Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HTS Meclisi'nde Barcelona'dan Başakşehir'e transfer olan Arda Turan transferi ve Fatih Terim ile yine Arda arasında karşılıklı kullanılan "Benim kimseyle derdim yok" sözleri konuşuldu. Mecliste ayrıca Galatasaray'daki başkanlık seçimi ve Süper Lig'de ikinci yarı ele alındı.

SELÇUK TEPELİ: ARDA İÇİN DE BAŞAKŞEHİR İÇİN DE BİR FIRSAT
Arda’nın Başakşehir’e gelmesi kendisi için de Başakşehir için de fırsat. Türkiye’de hangi kulübe gelse aynı şeyi söylemek mümkündü. Bir fırsatı daha en başından olumsuz yorumlamak haksızlık yapmak olur. Arda çok yetenekli bir futbolcu ama çok sıradan bir insan görüntüsü çiziyor. Bunu dengelerse bütün dengeleri değiştirir. Yoksa silinir. Avrupa’da bir takıma transfer olamaması, orada şimdilik silinmesinden. Bu bir hata olarak değerlendirilebilir mi, bilmiyorum, zira hata onun durumuna göre üstesinde daha kolay gelinebilecek bir şey.

HALİL ÖZER: UMARIM ARDA TURAN'IN KAFASI DEĞİŞMİŞTİR
Arda’ya ikinci bir şans verildi. Umarım bu şansı değerlendirir. Mutlaka aynaya bakmıştır ve kendisine gerekli uyarılar yapılmıştır. Başakşehir çok önemli bir riske girdi. Arda’nın da bunun farkında olması gerekir. Keşke ilk basın toplantısında yaşattıklarından dolayı özür dileseydi. Umarım kafası değişmiştir. Her şeyi arkada bırakıp sadece futbola odaklanması gerekir. Bunu yapamazsa Arda hoş bir anı olarak bile kalmayacak.

SERDAR ALİ ÇELİKLER: BU TRANSFER AÇIKÇA ARDA'YA DEVLET DESTEĞİDİR
Barcelona’dan, Real Madrid hariç nereye giderseniz gidin düşüştür. Türkiye’den başka hiçbir yerden talep gelmemesi daha da büyük düşüştür. Galatasaray tarafından kucaklanmamak da başka bir düşüştür. Bunları kabul edelim. Bu transfer açıkça Arda Turan’a devlet desteğidir. Adeta ‘Kosgeb’ kredisidir. Ama Başakşehir adına iyi bir transferdir. Arda’nın birçok hatası var ama galiba en kısa yoldan şunu söylemek lazım Barcelona’da Bayrampaşa’yı yaşamaya çalışması en büyük hatasıydı. Bir de kendisi hakkında yapılmış bir video var “2 dakikada Arda Turan, futbol hariç her şey” başlığı ile... Orada aslında şahane bir Arda Turan portresi çizilmiş. Arda’ya onu izlemesini tavsiye ederim.

MERİÇ MÜLDÜR: PARASINI ÇİNLİLER VERMİŞ OLABİLİR
Arda Turan’ın Barcelona’dan, Başakşehir’e gelişi tabii ki düşüş. Arda’nın meydan okuma zamanı gelmişti ama meydan okuyacağı adres Başakşehir değil. Galatasaray olmadığına göre o adres Beşiktaş olmalıydı. Atletico Madrid’de fenomenleşen, Barcelona’da Iniesta’nın veliahtı olarak görülen ismin bugün Avrupa’da bir kulübe gidememesi çok üzücü. Başakşehir, Arda’ya kucak açtı. Arda’nın 4 milyon aldığı o takımda diğer oyuncular ne kadar alıyor acaba? Hiçbiri mi sesini çıkarmayacak? Transferin deklare edilen şartlarda olduğuna da inanmıyorum. Başakşehir para dahi vermeden yüzde 25 ortak olmuşmuş. Barcelona bonservisine 34 milyon Euro ödediği futbolcusunu öyle kolay kolay vermez. Bir bedel almıştır. Bu bedeli Başakşehir karşılamamıştır da birileri karşılamıştır. Bu birileri hatırlı kişiler olabilir, her nedense firma isminin açıklanmasını istemeyen Barcelona’nın eski ya da yeni Türk sponsorları olabilir, bir anda ortaya çıkıveren Arda hayranı Çinliler olabilir! O birileri bu bedeli ödemiştir.

