Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HT MASA ekibi bu hafta, Deniz Seki’nin yeniden yargılanmak istemesini, Cem Yılmaz’ın başlattığı tur bindirme atışmasını, Tuba Büyüküstün ile Beren Saat’in gözlerden uzak olmasının şöhretlerine etkisini, Timuçin Esen’in Müslüm Gürses’i canlandırmak için ABD’li bir oyuncu koçuyla çalışmaya başlamasını ve Hadise’nin “Mülteci çocuk evlat edinebilirim’ açıklamasını masaya yatırdı.

"DENİZ SEKİ BİLGE OLMUŞ"

HT Masa Özel’in konuğu olan Deniz Seki’nin yeniden yargılanma isteği gündem oldu. Seki’nin bu isteği makul mü? Deniz’le gerçekleştirdiğimiz buluşmaya dair gözlemleriniz neler?

Esin Övet: Deniz Seki bize olduğu gibi kendini bıraktı. Samimi, sıcak bir sohbet oldu ki bu da okuyucuya yansıdı. Deniz’in yeniden yargılanma isteği çok normal. En başından beri bunu istiyor. Suçlu olan bir insan “Cezamı çektim, kapatayım konuyu” der. Ama haksızlığa uğramış insan olayı deşer ki şu anda Deniz Seki’nin yapmaya çalıştığı da budur. Sonuna kadar da hakkını aramalı.

Oben Budak: Deniz’i dinlerken ne kadar güçlü bir kadın olduğunu düşündüm hep. Kolay şeyler değil başına gelenler. Benim saygım da sevgim de arttı ona karşı.

İpek Durkal: Deniz Seki pek tabii toplum gözünde de temize çıkmak istiyor. Hangimiz istemezdik ki? Buluş- mada ben yoktum, buyurun sizden dinleyeyim neler olduğunu.

Bülent İpek: Kumpas davaları- nın savcı ve hâkimleri gibi Deniz Seki’nin davasına bakanların da çoğu kendisinin dediği gibi kaçak ya da hapisteyse, verilen mahkûmiyeti sorgulaması kadar doğal bir şey olamaz. 10 yılı bu davalarla geçti. O özel buluşmada ben Deniz’i tahmin ettiğimden çok daha güçlü, kararlı ve en önemlisi görmüş geçirmiş bir bilge olarak gördüm. Deniz içeride resmen demlenmiş, olgunlaşmış, sanki bilge biri olmuş.

Kadir Kaymakçı: Deniz Seki’nin zamana ihtiyacı var. Ben albümle birlikte bambaşka bir Deniz göreceğimizi düşünüyorum. Albümden bahsederken gözleri parlıyordu. Tüm yaşadıklarıyla ilgili içindekileri şarkılarda paylaşmış anladığım.

Reşat Balcıoğlu: Deniz Seki’yi yargılayan yargıç- lar şimdilerde ya kaçak ya da hapiste. Deniz Seki’nin davasında haklı olduğu yerler var ve bu nedenle yeniden yargılanmak istiyor. Cezasını çekti ve çıktı, şimdi yeni bir hayat kurmak, bunu yaparken de uğradığı bazı haksızlıkların hesabını sormak istiyor. Adalet herkese lazım!

‘Seyirci yeni yüzler istiyor o yüzden ortalıkta yoklar’

BİRKAÇ yıl öncesine kadar kadın oyuncular arasında zirveyi paylaşan Tuba Büyüküstün ile Beren Saat, bir süredir beyazperdeden de ekrandan da uzak. Böyle araların şöhretlerin kariyerlerine etkisi nasıl olur?

E.Ö.: Serenay Sarıkaya ve yeni nesilden o kadar iyi oyuncular geldi ki bazı isimler kendilerini yenileyemedikleri ve çok çabuk küstükleri için böyle geri plana düştüler. Oysa ki ekrana küsmek kariyerine küsmektir. Bunu da hem Tuba’da hem de Beren’de görüyoruz canlı canlı.

O.B.: İkisi de güzellikleriyle ünlü olan oyuncularımızdan olduğu için yüzleri düşmeyip kamera onları sevdikçe şansları var bence. Sinemada hiçbir zaman gişe getiren isimler olmadı- lar ama televizyon dünyası için hâlâ giderleri var.

İ.D.: İnsanların bir durup düşünmeye, soluk almaya, beslenmeye, yenilenmeye ihtiyaçları var. Bu aralar, şöhretlerinden bir şey kaybettirmez aksine kazanç sağlar. Tarkan 7 yıl aradan sonra albüm yapıyor, şöhretine şöhret katıyor.

B.İ.: Bence özellikle Beren için bu kadar ara yeter. Artık dönmeli. Yoksa eski seyircisini kaybedebilir. Zira televizyon seyircisi pek de vefalı değil. Yeni birini sever artık onu izler. Dizi yokken neden daha çok sinema filmi ya da tiyatro oyununda oynamazlar, onu hiç anlamıyorum.

K.K.: Beren Saat ve Tuba Büyüküstün artık farklı bir noktadalar. Seyirci yeni yüzler istiyor. O yüzden ortalıkta pek yoklar ama zaten her yerde de olmasınlar. Dedim ya onlar farklı bir noktadalar. Yeniler onların bulunduğu yere gelmek için daha çok çalışmalılar. Tabii onlar da bu aralardan dönüşte kendilerinden beklenen fazlasını vermeliler. “Büyük güçler beraberinde büyük sorumlulular da getiriyor.” Cepten yemeye kalkarlarsa kendileri kaybeder.

R.B.: Ekrandan ya da beyazperdeden uzak kalmak şöhreti etkilemez tam tersi etki bile yaratabilir. Beren Saat ve Tuba Büyüküstün’ün teklif alamadıklarından değil, gelen teklifleri değerlendirmedikleri için uzak kaldığını düşü- nüyorum. İkisi de gayet başarılı sanatçılar. Doğru zaman ve doğru projeyi bekliyorlardır.

‘Cem’e polemik lazım, eğleniyor’

CEM Yılmaz’ın “Komedyenler arasında son sırada geliyorum. Bunun nedeni de onlara tur bindirmem” açıklamasına Yılmaz Erdoğan “Ben o yarışı görmedim, ne zaman yapmış?’’ Engin Günaydın ise “Haberimiz olsaydı biz de gardımızı alırdık” şeklinde tepki gösterdi. Komedi rekabetinde kim kime tur bindirdi?

E.Ö.: Güzel yanıtlar vermişler. Özellikle Yılmaz Erdoğan’ın yanıtı süper. Klasik Cem Yılmaz. Canı sıkılmış belli ki yine, hareketlilik peşinde. Malum filmi vizyon hazırlığında. Polemik lazım. O yüzden de eğleniyor.

O.B.: Popülerlik, başarı gibi durumlarda baktığın zaman Cem Yılmaz bu ülkenin Sezen Aksu’sudur. Konu komedyenlik madem, bu ülkenin en komiği odur, bu konu artık tartışılmaması gereken bir gerçektir. Evet Yılmaz Erdoğan filmleri çok değerli, Engin Günaydın da müthiş bir oyuncu ama konu komedyenlik madem, yıllardan beri birinci belli.

İ.D.: O dünyada herkes birbirinden zeki. Şimdi bir şey söylerim, sonra altında kalırım. Onları uzaktan izlemek daha eğlenceli.

B.İ.: Söz konusu stand-up ise Cem Yılmaz rakiplerine birkaç tur bindirdi. Sinemadaki yarışta Yılmaz Erdoğan’la başa baştır. Tiyatro derseniz Cem Yılmaz’ın o yarışta esamisi okunmuyor. Engin Günaydın ise bu yarışa hiç girmesin, kulvar dışında ısınma turları atsın bence.

K.K.: Cem güzel bir espri yapmış, sahanın ortasına topu atmış, herkes “Bir şut da ben çekeyim” diye abanıyor gelişine! Onlar eğleniyor, bizlere de malzeme çıkıyor. Kimsenin kimseye tur bindirdiği yok bence. Sonuçta aynı pistte, farklı kulvarlarda koşup duruyorlar... Birbirlerine tur bindirmelerine gerek yok, bu pistte herkese yetecek kulvar var!

R.B.: Komedi rekabetinde kim kime tur bindirdi bilemem ancak gişe savaşlarında Cem Yılmaz’ın 2 tur geriden geldiğini söyleyebilirim. Hangi filmi gişede rekor kırdı? Cem Yılmaz çok iyi bir komedyenmiş gibi diğer meslektaş- larına ukalalık yapıyor. Cem Yılmaz bir senaryo yazmış, adı da ‘Yeni filmimi nasıl izletirim? Nasıl kendimden söz ettiririm?’ olmuş. Bu proje tutmaz! Bu tür açıklamalar sizi yüceltmiyor tam aksine küçülü- yorsunuz.

‘Timuçin Esen, keşke Adana’ya gitseymiş!’

TİMUÇİN Esen’in Müslüm Gürses’in hayatını konu alan filmde hakkıyla ‘Müslüm’ olabilmek New York’ta ABD’li bir oyuncu koçuyla çalışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

E.Ö.: Gayet yerinde. Çünkü Müslüm Gürses kolay bir isim değil. Onu yaşatmak, hissetmek, canlandırmak çok zor. Timuçin Esen doğru bir yol çizmiş.

O.B.: Yeni bir role bürünürken oyuncu koçuyla çalışmak gayet normal bir şey ama biz de herkes sanki Shakespeare oyuncusuymuş gibi burnundan kıl aldırmadığı için garipsiyoruz. Timuçin Esen’e helal olsun, bu kadar egosantrik bir ortamda daha iyisini elde etmek için çalışıyor.

İ.D.: İşine saygı duymak, kıymet vermek alkışlanacak bir durum.

B.İ.: Müslüm Baba’nın karakter çözümlemesini New York’ta, ABD’li hocalarda arayacağına, doğduğu Urfa’da, büyüdüğü Adana’da onun izini sürse, arabesk müziğin sırtını dayadığı günümüzün varoş semtlerinde dolaşsa, eski Unkapanı patronlarıyla buluşsa role hazırlanmak için daha isabetli olurdu.

K.K.: Timuçin Bey, Müslüm Gürses rolüne hazırlanmak için New York’a gideceğine Adana’ya gitseymiş keşke!

R.B.: Cesur bir adım olarak değerlendiriyorum. Timuçin Esen gibi bir sanatçının üstüne daha ne koyabilirim mantığıyla ABD’de eğitim alması alkışlanacak bir şey. Ego yapmadan, rolünün hakkını vermek için çabalıyor.

‘Evlat edinsin, sonra konuşalım’

HADİSE, Milli Pediatri Derneği’nin Antalya’daki kongresinde sahneye çıktıktan sonra mülteci bir çocuğu evlat edinebileceğini açıkladı. Sizce samimi duygularını mı yansıttı yoksa o anki atmosferin etkisinde kaldığı için mi mülteci çocuk evlat edinebileceğini söyledi?

E.Ö.: Ben samimi olduğuna inanmak istiyorum. Sonuç olarak böyle bir cümle sarf edip sonra da “Vazgeçtim” yapılmaz. Bunun bilincinde olabilecek kadar akıllı Hadise.

O.B.: Bence büyük sallamış. Ünlüler hangi ortama girseler oranın şeklini almaya, “Ben de duyarlıyım. Sizden biriyim” demeye bayılırlar ya, bu da o hesap. Haberi okuyunca umarım ablası Hülya Açıkgöz çocuk bakmayı biliyordur diye düşündüm, Hadise’nin tüm angaryaları ona kalıyormuş gibi geliyor bana.

İ.D.: “Edineceğim, başvurdum” filan demiyor ki, “Edinebilirim” diyor ve böylece haber oluyor. ‘Cağım’lı, ‘ceğim’li ne çok şey duyuyoruz. Evlat edinsin, o zaman konuşalım.

B.İ.: ABD’li yıldızlar mülteci çocuklarını evlat ediniyorlar ya, Hadise de ortamın o anki duygusallığıyla söylemiş gibi geldi bana. Hem bir çocuğun annelik sorumluluğunu almak hem de hukuki olarak evlat edinmek kolay değil. Keşke yapsa, ne iyi olur.

K.K.: Ya bu konuda da PR filan düşünülmez herhalde! Belki ‘bir anda’, ‘ne de olsa hemen unutulacak’ diye sade suya tirit pop şarkı yapılır ama “Mülteci çocuk evlat edineceğim” cümlesi pop şarkı sözü değil, ciddi bir taahhüttür! Sonradan “Atmosferden etkilendim, söyledim” diye yan çizilemez.

R.B.: Niye söylüyor? Evlat edinsin! “Bu mülteci çocuğu evlat edindim” desin. Söyleyerek olmaz, yapacaksın. Neyi bekliyor? Parası mı yok? Evi mi yok? Bakacak gücü mü yok? Bıraksın tribüne oynamayı, biraz dürüst olsun! Hadise bir mülteci çocuğu evlat edinsin, onun yılın sanat- çısı, yılın annesi seçilmesi için BM nezdinde kampanya başlatacağım. Keşke önce mültecilere yiyecek-giyecek yardımında bulunsa, en azından başlangıç olurdu.