HABERTURK.COM / Ajanslar

Bir süredir Suriye'deki savaşın düğüm noktası olarak görülen İdlib'de taraflar arasındaki gerginlik tırmanmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İdlib konusundaki sözleri ve Moskova'dan gelen açıklamaların yanı sıra, ABD ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin de gündemi İdlib'de çatışmanın eşiğine gelen gerginlikti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'deki AK Parti grubunda yaptığı konuşmada, "Türkiye, İdlib konusunda kendi harekat planlarını uygulamak üzere her türlü hazırlığını yapmıştır. Her operasyonda olduğu gibi bu konuda da bir gece ansızın gelebiliriz diyoruz. Daha açık bir ifadeyle İdlib Harekatı bir an meselesidir" demiş ve askeri harekatın işaretini vermişti.

Esad rejimi ile birlikte İdlib'de operasyon yürüten Moskova'da yankı bulan bu sözlerden kısa bir süre sonra Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Türkiye'nin İdlib'de Suriye'ye karşı askeri operasyonu en kötü senaryo olur" ifadeleriyle Rusya'nın konuya bakışını açıklamış ancak Ankara ile temasların devam edeceğini vurgulayarak müzakerelere açık kapı bırakmıştı.

ABD, İNGİLTERE VE ALMANYA'DAN ORTAK ÇAĞRI

Ankara ve Moskova'dan peş peşe gelen mesajların ardından konu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin de gündemine geldi.

BMGK'da konuşma yapan ABD, İngiltere ve Almanya temsilcileri İdlib'de gerginliğin azaltılması talebinde bulunurken, Türk gözlem noktalarına saldırıların da durdurulması gerektiğinin altını çizdi.

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft, BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, Suriye'de çocuklar soğuktan ölürken, rejimin, destekçileri Rusya, İran ve Hizbullah'ın saldırılarıyla askeri zafer ilan ettiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Rusya'nın Suriye rejimine verdiği desteği kestiğini görmeyi istediğini belirten Craft, şunları kaydetti:

"ABD olarak, Suriyeli mültecilere yardım konusunda en fazla yükü taşıyan NATO müttefikimiz Türkiye'nin meşru çıkarlarını destekliyoruz ve Türkiye'nin çatışmalar nedeniyle yeni bir mülteci akını konusundaki endişelerini anlıyoruz. Türkiye'yi Suriye'nin kuzeybatısında gerginliği artırmakla suçlayan Rus yetkililerinin açıklamalarını kesinlikle reddediyoruz. Bunun sorumlusunun Esed rejimi ve Rusya olduğundan hiç şüphemiz yok.''

Craft, ABD'nin, ateşkesin yeniden sağlanması ve rejim güçlerinin 2018'de Soçi'de varılan ateşkes hattına geri çekilmesi için diplomatik çabalar konusunda Türkiye ile koordinasyon çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı.

Almanya'nın BM Daimi Temsilcisi Christoph Heusgen de Türkiye'nin İdlib'deki gözlem noktalarının çevresinde artan gerginlikten endişe duyduklarını belirterek, ''Suriye rejiminden, Türk kuvvetlerine yönelik saldırılarını durdurmasını ve derhal gerginliği azaltmasını talep ediyoruz.'' dedi.

İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi Karen Pierce ise "Türkiye'ye saldırıların durması gerek. Türkiye İdlib'de barışçıl bir çözüm için çaba gösterdi ve gerginliğin artmasının halihazırda 3,5 milyon mültecinin yükünü taşıyan Türkiye'yi etkileyecek olmasından endişe duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE'DEN REJİME AY SONUNA KADAR MÜDDET

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, "Türkiye (İdlib'de) tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracak. Askerimizi geri çekmeyeceğiz ve gözlem noktalarından geri çekilmeyeceğiz. Ay sonuna kadar mevcut pozisyonlarından çekilmesi gereken rejimdir." dedi.

Sinirlioğlu, BM Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada, Suriye'de rejimin "terörle mücadele" bahanesi altında amansız hava ve kara saldırılarının devam ettiğini ve trajik insani durumun alarm verici seviyelere ulaştığını söyledi.