İBRAHİM YILDIZ: FUTBOLU BIRAKTI MAGAZİNE DALDI
Barcelona gibi dünya çapında bir takımda oynayıp Avrupa takımlarına gidememek bir düşüş göstergesi. Hiçbir Avrupa takımının transfer teklifinde bulunmaması düşündürücü... Uzun süredir takımda yer almaması bundan en önemli etken. Arda’nın bir üst ligden Medipol Başakşehir’e gelmesi kendi adına önemli bir gerileme. Beraber oynadığı yıldız oyuncuların yaşamı ve profesyonelliğinden yararlanamadı ortada. Futbol dışında daha çok magazin dünyasında yer aldı. Etrafında ki arkadaş grubu Arda’yı futboldan kopardı. Futbol dışında sosyal yaşam koçuna ihtiyacı var... Toparlayamazsa kendine de futbola da ihanet eder.

ATİLLA TÜRKER: BÜYÜK BİR SINAV DAHA VERECEK
Arda’nın samimi düşüncelerini çok merak ediyorum. “Barcelona’da daha disipline olsaydım. İstanbul gecelerine biraz az sarksaydım” diyor mudur acaba? İnanılmaz bir fırsat tepti Arda. Başakşehir çok önemli bir camiadır ama Barcelona’dan Başakşehir’e gelmek de düşüştür. Arda yine büyük sınav verecek. Kendine bakarsa, yaraları bir ölçüde sarar. Ama aksi olursa... Bugünleri çok arar.

FAİK ÇETİNER: HATASI, KALBİNİ İSTANBUL'DA BIRAKMAK
Daha önce Arda Turan’ın bir jübile planlaması yoksa, Türkiye’ye gelmeyeceğini iddia etmiştim. Geldi, demek ki Başakşehir son durağı. Arda’nın en büyük yanlışı, Barcelona’ya giderken aklını ve kalbini İstanbul’da bırakması oldu. Özlemler, onun futbolunu olumsuz etkiledi.

BÜLENT YAVUZ: BOMBA GİBİ BİR TRANSFER
Gönül Arda’nın Barcelona’dan ayrılmasına razı değil ama elden başka bir şey gelmez. Keşke Barcelona’da kalsaydı da hiç gelmeseydi. Başakşehir’i kutluyorum ve tebrik ediyorum. Böyle bir transferi yapmak her babayiğidin harcı değil. Yok parasını nerden bulmuş, yok sponsor kimmiş vs... Sayın Gümüşdağ bomba gibi transfer gerçekleştirdi. Bravo Başakşehir’e... Top artık Arda’da. Ya vezir olacak ya da rezil.

GALATASARAY'DA BAŞKANLIK SEÇİMİ
HTS Meclisi’ne göre Mustafa Cengiz karşısında sorun yaşamayacağı düşünülen Özbek, yeniden seçilse bile kendisini zor günler bekliyor. Bunun yanı sıra HTS Meclis’i böyle bir süreçte aday olan Cengiz’in de önemli bir iş yaptığını düşünüyor.

SELÇUK TEPELİ: GALATASARAY ARTIK GELECEĞİ OLMAYAN BİR KULÜP GÖRÜNTÜSÜ VERİYOR
Sarı-Kırmızılar’ın meselesi ise sportif olmanın çok ötesinde, o nedenle mucize. Galatasaray artık maalesef hiçbir geleceği olmayan bir kulüp görüntüsü veriyor. Yakında seçim var ama bırakın taraftarı, çok dar bir çevreye sıkışıp kalmış yönetici elitinin bile aklına heyecan verici bir aday gelmiyor. Bir dönemin “tarih yazan” başarılarıyla kulübün imajı büyüdü, taraftarı büyüdü, ülke büyüdü, dünya büyüdü; kulüp büyümedi. Bir yanda uluslararası boyutlarda bir imaj gelişti, diğer yanda ulusal çapta bile dar bir yönetici ve üye çevresinin elit kimlik tarifinde kulüp bir aksesuara dönüştü. Bu bir zamanlar o çevreye epey kapı açardı, doğal olarak ayrıcalığın tadına varmak isteyen çevre başkalarıyla paylaşmamak dürtüsüyle dardı. Ama bu muhafazakârlık kaçınılmaz bir sorun yarattı. Zamanla toplumsal şartlar değişti; artık açılacak pek kapı da, o dar çevrede kulübe yeni kapılar aralayacak aday da, Galatasaray’ın liseden gelen fikrî ve ilkesel dünyasının pratikte pek karşılığı da kalmadı. Yine de bir yolu var ama ona da kimse dikkatle bakmıyor: Çalkantılar içindeki Galatasaray sezonun ilk yarısında tribün lideri... Kulüp, üç büyükler arasında en dar elit yönetici çevresine karşın anketlere göre en geniş taraftar çevresine sahip. Taraftarı maddi, manevi yeni bir hikâyede kulübün seçkin hafızasıyla birleştirecek samimi bir fikir, başarısızlığın asıl sebebi olan bu çelişkiden büyük enerji üretebilir. Ama evvela o fikrin bu dar çevrenin dışına çıkması gerekir.

HALİL ÖZER: KAZANSA DA HUZUR BULAMAZ
Umarım Galatasaray’da aklıselim kazanır. Ben Galatasaray’ın hala niye kongreye gittiğini anlayamadım. Şu ana kadar tek bir haklı gerekçe yok. Bu kadar kaosa ve bölünmeye hiç gerek yoktu. Kaş yapayım derken göz çıkardılar. Sanki şu anda Mustafa Cengiz’in kazanmasının en iyi seçenek olduğunu düşünüyorum. Çünkü mayısta seçim sözü veriyor. Bu söz çok önemli. Sayın Özbek seçilirse bu şartlarda kulüpte ve camiada huzuru asla bulamayacağını düşünüyorum.

MERİÇ MÜLDÜR: ÖNEMLİ OLAN ALACAĞI OY
Galatasaray’da seçim günü... Dursun Özbek kazanacak da mühim olan katılım sayısı ve başkanın kaç oy alacağı. Ayrıca Özbek yönetimi ligde ikinciliği bile kaldıramaz. Galatasaray şampiyon olamazsa erken seçim kaçınılmaz.

ATİLLA TÜRKER: CENGİZ'İ TEBRİK ETMEK GEREKİYOR
Dursun Özbek büyük ihtimalle seçimi kazanacak ama o koltukta daha ne kadar oturur acaba? 3,5 yıl daha kalabileceğini sanmıyorum. Geçmişteki söylemleri ve icraatları bunu net bir şekilde gösteriyor. Bugüne kadar başarılı bir tablo sergileyemedi. Zaten biraz samimi olsaydı bu baskın seçim olmazdı. Demokrasinin kurallarını iyi işletemedi. Mustafa Cengiz’i de böye bir ortamda aday olduğu için tebrik etmek gerekiyor.

FAİK ÇETİNER: KAFA KAFAYA GİDEN KONGRE GÖRMEDİK
Büyük kulüpler son yıllarda başkan bulamıyorlar. Onun için kusura bakmasınlar kongrelerde üyeler de tek favoriye oy atıyorlar. Son yıllarda özellikle 4 büyüklerde kafa kafaya giden tek bir kongre görmedik. Galatasaray’da tartışma görev süresinin ‘3,5 yıllık mı, yoksa 6 aylık mı’ olması. Herkes başkanı eleştiriyor ama karşısına da kuvvetli iddialı bir aday çıkmıyor. Kongreyi Dursun Özbek rahat kazanır.

İBRAHİM YILDIZ: ÖZBEK, TERİM İLE KOLTUĞU SAĞLAMA ALDI
Büyük ihtimalle Özbek ve ekibine 3 yıl daha devam kararı çıkacak. Karşısında ciddi bir rakip yok. Belki, tepki oyları biraz yükselir. Ancak Özbek, Fatih Terim transferi ile muhalefetin de güvenoyunu aldı. Asıl sorun şampiyonluk gelmez ise ortaya çıkacak. Mali durum ortada. O nedenle Galatasaray’ın şampiyonluğa herkesten daha çok ihtiyacı var...

BÜLENT YAVUZ: ORTALIK KARIŞSIN İSTEYENLER VAR
Galatasaray kongresinden beklentileri olanlar var. Kavga çıksın, ortalık karışsın, kaos olsun diye. Yok öyle bir şey. 1-2 kongre hariç yıllardır büyük Galatasaray ailesine yakışan seçimler oluyor. Bu kongrenin de şık ve saygın olacağını düşünüyorum. Dursun Başkan uzak ara kazanır.

SÜPER LİG'İN İKİNCİ YARISI
SELÇUK TEPELİ: FAVORİLER BEŞİKTAŞ VE BAŞAKŞEHİR
Şampiyonluk yarışına teknik olarak bakarsak favoriler Beşiktaş ve Başakşehir. Duygusal olarak bakarsak yarışa Fenerbahçe’nin katılması ihtimali de var. Mucize ise Galatasaray’ın şampiyonluğu olur. Neden mi? Çünkü Beşiktaş ve Başakşehir oturmuş kadrolara sahipler. Belli bir oyun anlayışları var, onu daha iyi sergilemenin çabası içindeler. Finansal durumları, orta vadeli planlamaları tutarlı. Başarılılar ve bu başarı imajı futbol sektörünün tüm aktörleri tarafından da kabullenilmiş, alışılmış bir durum. Fenerbahçe’deyse başkanlık yarışıyla birlikte başarılı olmak zorunda olduğunu bilen bir yönetim var. Bu iç rekabet baskısı önce yönetimin, dolayısıyla takımın performansını yükseltebilir. Fenerbahçe taraftarının, sadece tribünde değil toplumsal hayatın içindeki aktif sarı-lacivert ihtirası da itici bir atmosfer yaratabilir.

