Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya, tutuksuz sanık Mehtap Balaban ve avukatı katıldı.

Duruşmada savunma yapan sanık Balaban, dava konusu paylaşımları kendisinin yaptığını belirterek, şunları söyledi:

"Ben de Müslüman bir insanım. Yanlış anlaşıldığımı düşünüyorum. Kur'an okumayı dahi biliyorum. Benim inancıma göre silah ve Kur'an yan yana durmaz. Sadece askerlerin yemin törenlerinde silah ve Kur'an yan yana bulunur. Bunu kastederek militan kişileri hedef alarak böyle bir paylaşım yaptım. Bir baba ve kızın arkadan görüldüğü diğer paylaşımda kendi kızgınlığımı yazdım. Bunun mizah olmadığı ve ülkemizin bir sorunu olduğunu dile getirdim. Son dönemlerde tarikat gibi oluşumlar ve küçük çocuklara yapılan istismarlar sebebiyle bu paylaşımları yaptım. Benim inancıma göre çocuklara, hayvanlara dokunulmaz. Kesinlikle dini değerleri aşağılama gibi bir kastım yoktu. Ne zaman kanalları açsak, bir çocuk istismarı veya cinayeti çıkıyor. İstismar suçlarını işleyen kişilerin çıkıp 'Müslüman'ım' demesini doğru bulmuyorum. Bu nedenle bu paylaşımları yaptım."

Sanık Balaban'ın avukatı da kimsenin düşüncesinden dolayı cezalandırılamayacağını ifade edip, müvekkilinin yaptığı paylaşımlarda suç unsurunun bulunmadığını savunarak, beraat talebinde bulundu.

Duruşmada, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını okudu.

Sanığın 9 Eylül'deki paylaşımlarının kamuoyunda infiale yol açabilecek tarzda, İslam dini ve mensuplarının alenen toplumdaki saygınlığını aşağılayacak şekilde olduğu belirtilen mütalaada, bu paylaşımlarla İslam dini ve mensuplarının itibarsızlaştırılmasının hedeflendiği, İslam dinine inananlar bakımından haklı bir öfke uyandırdığı anlatıldı.

Sanığın üzerine atılı suçta "fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması" unsurunun arandığı, "kamu barışı" kavramına verilen zararın somut biçimde ortada bulunduğu ifade edilen mütalaada, suçun zarar değil tehlike suçu olduğu, dolayısıyla kamu barışının bozulma ihtimalinin de suçun işlenmesi için yeterli görüldüğü kaydedildi.

Mütalaada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Avusturya kararına atıfta bulunularak, sanığın paylaşımlarının dış dünyada meydana getirdiği etki ve tepki gözetildiğinde, açık ve yakın tehlikenin ciddi bir şekilde ortaya çıktığı vurgulandı.

Savcılık mütalaasında, sanık Balaban'ın eylemine uyan "zincirleme şekilde halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan 7 aydan 1 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Duruşma, esas hakkındaki savunmaların hazırlanması için ertelendi.

- İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Mehtap Balaban'ın 9 Eylül'de Twitter hesabından, ellerinde Kur'an-ı Kerim ile silah bulunan erkek ve kadın fotoğrafı paylaşarak yorum yaptığı, sonrasında aynı hesabından camide namaz kılan erkek ve kız çocuğunun olduğu bir görseli de yorumla paylaştığı belirtiliyor.

Sanığın bu paylaşımlarla üzerine atılı suçları değişik zamanlarda birden fazla işlediği belirtilen iddianamede, Balaban'ın "zincirleme şekilde halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "zincirleme şekilde halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlarından 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

BAKMADAN GEÇME