Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Bölgede yıllarca terörün gölgesinde kalan kültürel zenginlikler ve geleneksel el sanatları, tesis edilen huzur ortamında yeniden adından söz ettirmeye başladı.

Şırnak'ta en eski dokuma türlerinden, bölgede de önemli bir kültür mirası olan Jirki kilimi kadınların hünerli ellerinde kök boyası kullanılarak koyun yününden elde edilen iplikle ilmik ilmik dokunuyor. Bu önemli geleneği teknolojiye yenik düşmeden yaşatmak isteyen kadınlar GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığına bağlı Beytüşşebap Çok Amaçlı Toplum Merkezinde (ÇATOM) üretimi sürdürüyor.

Kilimlerde çiçek, ağaç, hayvan figürlerinin yanı sıra kadınların duygu ve düşüncelerini yansıttıkları "akrep", "kurt ağzı", "koç boynuzu", "çengel", "el", "tarak", "yıldız", "muhabbet kuşu" ve "göz" gibi motifler de yer alıyor.

Yurt içinden ve yurt dışından ilgi gören, "Bekik", "Canbezar", "Gülsariye", "Gülhezar", "Gülşivan", "Jirkan", "Lüleper", "Kesneker", "Sine" gibi çok sayıda ismi bulunan kilimleri dokuyan kadınlar aile bütçelerine de katkı sağlıyor.

- "Kilimlerin her birinin ayrı hikayesi, her motifin ayrı bir anlamı var"

Beytüşşebap ÇATOM Müdürü Zehra Durmuş, AA muhabirine, merkezde el sanatları, iğne oyası, trikotaj, bağlama gibi 8-9 alanda kurs düzenlediklerini ancak en çok ilgi görenin kilim dokuma kursu olduğunu söyledi.

Yöreye özgü Jirki kiliminin unutulmaması için kadınlara eğitim verdiklerini ifade eden Durmuş, "Kilimlerimizin her birinin ayrı hikayesi, her motifin ayrı bir anlamı var. Yıllardan beri bu geleneği kadınlarımız yaşatıyor. Merkezimize gelen kadınlara bu konuda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hem geleneğimizi sürdürüp hem de ev ekonomilerine katkıda bulunmalarına yardımcı oluyoruz." dedi.

El emeği göz nuru ile dokunan kilimlerin ilçe ve bölge için önemli olduğunu dile getiren Durmuş, kilimleri Beytüşşebap Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı işbirliği ile sattıklarını aktardı. "Kadınlarımızın dokuduğu kilimleri Kaymakamlık alıyor. Dokuyucunun el emeğini veriyorlar." diyen Durmuş, dokunan kilimlerin çok beğenildiğini belirtti.

Durmuş, "Sosyal medya üzerinden paylaştığımız örneklerle kilimlerimizin tanıtımını yapıyor, sipariş de alıyoruz. Kilimlerimiz yurt içinde de satılıyor, yurt dışına da gönderiyoruz. Buraya gelen misafirlerimize yöresel kilimlerimiz hediye de ediliyor. Hem vakıf hem de sosyal medya aracılığıyla satışını gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.

- "Bu geleneği gençlerimizle devam ettirmeye çalışıyoruz"

ÇATOM'da eğitmen Seyran Adıyaman, bölgeye has kilimlerin unutulmaması için çalıştıklarını belirtti. Yöresel değer kilimlere üzerindeki motiflere göre değişik isimler verildiğini anlatan Adıyaman, "Örneğin bu kilime Mimar Sinan'ın eserlerinden esinlenerek 'Sinani' ismini vermiş dokuyan kadınlarımız. Yıllar öncesinden günümüze gelen bu geleneği gençlerimizle devam ettirmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Kilim dokuyan kadınlardan 67 yaşındaki Nihari Ataman da ilçedeki hemen hemen her evde bu kilimlerden bulunduğunu aktararak her örneğin başka bir ismi olduğunu dile getirdi. Kilimlerde kök boya kullandıklarını ifade eden Ataman, her rengin farklı bir bitkiye ait olduğunu kaydetti.