Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dünya Kupası eleme maçlarının ilkinde Hollanda’yı yenerek büyük sükse yaptık. Avrupa hatta dünya futbolunun önde gelen bir ülkesi olan Hollanda’yı yenmek öyle kolay bir iş değil. Bu zor işi Türkiye başardı.

Hollanda sistem takımı. İyi top yapıyorlar. Hızlı top kullanmayı ve son ana kadar kendi oyunlarını ısrarla sürdürüyorlar. Bugüne dek aldıkları sonuçlar, başarılar bunun en somut göstergesi. Futbola adına yazdıran ve sürekliliği olan bir takım. Kalitelerini tartışmak anlamsız. Altyapıya verdikleri önem ve dünya futboluna yaptıkları katkı yadsınmaz bir gerçek.

Böylesine bir futbol devini yenmek büyük başarıdır. Şenol Güneş’le yakaladığımız ivme kendini gösteriyor. Uzun bir süre sonra bir araya gelen Milli Takım oyuncuları kaldıkları yerden devam etmeyi sürdürdüler.

Takım olarak birbirine alışan ve ekip olmayı içselleştiren milliler, futbolun Türkiye’de de oynandığını üstelik iyi oynandığını herkese gösterdiler. Alınan farklı sonuç tüm Avrupa’nın dikkatini çekti şüphesiz. Türkler geliyor seslerini daha çok duyacağın anlaşılan.

Karşılaşmaya iyi başlayan oyuncularımız, rakibin ne yaptığını ne yapacağını iyi çalışmış. Öncelikle Hollanda takımı kanat beklerini oyuna sokma konusunda çok başarılı. Şenol hoca, bu konuyu iyi analiz etmiş. Alan kapatma, oyuncuları yakın takip taktiği ile kenarları kapattı. Forvet oyuncularını savunmaya yardım konusunda ciddi anlam da uyarmış. Oyuncular da bu konu da hocalarının verdiği direktifi iyi uyguladılar.

Yaşanan güzel gecenin elbette en önemli adamı Şenol Güneş’dir. Grupta ilk maçımızı farklı kazanmak motivasyon anlamında gelecek maçları büyük etki yapacaktır.

Gecenin bir başka mimarı ise şüphesiz Burak'tı. Attığı 3 gol bir yana, mücadele gücü, oyunu bırakmayışı, sürekli oyunda kalması ve arkadaşlarına desteği dikkat çekti. 36 yaşında bu performansa şapka çıkarılır. Fransa’daki başarısını Milli Takım'a da yansıtarak ne denli büyük bir golcü olduğunu bir kez daha gösterdi.

Aslında oyun olarak daha çok Hollanda’nın ne yapacağını izleyerek sonuca gittik. Savunma güvenliğini elden bırakmadan, rakibin hatalarını değerlendirmek istedik. Toplam da 5 kez rakip alana gittik. Bunun 4’ü gol oldu. Bu istatistik çok önemli ve büyük başarıdır.

Burak’ın serbest atıştan kullandığı topun ağlara gidişi sanırız maçın en güzel golüydü.

Karşılaşmanın en ilginç anı iki dakika da yediğimiz iki goldü. Hollanda, 3-0 dan sonra oyuna ağırlığını koydu. Çok sayıda atak geliştirdiler. Kulandıkları 11 korner ve 20 şut bunu gösteriyor. Ancak, savunma iyi bir günündeydi. Fırsat vermedi. İki hata yaptılar. İkisi de gol oldu. Çağlar sahanın en iyilerinden birisiydi. Fakat, ilk golde topu kaçırması affedilir gibi değildi.

Bir başka başarılı isim ise kaleci Uğurcan’dı. Kurtardığı penaltı dışında iki önemli gol fırsatına izin vermedi. Genç kaleci verilen görevi en iyi biçimde yerine getirdi.

3-0’ı korumak adına fazla geriye yaslanmak sıkıntı yarattı doğal olarak. Tüm bunlara karşın, Hollanda gibi bir takıma 4 gol atmak çok büyük başarıdır. Milliler tarihi bir gece yaşattılar. Dileriz Norveç ve Letonya maçlarında da aynı başarıyı sürdürürler. Bu performansla Dünya Kupası’na gitmemiz sürpriz olmaz…