Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İlk kez 30 yıl önce iş seyahati için İstanbul’a gelen ve Türk halkının ilgisine hayran kalan Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Akio Miyajima ile İstanbul’daki Japon Festivali’nde buluştuk. “Japonya ile Türkiye arasındaki mesafe uzak olsa da iki devlet tek yürektir” diyen Büyükelçi Miyajima, karşılıklı olarak neler yapmayı hedeflediklerini anlattı. HT Cumartesi'nden Serdar Yazıcı'nın röportajı...

Türklerle Japonların ilişkisi aslında bir faciayla başlıyor.

Evet, Ertuğrul firkateyni faciasıyla ortak bağlantılarımız gelişti. 1985’te İranIrak Savaşı sırasında Japon vatandaşların Türk havayolları uçakları tarafından kurtarılmasıyla daha da güçlendi. Her iki ülkede depremler meydana geldi. Karşılıklı yardımlar oldukça içtendi. Ayrıca Japonya Başbakanı Shinzo Abe’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkileri güçlüdür.

Dostluğu ve ilişkileri daha da ileriye taşımak için neler yapmayı planlıyorsunuz?

Sisyu Hanım’ın gösterisinin yanı sıra hem geleneksel hem çağdaş sanatta ve birçok alanda kültür etkinlikleri düzenliyoruz. Bir sonraki nesillere Japonya ve Türkiye’nin dostluğunu taşımak için çalışıyoruz.

Çalışmalar sanatla mı sınırlı?

Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi hazırlık aşamasında. Ortak kurulacak Sinop Nükleer Santralı’nın fizibilite çalışmaları sürüyor. Gaziantep’teki mülteci kampı gibi yerlerde Türkiye’yle işbirliği yaparak destek veriyoruz. Aradaki mesafe uzak olsa da iki devlet tek yürektir.

Yeniden burada olmak nasıl bir duygu?

Genç bir diplomatken İstanbul ziyaretimde bir otobüse binmiştim. Yanımda oturan beyefendi bana nereden geldiğimi sormuştu. Japonya’dan geldiğimi söylediğimde sevinçle karşıladı ve “Hoş geldin” deyip elimi sıkmıştı. Çok şaşırmış ve çok sevinmiştim. 30 sene sonra tekrar geldim ve aynı şeyle karşılaşıyorum.

‘GALATASARAY’DA BİR JAPON OYNUYOR’

Galatasaray Kulübü’nü ziyaret ettiniz. Türkiye’de gönlünüzde yatan takım hangisi?

Bu çok hassas bir konu... (Gülüyor.) Çok fazla değinmek istemiyorum ama biliyorsunuz Yuto Nagatomo Galatasaray’da oynuyor. Japon halkını güzel bir şekilde temsil ediyor. Kendisine başarılar diliyorum.

İki kültürün birbiriyle olan ilişkisinde sporun rolü sizce nedir?

Geçtiğimiz yıl Ankara’da judo yarışması düzenlendi. Judoda, karatede ve birçok alanda işbirliği yapabileceğimizi düşünüyorum. 2020’de Tokyo’da düzenlenecek Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’den gelen sporcuları da misafir edeceğiz.

Gençlere yönelik ne tür girişimleriniz var veya olacak?

Bu seferki 10 Şubat-18 Mart tarihleri arasında gerçekleşen Japon Festivali’nin iki anlamı vardı. İkisi de gençlere yönelik. Birincisi sonsuzluk. Bu, Türk-Japon dostluğunun sonsuzluğunu ifade ediyor. Ayrıca gençlere olan umudumuzun sonsuz olduğunu da anlatıyor. Gençlerin Japonya’ya daha çok ilgi göstermesini bekliyoruz. Japon gençlerinin de Türkiye’ye daha çok ilgi göstermelerini istiyoruz.

‘500 eser yapıp seçiyorum’

Caddebostan Kültür Merkezi geçen hafta Japon Festivali kapsamında ünlü Japon kaligrafi sanatçısı Sisyu’yu ağırladı. Sisyu, Japon kaligrafi sanatını resim, heykel ve medya sanatları gibi farklı sanat formlarına dahil etmesiyle ünlü. Canlı performans sergileyen genç sanatçıyla konuştuk.

Kaligrafi sanatını heykel, demir, cam gibi şeylerle birleştirerek farklı bir boyut kattınız. Farklı dokunuşları seviyorsunuz?

Kaligrafiyi güncel bir sanat haline getirmek istiyorum.

Sabır isteyen bir sanat...

Mesela ‘Ertuğrul 1890’ filminin afiş tasarımındaki gibi 500’e yakın eser yapıp içlerinden seçiyorum. Filmin vermek istediği hissi, duyguyu en fazla veren yazıyı seçiyorum.

Her bir esere bu kadar emek veriyor musunuz?

Evet bütün eserlerimde 500 olmasa bile yüzlerce figür yapıp içlerinden seçiyorum.

Kaligrafi figürlerini bazen bir yağmur bazen kar tanesi olarak kullanmışsınız. Kaligrafinin sanat eserine kattığı gücü nasıl anlatırsınız?

Eskiden tapınaklara, korusun diye yazılar yazılırmış. Ben de evinize astığınızda sizi iyileştirecek güce sahip olması için yazıyorum.

Bir el hareketiyle birden fazla şey anlatıyorsunuz.

Çizerken veya yazarken çok büyük bir konsantrasyon gerekiyor. Kaygılarını bırakıp konsantre olup çizmelisin. Tanrı için yazdığım için konsantre olmak kolay.

Türkiye’de bir sergi açmayı düşünüyor musunuz?

Açmak istiyorum, yardım edin! (Gülüyor.)

Türk-Japon ilişkilerini siz nasıl yorumlarsınız?

100 yıldan fazladır devam eden bir ilişki. Sonraki nesillere de bu kardeşliği aktarmak isterim.

Adınızı, yaşınızı neden gizlemeyi tercih ediyorsunuz?

Annemin, babamın bana verdiği ismi bir şekilde kendime uygun görmüyordum. Kaligrafi sanatçısı olup Sisyu adını aldığımda gerçekten kendimi bulduğumu düşündüğüm için gizlemeyi tercih ettim.

Sizi İstanbul’da en çok etkileyen şey neydi?

Türk insanının cömertliği...