Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, geçtiğimiz yıl Cilvegözü gümrük kapısında bir TIR'da yapılan denetim sırasında kaçak yollarla yurda sokulmak istenilen ahşap ve pirinçten üretilmiş toplam 160 adet obje ile ipek halıyı Iraklı yetkililere teslim etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi uzmanlarınca yapılan incelemeler neticesinde etnografik nitelikte kültür varlığı olduğu tespit edilen eserler; 20 ipek halı, 49 parça mobilya takımı, 2 soba, 2 kapı kanadı, 1 dolap, 2 sandık, 4 ile toplam 80 parçadan oluşan obje.

Nadir Alparslan'ın iadesini sağladığı tarihi eserler arasında ayrıca, Irak kökenli olduğu tespit edilen ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü'nde koruma altında tutulan ve M.Ö 2 bin yılına tarihli bir adet de silindir mühür bulunuyor.

Cilvegözü gümrük kapısında 3 Şubat 2018'de yakalanarak, kültür varlığı olduğu tespit edilen eserler Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen bilginin ardından Hatay Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'nde korumaya alınmıştı. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü aracılığıyla İnterpol ile temas kurulduktan sonra eserlerin ait olabileceği değerlendirilen ülkeler ile irtibat sağlayan Türkiye makamları köken araştırması yaptı. Irak'ın, eserlerin kendisine ait olduğunu İnterpol üzerinden Türkiye'ye bildirmesi üzerine gerek kolluk gerekse diplomatik kanallardan irtibata geçilerek bilgi alışverişi sağlandı ve eserlerin kökeni kesinlik kazandı.

Reyhanlı 1. Ceza Mahkemesinin eserlerin müsaderesine karar vermesi üzerine Irak tarafına bilgi verildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye'nin uluslararası sorumlulukları ve kültür varlıklarının yasa dışı yollarla yerlerinden edilmesine karşı olan tutumu çerçevesinde eserlerin Irak'a iade edilmek istendiğini iletti.

Ayrıca, Irak kökenli olduğu tespit edilen ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü'nde koruma altında tutulan ve M.Ö 2 bin yılına tarihlenen bir adet silindir mühür de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Irak tarafına iade edilmek üzere Hatay Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'ne nakledildi.

Dünyaya tarihi eserlerin doğduğu topraklarda sergilenmesi mesajını sıklıkla ileten Türkiye bu adımı atarak hem UNESCO 1970 Kültür Varlıkları'nın Yasa dışı İthal, İhraç ve Mülkiyet Transferinin Önlenmesine Yönelik Alınacak Tedbirlere İlişkin Sözleşmesi'nden doğan hak ve sorumluluklarını yerine getirmiş oldu hem de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2003 yılında kabul ettiği 1483 numaralı kararının 7'nci paragrafının uygulanmasına gösterdiği hassasiyeti gözler önüne serdi.