İkinci yarının başlamasıyla birlikte sert bir düşüş yaşayan Kasımpaşa başta taraftarlarını olmak üzere tüm sporseverleri şaşırtmıştı…

Golcü Diagne’nin Galatasaray’a, Eduok’un da Erzurumspor’a transferi bu düşüşün temel nedeni olarak gösterilmiş, “Avrupa hedefi” olan İstanbul takımının işinin zor olduğu iddia edilmişti…

Mustafa Denizli ısrarla “hedeften vazgeçmedik” diyerek takımına güvenini ortaya koymuş, takım ortak bilinç olan “biz iyi takımız” inancı ile yeniden eski günlerine döndü…

Erzurumspor karşısında alınan galibiyet bu anlamda oldukça önemliydi. 3 puan Kasımpaşa’yı üst sıralara taşırken, oynanan oyun eski güzel günlerin müjdecisi oldu…

Denizli hoca, topla çok oynama taktiğini bir yana bırakıp daha mücadeleci ve hızlı oyunu tercih etti. Takımın genel karakterine uygun olan bu sistem sonuç almak adına gerçekçi bir adımdı…

Trezeguet gibi topu ayağına aldığında tehlike geliyorum diyen bir oyuncunun neler yapabileceğini dün bir kez daha gördük…

Tek başına bir takıma bedel, özelliği olan Mısırlı oyuncu yine takımını sırtlamayı bildi. Kazanılan galibiyetin gerçek kahramanıydı…

YENİ GOLCÜ ORTAYA ÇIKTI

Bir başka isim ise bir süredir performansını tam olarak sahaya yansıtamayan Koita’ydı…

Yeteneğini bir türlü tam olarak gösteremeyen Koita, “Artık bu takımın golcüsü benim” diyerek farkını ortaya koydu…

Attığı iki gol, gerçek bir golcü olduğunu yansıttı. İlk golde, topu kontrol etmesi, ceza sahasına girerken attığı sert şut tam bir vuruş ustasına yakışır özellikteydi…

Yine ikinci golde hazırlık aşamasında ortaya çıktı. Orta alanda kazandığı topu kanattaki arkadaşı Trezeguet’ye vermesi, ardından rakip ceza alanına yaptığı koşu ve topla buluşması tam anlamıyla “golü koklamak” olarak anlatılabilir…

Bu anlamda Kasımpaşa’nın yeni golcüsü Koita ortaya çıktı diyebiliriz. Bundan sonra Koita zamanı başladı. Her maç bu performansı ve isteğini sürdürürse daha güzel goller atacağını söyleyebiliriz…

Kasımpaşa, Erzurum karşısında topla oynama oranı olarak rakibine oranla gerideydi. Bunun anlamı topu rakibe bırakıp kazanılan topları çok hızlı kullanma isteğiydi…

İkili mücadele, pas oranı, takım performansı, kendi sahasında hızlı çıkışlar Kasımpaşa’yı güzel günlere dönüştürecek hamlelerdi…

19 şut girişiminin oluşu pozisyon zenginliğini de beraberinde getirdi.

Kalan maçlarda hedeflenen puanlar alındığında, Avrupa rüyasının hiç de uzak olmadığı ortada…

Bunu yapacak birikim ve kalite bu takımda var…

Düşme potasından kurtulmak isteyen Erzurumspor, heyecanını yitirmiş gibiydi. Moral olarak sanki bulundukları yeri kabullenmişler. Mücadele olarak zayıf kaldılar. Çok fazla pozisyon bulamadılar. Telaş ve disiplinsizlik işlerini daha da zorlaştırıyor…

İşlerinin çok zor olduğu ortada…