Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

UEFA Uluslar Ligi'nde ilk galibiyetimizi aldık. Yıllar sonra Rusya’yı yenmek önemliydi. Bunu başardık. 3 gün sonra Macaristan ile oynayacağız. Galibiyetin verdiği moralle bu karşılaşmaya çıkacağız. 1984’den bu yana alınan galibiyetin ayrı bir anlamı olduğu bir gerçek. Sonuca baktığımızda mutluluk veren bir skor olduğu ortada ancak galibiyete karşın oyuna baktığımızda, 3 gol atmamıza rağmen eksik yönlerimiz oldukça fazlaydı...

Karşılaşmaya iyi başlayamadık. İlk 10 dakika topu ayağımızda tutamadığımız gibi sanki uykudan yeni uyanmış gibiydik. Ne yaptığını bilmeyen bir takım vardı sahada. Ruslar 3 kez kalemize geldiler ve golü buldular. Henüz dakikalar 10’u gösterdiğinde yediğimiz gol resmen soğuk duş etkisi yarattı. İşler iyi gitmiyordu açıkçası.

24. dakikada gelen kırmızı kart rahat bir nefes almamıza neden oldu. Hemen ardından attığımız beraberlik golüyle birlikte oyunda denge kurduk. Cengiz’in golü ile devreyi önde kapatmak moralleri yükseltti. Rakibin 10 kişi kalması büyük avantajdı. İkinci yarının başında gelen penaltı golü skoru 3-1’i taşırken işin daha kolay olacağı düşünüldü. Fakat işler öyle gelişmedi.

Ruslar, sanki 11 kişi oynuyormuş gibi daha etkindiler. Attıkları golle farkı bire indirmeyi başardılar. Bu golden sonra bizim adımıza sıkıntılı dakikalar başladı...

Topla daha çok oynayan, pozisyon bulan, kalemizde tehlike yaratan Ruslar oldu. Uzun topları iyi kullandılar. İkili mücadeleleri kazandılar. Fizik gücü bizim takımdan daha iyiydi. Oyunu daha geniş alana yaydılar. Son ana kadar pes etmediler. Sağ kanadı rahat geçtiler. Goller bu kanattan geldi.

Son hazırlık maçında savunma sorununa dikkat çekmiştik. Rusya karşısında bunu bir kez daha gördük. Özellikle Caner’in kanadı büyük açık verdi. Caner ataklarda etkiliydi. Bir de gol pası verdi ancak savunmada sıkıntı yaşadı. Rakiplerinin arkasında kaldı. Güçsüzdü. Açıkçası beklenen güçlü oyunu gösteremedik. Çok pas hatası yaptık. Üretim, organizasyon yoktu. Orta alanda zayıf kaldık. Rakip ataklarını önlemede, atağa kalkmada istenilen performansı gösteremedik.

Bireysel oyunla sonuca gitmek istedik. Cengiz ve Hakan topla oynamayı seviyorlar. Kaptırdıkları toplar atağa dönüşüyor. Kendilerine fazla güvenleri olduğu ortada. Bu güven, takım oyununa fazla yansımadı.

Açıkçası basit goller yemeyi sürdürdük. Son vuruşlarımız kötüydü. Savunmada Merih’in olağanüstü performansı vardı.
3-1’den sonra fişi çekmeliydik. Yapamadık. Telaş, topu oyunda tutmamıza engel oldu. Son yarım saat resmen ıstırap çektik. Pas trafiği, oyunu soğutma gibi çok rahat yapabileceğimiz işi bu kez sahaya yansıtamadık.

Çok baskı yememizin, oyuna hakim olamayışımız, hatta 70 dakika 10 kişi oynayan bir takıma karşı bu kadar kötü oynamamızın nedenini Şenol Güneş çözecektir.

Her şeye rağmen çok uzun bir süre sonra Rusya gibi güçlü bir takımı yenmek azımsanacak bir durum değil. Galip gelmek gelecek adına umutlandırıyor doğal olarak. Önemli olan hataları iyi analiz etmek ve çözüm üretebilmek. Zor da olsa galibiyet güzel…