HALİL ÖZER: FAVORİ BAŞAKŞEHİR, PLASE BEŞİKTAŞ
Şampiyonluğu sonuna kadar kovalayacak takımların başında Başakşehir geliyor. Zaten oynadığı futbol açısından ilk yarının en etkili takımıydı. İyi yönetilen ve kadro mühendisliği üst düzey olan bir teknik direktör tarafından sahaya sürülüyor. Para var, huzur var. Sıkıntı yok, baskı yok. Yani şampiyon olması için her ortam mevcut. Ben Fenerbahçe’nin bu futbolu ile bu yarışın içinde olacağını düşünmüyorum. Aykut Kocaman ile mümkün değil. Zaten kadrosu da buna uygun değil. Şampiyon olursa büyük mucize olur. Başakşehir’i yine zorlayacak tek takım Beşiktaş. Galatasaray’ın da yetersiz kulübesiyle nefesinin yeteceğini sanmıyorum.

MERİÇ MÜLDÜR: LİGİN KAVGASI VE GÜRÜLTÜSÜ BOL OLACAK
Kavgası gürültüsü bol bir ikinci yarı bekliyorum. Favorim yok. İlk 6 hafta Beşiktaş ile Fenerbahçe açısından büyük önem taşıyor. Fenerbahçe’nin bu periyotta 3 zorlu maçı var. Buradan az hasarlı çıkarsa şansını artırır. Beşiktaş’ın Bayern Münih maçları da bu dönemde. Galatasaray’a şans vermiyordum ancak Fatih Terim faktörü şartları değiştirdi. Derbiler şampiyonun belirlenmesinde bu sezon çok da etkili faktör olmayacak gibi. Şampiyonluğa oynayan takım sayısının artması da Başakşehir’e yarar.

ATİLLA TÜRKER: FAVORİM GALATASARAY
Ülke futbol tarihinin en çekişmeli sezonu yaşanacak. En az 5 takım hedefe koşacak. Son 2-3 haftada potada belki de 3-4 takım bulunacak. Hüsrana uğrayan takımlar bile lige ayrı bir renk katacak. Sadece takımlar açısından değil, teknik adamlar ve futbolcular açısından da ayrı bir gövde gösterisi olacak. Favorim kim mi? Galatasaray ve Başakşehir arasında geçer diye düşünüyorum. Hatta biraz ileri gideyim. İlk 5 için bir sıralama yapayım. Galatasaray, Başakşehir, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor. Şu da var. Kayserispor da bir sürpriz yaparak araya girebilir.

FAİK ÇETİNER: ZİRVE YARIŞI TARİHE GEÇECEK
Lig tarihine geçecek bir yarış izleyeceğiz. Arda Turan’ın gelişiyle, şimdi tüm gözler lider Başakşehir’e çevrildi. Önemli bir transfer... Sahalara eski Arda Turan gibi dönerse, Başakşehir daha da iddialı duruma gelir. Fatih Teirm’in gelişiyle de farklı bir Galatasaray izleyeceğiz. Beşiktaş, Cenk Tosun’u kaybetti ama bana göre Negredo patlama yapacak. Fenerbahçe’de yine soru işaretleri var. Ozan Tufan neden dışlandı, anlamış değilim. Aykut Kocaman ya baş tacı edilir ya da sezon sonunu göremez. Trabzonspor’un ise bu sezon ilk 3’e girmesi müthiş başarı olur. Bir başka takımın ‘büyükler’in arasına sızacağını düşünmüyorum.

İBRAHİM YILDIZ: BAŞAKŞEHİR VE GALATASARAY
Medipol Başakşehir ve Galatasaray şampiyonluğa daha yakın gibi duruyor. Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi serüveni daha önemli görüyor. Burada alacağı sonuçlar ligi etkileyecek. Cenk Tosun’un eksikliğini hissedecekler. Fenerbahçe’nin ne yapacağı biraz kapalı kutu gibi... Arda Turan’ın performansı Medipol Başakşehir’in durumunu belirleyecek en önemli etken. Beklenen gibi olursa Galatasaray ile Medipol Başakşehir son haftaya kadar şampiyonluğu kovalayan takım olurlar.

BÜLENT YAVUZ: ŞAMPİYONLUK ADAYLARIM HAKEMLER!
Süper Lig’in ikinci devresine ne can dayanır ne de yürek. Gerek aşağıda, gerek yukarda müthiş maçlar seyredeceğiz. Son 20 yıla baktığımızda böyle bir sezon yaşanmadı. Şampiyonluk için 5 takım sıralanmış. Küme düşmemek içinde 7 takım amansız bir mücadeleye tutuşacak. Şampiyonluk yarışında sinirlerine hakim olan, hakemlere saygılı olan, oyun disiplinine bağlı kalan emeğe el uzatmayan haksız kazanç peşinde koşmayan takım hedefi 12’den vurur. Benim şampiyonluk adayım hoşunuza gitmeyebilir ama; hakemler olacak!