Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Türkkan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, günlerdir Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile ilgili bir tartışmanın devam ettiğini belirterek, bir televizyon programında Sevda Noyan'ın 15 Temmuz ile ilgili söylemlerini, başka bir televizyon programında da İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muttalip Kutluk Özgüven'in 12-17 yaşındaki kız çocuklarıyla alakalı sözlerini hatırlattı.

Bazı kanallara işletilen 6112 Sayılı kanunun bu televizyon kanallarına işletilmediğini iddia eden Türkkan, "Demokrasi sadece kanun maddelerinde, Anayasa'da yazıyor. Devletin bütün kurumları birilerini ötekileştiren suçlu yaratan onları hapseden kurumlar haline geldi. Devletin tüm kurumlarında bu var. RTÜK'te de var." ifadesini kullandı.

RTÜK'ün "özgür basını" susturmaya çalıştığını ileri süren Türkkan, "Bunu yaparken de bir taraftan yandaş medya denilen, sadece vazifesi toplumun sinir uçlarıyla oynayan, algı operasyonu yapmaktan başka hiçbir iş yapmayan kanallara da hasis seviyeleri için cesaret verecek adımlar atıyor. RTÜK, cezalarda eşitlik ilkesini ihlal eden, sansür merkezine dönüşmüş bir kurum haline gelmiştir." diye konuştu.

Türkkan, bu sürecin böyle devam etmesi halinde diğer partilerin RTÜK'te bir temsilci bulundurmasının anlamının kalmayacağını savundu.

- "Masaya gelmekte fazla geç kalmasın"

Türkkan, İYİ Parti'nin, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için hazırladığı "Aynı Gemideyiz" adlı reklam filminin Demirören Grubu'na bağlı yayın organlarında yayınlanmamasını eleştirerek, "Milletin ortak değerlerini 'hukuki bir sorun' ilan ederek, reklam filmlerini yayınlamamak, sizi başka kayıklara bindirir Sayın Demirören." dedi.

Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu'nun değiştirilmesine ilişkin açıklamalar hatırlatılarak, değerlendirmesi sorulan Türkkan, "İktidar ve küçük ortağı endişe içerisinde. Mevcut sistemin, kendilerini asla bir daha seçtirmeyeceğinin farkındalar. Bütün meselenin özü budur. Bir endişenin tezahürü olarak nitelendiriyorum. Seçilme barajını yüzde 50'den 40'a indirsinler bu millet bu iktidara ve küçük ortağına yüzde 35'ten fazla vermez." şeklinde konuştu.

Bir soru üzerine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in "Memleket Masası" önerisine ilişkin açıklamasını değerlendiren Türkkan, şunları söyledi:

"Bizim çağrı yaptığımız masa, memleket masası, milletin sorunlarının görüşüldüğü, tartışıldığı bir masa. Buraya gelmek istemeyen, gidip Kandil'de, İmralı'daki masaya oturmak istiyorlarsa, öyle bir hazırlıkları varsa onu bilemiyorum. Tercih onların. Geçmişte olduğu gidip Oslo'daki masalarda pazarlıklarını yapabilirler. Bizimki pazarlık masası değil. Memleket meselelerinin görüşüleceği bir masa. Bu açıdan bir daha tekrar ediyorum.

Herkes geçmişle ilgili bütün kötülükleri, ön yargıları bir kenara bıraksın. Asıl olan bizim için Türkiye ve Türk milleti. Türk milletinin sorunlarının tartışılacağı, sorunlarına çözüm bulunacağı masaya gelmekte fazla geç kalmasın."

- "Sırrı Süreyya Önder çark etmeye çalışmış becerememiş"

Akşener'in, HDP ile ilgili açıklamalarına HDP'den gelen değerlendirmelerin sorulması üzerine Türkkan, "Sırrı Süreyya Önder'in bu cümleyi hangi saiklerle, kimlerin emriyle söylediğini herkes gördü, biliyor. Kendisi de bu söylediğinden daha sonra çark etmeye çalışmış becerememiş." dedi.

Ne Sırrı Süreyya Önder ne de bir başkasıyla herhangi bir gizli gündemle konuşan İYİ Partilinin olmadığını belirten Türkkan, "Konuştu diye iddia edenlerin başka mihraklara hizmet ettiğini burada bir kez daha vurgulamak istiyorum. Sadece içerideki mihraklardan bahsetmiyorum. Başka servislerin güdümüne girmiş insanlar toplumda hep var. Geçmişte Damat Feritleri de gördü bu ülke. Şimdi de Damat Feritlerin günümüz versiyonuna rastlamak mümkün." ifadelerini kullandı.

İYİ Partinin Kadıköy Belediye Başkan Adayı olan Emre Kınay'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalara ilişkin Türkkan, "Emre Kınay daha sonra bir açıklama yaptı. Söylediği de gayet mantıklı. 'Ben, İYİ Partiden seçildim diye, seçildiğimde İYİ Partiden gelen birisine ayrıca bir özellik tanımamı beklemeyin' dedi. Çok akıllı ve düzgün bir taleptir bu. Her belediye başkanında olması gereken bir taleptir." diye konuştu.

- "Bunu önemli görüyorum"

Katar'la swap anlaşmasının 5 milyar dolardan 15 milyar dolara çıkarılmasına yönelik bir soruya Türkkan, "Katar'la swap anlaşmasının 5 milyar dolardan 15 milyar dolara çıkarılması, Merkez Bankasına 10 milyar dolar ilave bir döviz rezervi getirecektir. Bunu önemli görüyorum. Çin, Japonya ve İngiltere ile yapılan görüşmeler herhangi bir sonuca varmamış gördüğümüz kadarıyla, Katar ile böyle bir anlaşma yapılmış. Doları 6,80'den sadece 6,79'a getirebilmiş böyle bir anlaşma. Döviz rezervinin artışı gibi gözükebilir ama Türkiye'nin ekonomisine ne kadar katkısı olacağı biraz belirsiz. Umuyorum ve temenni ediyorum ki gerçek anlamda batıyla Amerika, İngiltere, Almanya, Japonya, Çin ile swap anlaşmaları yapılabilir. Türkiye daha güvenilir bir ülke olabilir." cevabını verdi.

İş Bankasındaki CHP hisselerinin hazineye devri konusuna yönelik bir soru üzerine İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "İş Bankası kötü mü yönetildi? Kötü yönetildiyse, İş Bankasının yapısını değiştirecek önlemler almak lazım. İş Bankası hatır kredileri mi verdi? İş Bankası batmak üzere olan adama kredi mi verdi? İş Bankası sadece susturulsun diye bir medya satın alınırken kredi mi verdi? İş Bankası mevduatları alıp çarçur mu etti? Eğer böyle bir şey varsa hükümet gerekli önlemleri almak zorunda. Eğer yoksa bu tavrın sebebi ne?" diye konuştu.

,Sinan Uslu