Charles Darwin’in evrim kuramının bilim camiasının ardından tüm dünyaya yayılmasıyla, bu bilimsel atılım edebiyatta da yankı buldu.

Nobel ödüllü Rudyard Kipling gibi evrim konusuna ilgi duyan yazarların öykü ve romanlarıyla, sonradan ‘tarihöncesi edebiyatı’ olarak adlandırılacak olan yeni bir edebiyat türü doğdu. Tarihöncesi edebiyatın kurucu metinlerinden olan Âdem’den Önce, bilimsel gelişmeleri yakından takip eden Jack London’ın en yaratıcı kurgularından biridir.

London, bu eserinde rüyalarında tarihöncesi bir çağda yaşayan alter ego’su Kocadiş’in başından geçenleri gören modern bir Amerikalı çocuğun öyküsünü anlatır.

O çağda üç ayrı tür insansı bulunmaktadır: Henüz ağaçtan inmemiş, vahşi maymunlara daha yakın Ağaç İnsanları; Kocadiş’in “Halk” olarak adlandırdığı ve kendisinin de ait olduğu, hem ağaçlarda hem de mağaralarda yaşayan tür; bir de bu insansıların en gelişmişi olan, ateş yakıp ok ve yay kullanan Ateş İnsanları.Eser, 20. yüzyıl başlarında evrim meselesini kamuoyunun gündemine taşımasıyla dikkat çeker. London modern anlatıcısının binlerce asırlık bir mesafeden baktığı ilkel insanın düşünce yapısını düş gücüyle zenginleştirerek aktarır. Uzak atalarımıza ve içinde yaşadıkları, dur durak bilmeyen bir çatışma ve hayatta kalma mücadelesinin süregeldiği gaddar dünyaya ilişkin karanlık bir tablo çizer.

Âdem’den Önce, Levent Cinemre’nin özenli çevirisiyle İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle tüm kitapçılarda…