Avrupa Futbol Şampiyonası’na büyük bir başarı öyküsü yazarak katılmaya hak kazandık. Grup maçlarında elde ettiğimiz sonuçlara taraflı tarafsız herkes şapka çıkardı. Son Dünya Şampiyonu Fransa’yı bir kez yenip, bir de beraberlik aldık. Bu sonuç bize şampiyona kapısını açan en önemli anahtar oldu. Üstelik iç saha maçlarında gol yemeden, hatta grupta son kalan bir maçı oynamadan Şampiyonaya katılım biletini aldık…

"ŞAMPİYONADA YER ALMAKTAN DAHA ÖTESİNİ KAZANDIK"

Milli Takımın genç bir ekiple elde ettiği bu sonuç tarihi bir başarıyı da beraberinde getirdi. Grup karşılaşmalarının en iyi savunması bizde. İki stoperimiz Merih ile Çağlar şimdiden Avrupa’nın en büyük kulüplerinin radarına girdi. Avrupa Şampiyonası sonrası oyuncularımızın birçoğu transferin en çok söz edilen isimleri olacak. Bugüne dek, yabancı oyuncuları ülkemize getirmek için kapı kapı dolaşan kulüplerimiz artık öz kaynak düzenlerine bir başka gözle bakacaktır. Oyuncu yetiştirmenin ne kadar önemli ve karlı bir iş olduğunun farkına varma bilincine ulaştılar. Bu anlamda Avrupa Şampiyonası’na katılmak futbolumuzun geleceği adına bir dönüm noktası olacaktır…
Şampiyonada yer almaktan daha ötesini kazandık diyebiliriz…

TÜRKİYE NEDEN YOK?

İşin bir başka yanı ise Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yapma şansımızın elimizden alınmasıydı. Roma’da başlayıp, Londra’da bitecek 12 ülkeli organizasyonda Türkiye neden yok?.. İtalya, İngiltere, Almanya, İspanya, Danimarka, Hollanda, Macaristan, Romanya, Rusya hatta Azerbaycan gibi ülkeler şampiyonaya ev sahipliği yapacaklar.

Aslında Türkiye 2012-2013 aralığında yani 2020 Avrupa Şampiyonası ev sahibinin belirlendiği süreçte “tek ev sahibi” adayıydı. Çünkü hiç kimse 24 ülkeli organizasyon riskini üstlenmek istemiyordu. Zamanın UEFA Başkanı Fransız Michel Platini, aynı zamanda 2020 Olimpiyatları’na da talip olan Türkiye’ye “ Ya Olimpiyat ya da EURO 2020” koşulunu dayattı. Türkiye’yi bir açmazın içine sokan Platini, tek aday ülke Türkiye’yi oyuna getirip devre dışı bırakıp, çok ülkeli ev sahipliği formülünü getirdi. Önce 8 diye başlayan süreç 12 ülkeye çıktı. Toplantıda el kaldıran her ülke, grup, ikinci tur ve finalleri alarak istediklerini elde ettiler…

AVRUPA ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPABİLİRDİK

Platini’nin Türkiye’ye karşı uyguladığı taktik, sonu 3 grup, bir çeyrek final ve bir yarı final maçının ülkemiz de oynanmasından olduk…
Yıldırım Demirören’in başkanlığındaki heyet, dayatılan pazarlık sonucu bu organizasyonun parçası olamadı…
Eğer o günlerde, grup, çeyrek final ve yarı final paketini alabilseydik “Kendi sahasında gol yemeyen Türkiye” 2020’nin adından en çok söz edilen ülkesi olabilirdi. Üstelik iki maçımızı kendi seyircimiz önünde oynama avantajını elde edecektik…

İHTİMAL VAR MI?

Avrupa Şampiyonası gibi büyük bir organizasyona ev sahipliği için başvuran ülkeler arasında son anda çekilen olabilir mi? Küçük bir ihtimal de olsa bu durum söz konusu. Son dakika gelişmesi olursa 50 binin üzerinde seyirci kapasitesine sahip statlarımızın olması büyük avantaj. Ancak 12 ülkenin şimdilik bu yönde bir karar alıp almayacağı bilinmiyor. Ekonomik getirisinin ülkelere dağılmasından dolayı çok büyük olmayacağı ve en önemlisi terör riskinin ülkelerin alacağı karar da belirleyici olacağı da ortada…

HANGİ KENTLER DE OYNANACAK?

Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak 12 kent şöyle; Roma(İtalya),Bakü (Azerbaycan),S.Petersburg (Rusya),Kopenhag (Danimarka),Amsterdam (Hollanda),Bükreş (Romanya),Londra (İngiltere),Glasgow (İskoçya),Bilbao (İspanya),Dublin (İrlanda Cumhuriyeti),Münih (Almanya) ve Budapeşte (Macaristan)

1881 -
1938