Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
DHA

Netanyahu, aynı konferansın önceki bir oturumunda, bir İran İHA'sına ait olduğunu ileri sürdüğü metal parçasını havaya kaldırdığı konuşmasında, "Sabrımızı test etmeyin; eğer gerekirse, İsrail sadece İran'ın vesayetlerine değil kendisine karşı da harekete geçer" dedi.  Netanyahu İHA parçasını havaya kaldırdığı sırada o sırada Münih Güvenlik Konferansı'nda bulunan İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif'e seslenerek, "Bunu tanıdınız mı? Tanıyor olmanız lazım, sizin çünkü. Bizim sabrımızı test etmeyin" dedi.

 

Münih Güvenlik Konferansı'nda konuşan Zarif konuşmasına, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile birlikte gerçekleştirdikleri ve çok önemli altı anlaşma imzaladıkları Hindistan'daki resmi görüşmelerin ardından konferansın kapanış gününe yetişmekten mutlu olduğunu söyleyerek başladı.

Konuşmasında önceki oturumlarda İran'a yönelik suçlamalara yanıt vermeye öncelik veren Zarif, özellikle İsrail Başbakanı'nı hedef aldığı konuşmasında şöyle konuştu:

"Geçtiğimiz yıl bu forumdan önce de İran'ın Basra Körfezi için hazırladığı Ortak Güvenlik Anlaşması önerisini sundum. Diyaloga, uzlaşıya ve ortak prensiplere dayanan bir anlaşma önerisiydi bu. Bazı komşularımız hatırlarsanız geçen yıl burada Münih Güvenlik Konferansı'nı İran'a karşı suçlamalarını seslendirmek için kullandı. Bazıları da (İsrail Başbakanı Netanyahu'yu kastederek) aynı şekilde bu mecrayı İran'a karşı suçlamalarını duyurmak için kullanmaya devam etti. Karikatürümsü bir sirk için izleyici arıyorsunuz siz. Bugün de bunu yaptınız. Yanıt vermeye layık bir suçlama bile değil; o nedenle şimdi daha ciddi konulara geçiyorum."

"Birleşmiş Milletler Genel Sektreteri bazılarının olumsuz yaklaşımına karşın benim de sunmuş olduğun güvenlik anlaşması konusuna daha sıcak bir yaklaşımı olmasına seviniyorum. Bugün bu öneriyi daha da genişletiyorum. Kapsayıcı bir barış sağlayacak kolektif bir çözüm düşünmezsek Basra Körfezi'nde çalkantı devam edecek ve muhtemelen daha da kötü hale gelecek. Sadece bu nesil için de değil, gelecek nesiller için de daha kötü hale gelecek. Bu bağlantılı dünyada bizim yaşayacağımız bir çalkantı herkesin çalkantısı olacak. Yüzyılın başından beri yaşananlar bunun kanıtı. Bugün DEAŞ'ı bölgesel olarak yenmiş olmak bölgeye bir nebze istikrar getirdi. Ama bu fena terör örgütünün mağlup edilmiş olması bölgede radikalleşme riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Terörün temelinde yatan fikir ve ideolojiler halen varlığını sürdürüyor. Dolayısıyla her an farklı bir noktada patlayabilir."