Son 2 ayda yaklaşık 1 milyon kişinin yerlerinden edildiğine ve Suriye'de 9 yıldır devam eden savaşta en büyük kitlesel yerinden edilmenin yaşandığına dikkati çeken Feridun Sinirlioğlu, "Şam'daki soykırımcı, Mayıs 2019'dan beri 1700'den fazla kişiyi öldürdü ve bu eylemler savaş suçu ve insanlığa karşı suç teşkil ediyor.'' diye konuştu.

İdlib'deki kampların yeterli olmadığını ve acilen yeni kampların kurulmasına ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Sinirlioğlu, bu ihtiyaçların karşılanması için Türkiye'nin BM ve Almanya ile çalıştığını ve 9 milyondan fazla Suriyeliye bakım ve koruma sağladığını söyledi.

Rejimin İdlib'deki Türk güçlerine kasıtlı saldırlarına devam ettiğini söyleyen Feridun Sinirlioğlu, Türkiye'nin, 5 Türk askerinin daha hayatını kaybettiği saldırılara meşru müdafaa kapsamında derhal karşılık verdiğini hatırlattı.

Sinirlioğlu, "Türkiye (İdlib'de) tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracak. Askerimizi geri çekmeyeceğiz ve gözlem noktalarından geri çekilmeyeceğiz. Ay sonuna kadar mevcut pozisyonlarından çekilmesi gereken rejimdir." şeklinde konuştu.

Türk güçlerinin gerginliği azaltmak için Soçi mutabakatı çerçevesinde İdlib'de bulunduğunu vurgulayan Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Sinirlioğlu, derhal ateşkes, Soçi mutabakatının uygulanması ve İdlib'de başlangıçtaki duruma dönülmesi çağrısını yineledi.

Sinirlioğlu, "Şam'daki zorba, halkın olmadığı, Suriyelilerin olmadığı bir Suriye istiyor. İnsan hayatını tamamen göz ardı ederek iktidarda kalmak istiyor. Bunun olmasına izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Suriye temsilcisinin Türkiye'ye yönelik suçlamalarına da yanıt veren Feridun Sinirlioğlu, kendi halkına karşı savaşan bir rejimin BM Güvenlik Konseyinde temsil edilmeyi hak etmediğini ve Türkiye'nin rejimden çok daha fazla Suriyeliye ''kol kanat" gerdiğini dile getirdi.

PENTAGON: TÜRKLER VE RUSLAR ÇATIŞMAYA YAKIN

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Jonathan Hoffman, Türkiye ile Rusya'nın İdlib'de geniş çaplı bir çatışmaya yakın olduklarını gördüklerini belirterek, uluslararası toplumun Esed rejimine İdlib'deki saldırılarına son vermesi konusunda baskı uygulaması gerektiğini söyledi.

Hoffman, ABD Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğamiral William D. Byrne ile Pentagon'da ortak basın toplantısı düzenledi.

İdlib'deki son gelişmelere ilişkin bir soruya yanıt veren Hoffman, Pentagon'un Suriye konusundaki duruşunun değişmediğini ve ülkede nihai çözümün siyasi olması gerektiğine inandıklarını ifade etti.

Hoffman, şöyle devam etti:

"Esed'in kendi halkına saldırmaya devam ettiğini görüyoruz. İdlib'deki saldırılarını görüyoruz. Ruslarla Türklerin bu alanda geniş çaplı bir çatışmaya girmeye yakın olduklarını görüyoruz. Bundan kaçınmak için bir çözüm yolu bulacaklarını umuyoruz. Uluslararası topluma Suriye'ye İdlib'deki saldırıları durdurmak konusunda baskı uygulama ve barışçıl bir çözüm bulması çağrımıza devam ediyoruz."

ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İdlib konusunda yakın çalıştıklarını ifade ettiği hatırlatılarak, Pentagon'un da bu çalışma içinde yer alıp almadığına ilişkin soruya ise Hoffman yanıt vermedi. 

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri