Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

HRW, Irak'ta vatandaşların zorla kaçırılması ve kaybolmasını içeren bir rapor yayımladı.

Raporda, Başbakan Mustafa el-Kazımi'nin Mayıs 2020'de göreve geldiğinden beri "zorla kaçırma eylemlerinin" kurbanlarının yerlerini belirme konusunda yeni mekanizma oluşturacaklarını ifade ettiği, ancak bu konuda hiçbir adım atılmadığının görüldüğü kaydedildi.

Örgüt, 5 Kasım'da 8 kişinin zorla kaçırılıp kayıplara karıştırıldığına ilişkin raporuna hükümetin yanıt vermediğini aktardı.

HRW Kriz ve Çatışma Uzmanı Belkis Vali, "Önceki hükümetlerin yaptığı gibi yeni mekanizma oluşturmak hiçbir şey ifade etmez. Bu mekanizmalar zorla kaçırma eylemi gibi kronik sorunları çözmez. Durum, zorla kaçırma eylemlerine son vermeyi ve güvenlik unsurlarını ciddi şekilde cezalandırmayı gerektir." dedi.

Vali, Irak'ta gelecek sene yapılması planlanan seçimler yaklaştıkça Kazımi'nin zorla kaçırma eylemlerine karşı somut adımlar atmasının ülkede yaşanan diğer insan hakları ihlallerine de çözüm bulunmasına zemin hazırlayacağını sözlerine ekledi.

- Haşdi Şabi, kaçırma eylemlerinin arkasında bulunuyor

Örgütün raporuna göre, Başbakanlığa bağlı olsa da İran'a yakınlığıyla bilinen Şii milis güçlerden oluşan Haşdi Şabi grupları kaçırma eylemlerinin arkasında bulunuyor.

Başbakan Kazımi, zorla kaçırma eylemlerine karşı geçen aylarda inceleme komitesi kurmuştu. Bu komite kaçırılanların yerlerini belirlemek için çabaladıklarını ifade etmişti ancak HRW, kaçırılanların yakınlarının, kaçırılan kişilerin bulundukları yerlerle ilgili hiçbir bilgiye ulaşamadığını tespit etti.

Raporda bu kapsamda, kaçırılan Ammar Zeydan Muhlif'in (48) bir akrabasının anlattıklarına yer verildi.

İsmi açıklanmayan akrabası, Muhlif'in 25 Aralık 2019'dan beri kaybolduğunu belirterek şunları söyledi:

"Muhlif, 2003 öncesi Cumhuriyet Muhafızları'nda albaydı. 2003-2008 yıllarında da Salahaddin'e bağlı Dor ilçesinde Polis Dairesi Müdürüydü. Daha sonra Cumhuriyet Muhafızları'ndaki görevi nedeniyle Hesap Sorma ve Soruşturma Komisyonu tarafından kendisine Baas suçlaması yöneltildi ve emekliye sevk edildi. Haşdi Şabi Emniyet Dairesi'ne bağlı çalıştığını söyleyen bir kişi, Muhlif'i 24 Aralık 2019'da çağırdı ve işine geri dönmesi için onay aldığını söyledi bunun için de Bağdat'taki Haşdi Şabi Emniyet Dairesi'ne müracaatta bulunması gerektiğini aktardı. Muhlif, ertesi gün sabah saat 09.00'da evden ayrıldı ancak saat 11.00'den sonra telefonu kapalı olduğu için kendisine bir daha ulaşılamadı."

İlerleyen saatlerde Muhlif'in yakınları ortadan kaybolduğuna dair Tikrit Emniyeti ve Dor'daki Haşdi Şabi Emniyeti'ne şikayetlerde bulundu. İlgili telekomünikasyon şirketi üzerinden de telefonuna ulaşmaya çalışıldı ve telefonu kapanmadan önce şahsın Samarra yakınlarında olduğu tespit edildi.

Bir diğer akrabası da Muhlif'in kaybolmadan önce güvenlik kameralarından aracının Samarra ve Dora kontrol noktasında görüldüğünü söyledi.

- Rapora yansıyan diğer kaçırılma vakaları

Dor ilçesi sakinlerinden biri ise Aralık 2019'da babası ve kardeşinin kaybolduğunu belirterek şunları anlattı:

“İçişleri Bakanlığı Salahaddin Vilayeti Muhabarat Ofisi'nden biri, babam Şeyh Faris Hattap'ı aradı, konuştu. Babam da bu kişiyle albay olan ağabeyim Galip Faris Hattap’ın görev yeri ataması için bir süre iletişimini sürdürdü. Muhabarat yetkilisi de babamın albay ağabeyimle birlikte 26 Aralık'ta Tikrit'e gelmesini istedi. Oraya giden babam ve ağabeyime bir daha ulaşılamadı.”

Kaybolan Şeyh'in oğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tikrit ve Dor'daki polis karakollarına gittik babam ve kardeşimin akıbetini sorduk. Güvenlik güçleri güvenlik kameralarını incelemeye başladı. Orada Kaçırılanlar Birimi'nde çalışan Muammer adlı bir general kaçırılanlarla ilgili yakalama kararı çıkarıldığını söyledi ancak şu ana kadar kimseyi yakalamadılar."

Babası ve kardeşi kaçırılan kişi, bir polis arkadaşının güvenlik kameralarından çıkardığı görüntülerde, Haşdi Şabi'ye bağlı olduğu düşünülen iki aracın babasının arabasını takip ettiğini gördüğünü anlattı. Oğul, İçişleri Bakanlığına yakın bir arkadaşının, kaçırılmayla ilgili arama ve inceleme işlemleri sürerken Haşdi Şabi'den birisinin güvenlik birimlerini arayarak olayla ilgili incelemeleri durdurmalarını istediğini aktardı.

Raporda, ülkenin güneyindeki Nasıriye'de 19 Eylül'de hükümet karşıtı gösterilere katılan Seccad Settar Şennan'ın arkadaşının anlattıkları ise üçüncü kaçırılma vakası olarak yer aldı.

Söz konusu tarihte Şennan ve diğer 4 arkadaşıyla aynı araçta kent dışında bir köye gitmekte olduklarını söyleyen şahıs, şöyle devam etti:

"Plakasız iki tır, aracımızın yolunu kesti. Tırlardan silahlı 8 kişi indi ve Şennan'ın araçtan inmesini istediler. Kimliklerini sorunca 'en iyisi bizim bunu (Şennan'ı) almamıza izin verin' dediler ve Şennan'ı götürdüler."

Şennan'n arkadaşı, kaçıranlardan birinin Haşdi Şabi'ye bağlı Bedir Örgütü'ne bağlı olduğunu ifade ederek, Şennan'a iki kez ateş açtığını ve bir kurşunun ayağına isabet ettiğini belirtti. Kaçırılan Nasiriyeli Şennan'ın arkadaşı, daha sonra karakola giderek olayla ilgili tüm detayları anlatsa da Bedir'e bağlı kişinin tutuklanmadığını ve daha sonra kendisinin yabancı telefon numaralarından tehdit mesajları aldığını söyledi.