İstanbul’da oynanan UEFA Süper Kupa maçını izleyenler çok şanslıydı. İki İngiliz takımı Liverpool ve Chelsea arasında geçen final karşılaşması futbol adına derslerle doluydu.

Önce her iki takımın ortaya koyduğu oyun üst düzeydeydi. Tempo, mücadele, pas dışında topun nasıl oyunda tutulmak istendiğine tanık olduk. Oyuncuların futbolu güzelleştirmek adına yaptıkları gayrete, çabaya ve iyi niyete şapka çıkardık. Futbol adına tüm güzellikleri izledik…

Ayrıca maçı yöneten Fransız kadın hakem Frappart’ın performansı hepimizi şaşırttı…
Süper Kupa’dan alacağımız çok şey vardı kısacası. O karşılaşmadan sonra başlayan Süper Lig maçları yavan geldi. Kalite sorunu bir kez daha kendini gösterdi…

Yıllardır hatırı sayılır paraları yabancı oyunculara veriyoruz. Dünyanın birçok yıldızını transfer ediyor, büyük laflar ederek umut dağıtıyoruz…

Ne var ki, bir türlü takımlarımız Türkiye sınırları dışında başarılı olamıyorlar. İstenilen kaliteyi yakalayamıyoruz. Her yıl yeniden bir başlangıç, yeni transferler, ödenen milyon dolarlar kısır bir döngüye dönüşüyor.
Takımlarımızın başarısızlığı Milli Takım’ı da etkiliyor dolayısıyla. Türk oyuncular takımlarda forma şansı bulamayınca, Avrupa’da oynayan gurbetçi gençler kurtarıcı oluyor elbette…

Soruyu bir kez daha sormak da fayda var.

Kulüpler neden Türk oyuncular yerine yabancı ısrarını sürdürüyorlar?

İyi futbolcu mu yok?

Yoksa başka işler mi dönüyor?

SAHAYA 11 YABANCI İLE ÇIKMAK TÜRK FUTBOLUNA İHANETTİR

80’li yıllardan bu yana yabancı oyuncu sorunu sürekli tartışılmıştır. Takımların daha çok yabancı oyuncu ile başarılı olacağı, özellikle medya aracılığıyla pompalanarak Türk futboluna en büyük hainlik yapılmıştır…

Günümüzde 14 yabancı oyuncunun serbest olması birçok takımın sahaya 11 yabancı ile çıkmasının yolunu açmıştır. En son Fenerbahçe karşısında izlediğimiz Gazişehir’in kalecisi dışında 10 futbolcusu yabancıydı. Dünya’nın birçok ülkesinden futbolcu transfer etmişler. Toplama bir takım sahadaydı…

80 milyonluk bir ülkenin nüfusunun neredeyse yarısı genç. Üstelik futbol en çok sevilen bir spor. Ülkemizin en ücra köşesinde bile futbol sevdalı gençler var. Mahalle aralarında, sokaklarda top ellerinde umutla bekleyen milyonların olduğu bir gerçek. Futbol sevgisi büyük. Bazı bölgelerimizde kadınlar, erkeklerden daha fazla ilgili futbolla. Bu büyük potansiyeli değerlendirmeliyiz…

Ne var ki, aracılar yani bu işten büyük para kazananlar bırakın Avrupa’yı Afrika’dan, Güney Amerika’dan buldukları oyuncuları iyi pazarlayarak Türkiye’ye getiriyorlar…

Gelenler içerisinde iyi olanlar yok mu? Var elbette, ancak yüzde 90’ı yetersiz. Onlardan daha iyi yerli oyuncular liglerde koşturuyorlar…

AVRUPA’YA GİDEN GENÇLER GELECEK ADINA UMUTTUR

Bunun en somut örneği son yıllarda Avrupa takımlarının futbolcularımıza gösterdiği ilgidir. İtalya, Fransa, İspanya ülkelerinin gözü artık Türkiye’de. “ Bizde iyi oyuncu yok. Türk futbolcular çok para istiyor” yalanı ile gençlerimizin geleceğini çalanlara en iyi yanıt; Merih, Yusuf, Cengiz, Çağlar, Zeki gibi gençlerdir…

Altyapıyı göz ardı edenler, kolay yolu bulup taraftarın gözünü boyayanlar, aracılarla ortaklıklar kurup paraları iç edenler Türk futbolunun yüz karalarıdır. Artık, federasyon, medya ve futbol ailesinin her biriyi bu tür kötü niyetlileri dışlamalıdır. Hatta deşifre etmelidir…

Ya da şirketleşen hesabı denk kulüpler desteklenmeli örnek olarak gösterilmelidir. Yıllardır Altınordu gerçeğini anlatıyoruz. Şimdiye dek bir başka Altınordu neden çıkmıyor? Futbol Federasyonu, bu konuyu masaya yatırmak zorunda. Türkiye futbolcu üreten bir ülke olabilir. Bunun için her şey var. Yeter ki niyet olsun…

Ülkemizin her bölgesinde kurulacak futbol üretim merkezleri, Avrupa kulüplerinin dikkatini çekecektir. Son yıllar da Afrika pazarının bittiği ortada. Türkiye herkesin gündeminde. Bunun iç in başta Federasyon ve kulüpler altyapı gerçeğini bir kez daha düşünmeliler. Süper Lig’de oynayan takımların en azından ilk 11’de 2 genç oyuncu oynatmaları zorunlu olmalı…

Futbolun yeni başkanı Nihat Özdemir bu konuyu ele almalı. Türk futbolunu Dünya’ya açan isim olarak tarihe geçer. Hatta heykeli dikilir…

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri