilimine girerdi. Geçen yıl 7 asgari ücret tutarı yüzde 20'lik vergi dilimine girdi. Aradan geçen yıllarda vergi dilimlerinin çalışanlar aleyhine nasıl değiştiğini bu somut bir şekilde gösteriyor. Almanya ile Türkiye'yi kıyasladık. Orada mümkün olduğu kadar aile, çocuk ve medeni durumun vergilendirmede doğrudan etkili olduğunu ve bunun da işçiler lehine düzenlendiğini gördük. Çalışanların asgari ücret tutarındaki gelirlerinin vergi dışında bırakılmasını ve ikinci vergi dilimine geçiş miktarı olarak da ortalama işçi ücretinin bir yıllık tutarının belirlenmesini talep ediyoruz."

Arslan, çalışanların vergi yükünün hafifletilmesi kapsamında Türk-İş ve DİSK ile bir araya geldiklerini ve ortak bir basın toplantısı düzenlendiklerini anımsatarak, bu konudaki çalışmalarının devam edeceğini söyledi.

ANTALYA BELEDİYESİ'NDE 174 GÜNDÜR GREV SÜRÜYOR

Mahmut Arslan, CHP ve HDP'nin seçimi kazandığı bazı belediyelerde işten çıkartmalar yaşandığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Toplam 109 iş yerinde, konfederasyonumuza bağlı sendikalara üye olan 29 bin 272 kişi çeşitli baskı, tehdit ve engellemelerle sendikalarından istifa ettirildi. Yine 6 bin 327 arkadaşımız çeşitli belediyelerde işten çıkartıldı. Bunların büyük bir bölümünün tazminat ve temel hakları maalesef ödenmedi. 350 üye arkadaşımız ise iş yerlerinden istifa etmeleri amacıyla uzak bölgelere sürgün edilmiştir. Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere işten çıkartmalara karşı eylemler sürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinden bin 469 arkadaşımız herhangi bir hukuki soruşturma olmadan, herhangi bir disiplin soruşturması olmadan, sadece seçim öncesi işe alındıkları için iş akitleri tazminatsız feshedildi. 140 gündür arkadaşlarımız mücadelelerini sürdürmektedir."

Hak-İş'e üye 6 bin 500 çalışan adına Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yürüttükleri toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirten Arslan, burada 174 gündür grevin sürdüğünü vurguladı.

"ÖRGÜTLENMEDE CİDDİ BİR KRİZLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

Arslan, kamuda taşeron şirketler üzerinden çalışan yaklaşık bir milyon çalışanın 2017'nin Aralık itibarıyla kadrolarına kavuştuğunu, bunun Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük reformlarından biri olduğunu söyledi.

KİT'lerde çalışan taşeron işçilerin ve yüzde 70 uygulamasının kapsamı dışında kalanların kadroya alınmadığını anımsatan Arslan, kadroya alınmayanların da kadrolarına kavuşmaları için mücadeleye devam ettiklerini dile getirdi.

Arslan, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na asıl iş ve yardımcı işle ilgili eklenen geçici maddenin kadroya alınan taşeron işçilerin iş kollarında bazı değişikliklere yol açacağına dikkati çekerek, "Büyük bir çabayla örgütlediğimiz üyelerimiz bir kanun maddesindeki değişiklikle sendikalarından kanun zoruyla başka sendikaların üyesi yapılmaya itilmişlerdir. Bu durum örgütlenmede bizi ciddi bir krizle bu yıl içerisinde karşı karşıya getirecektir. Bunun ortadan kaldırılması yönündeki çabalarımız bundan sonra da hız kesmeden devam edecektir." dedi.

Ayrıca, çalışanların hem ihtiyaç kredisi hem de kredi kartı borçlarında önemli artışlar yaşandığını bildiren Arslan, ihtiyaç ve kredi kartı borçlarının sürdürülebilir şekilde düzenlenmesini talep ettiklerini dile getirdi.